Başında bil olan 7 harfli 40 kelime var. Bil ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde bil olan kelimeler listesine ya da sonu bil ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında bil bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
B L İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
İL
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BİLDİRİ
-
-
[isim]
Resmî bir makam, kurum veya resmî olmayan bir örgüt, topluluk tarafından herhangi bir durumu ilgililere duyurmak için yazılan yazı, tebliğ, deklerasyon
- "Sonra elçiler için ikinci bir bildiri yazdık." (Falih Rıfkı Atay)
-
Bilimsel bir konuyu ele alan ve bilimsel bir toplantıda okunup tartışılan yazı, tebliğ
-
[isim]
Resmî bir makam, kurum veya resmî olmayan bir örgüt, topluluk tarafından herhangi bir durumu ilgililere duyurmak için yazılan yazı, tebliğ, deklerasyon
- BİLİNEN
-
-
[sıfat]
Değeri belli olan (nicelik), bilindik, malum
- "Bilinenler cebirde alfabenin ilk harfiyle gösterilir: a, b, c, d..."
-
[sıfat]
Değeri belli olan (nicelik), bilindik, malum
- BİLEYİŞ
- ...
- BİLETÇİ
-
-
[isim]
Bilet satan görevli
- "Bilet kutusunu koltuğunun altına sıkıştırmış, elleri ceplerinde bir otobüs biletçisi geçti." (Necati Cumalı)
-
[isim]
Bilet satan görevli
- BİLİŞİM
-
-
[isim]
İnsanoğlunun teknik, ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişiminde kullandığı ve bilimin dayanağı olan bilginin özellikle elektronik makineler aracılığıyla düzenli ve akla uygun bir biçimde işlenmesi bilimi, informatik, enformatik
-
[isim]
İnsanoğlunun teknik, ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişiminde kullandığı ve bilimin dayanağı olan bilginin özellikle elektronik makineler aracılığıyla düzenli ve akla uygun bir biçimde işlenmesi bilimi, informatik, enformatik
- BİLETİŞ
- ...
- BİLİSİZ
-
-
[sıfat]
Öğrenim görmemiş, cahil
-
[sıfat]
Öğrenim görmemiş, cahil
- BİLECEN
-
-
[sıfat]
Her şeyi bilen, her şeyden anlayan
-
Bilgiçlik taslayan, ukala
-
[sıfat]
Her şeyi bilen, her şeyden anlayan
- BİLEŞEN
-
-
[isim]
Bir bileşke oluşturan kuvvetlerin her biri
-
[isim]
Bir bileşke oluşturan kuvvetlerin her biri
- BİLEZİK
-
-
[isim]
Genellikle altın, gümüş vb. elementlerden yapılan ve bileğe süs için takılan halka
- "Saçları o kalın altın bilezikler gibi yaldız sarısına boyalıdır." (Memduh Şevket Esendal)
-
İki borunun ucunu birleştirmeye yarayan halkaya benzer parça
- "Sonra ayağını yandaki su borusunun bileziğine koydu." (Çetin Altan)
-
Motor pistonlarına, yağlama, soğutma, özellikle sızıntıyı önleme vb. amaçlarla yerleştirilmiş, genel olarak dökme demirden yapılmış, uçları açık ve esnek halka
-
Mobilyaların ayak altlarına takılan kare, dikdörtgen, silindir, kesik koni vb. şekilli, pirinç veya nikel kaplı demirden yapılmış, iki ucu delik gereç
-
Kelepçe
-
[isim]
Genellikle altın, gümüş vb. elementlerden yapılan ve bileğe süs için takılan halka
- BİLANÇO
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Bir kuruluşun, bir ticarethanenin belirli bir dönem sonundaki veya belirli bir gündeki taşınır ve taşınmaz varlıkları ile bunları sağlamak için kullanılan öz ve yabancı kaynakları dengeli olarak gösteren çizelge, dengelem
-
Girişilen herhangi bir işte, belirli bir süre sonunda elde edilen iyi ve kötü sonuçların karşılıklı durumu
- "Hayatımın hesabını, bilançosunu yapıyordum." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Bir kuruluşun, bir ticarethanenin belirli bir dönem sonundaki veya belirli bir gündeki taşınır ve taşınmaz varlıkları ile bunları sağlamak için kullanılan öz ve yabancı kaynakları dengeli olarak gösteren çizelge, dengelem
- BİLGİCİ
-
-
[isim]
Sofist
-
[isim]
Sofist
- BİLETME
-
-
[isim]
Biletmek işi
-
[isim]
Biletmek işi
- BİLLURİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Billura benzer, billur gibi
- "Bu taze kadın sesleri öyle güzel, billuri, ilahî duyulurmuş ki bunları hep birden dinlemek, deniz kızlarını işitmek kadar tesirli olurmuş." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[sıfat]
Billura benzer, billur gibi
- BİLEŞME
-
-
[isim]
Bileşmek işi, terekküp
-
[isim]
Bileşmek işi, terekküp
- BİLGECE
-
-
[sıfat]
Bilgeye yaraşır
- "Yaş insana tecrübe verir, olaylara bilgece bir açıdan bakma perspektifi getirir." (Haldun Taner)
-
[zarf]
Bilgeye yaraşır biçimde, hakimane
-
[sıfat]
Bilgeye yaraşır
- BİLUMUM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Bütün, hep, kamu, ... -in hepsi
- "Bu tebligat Anadolu ve Rumeli'de bulunan bilumum ordu ve kolordu kumandanlarına tebliğ olunmuştur." (Atatürk)
-
[sıfat]
Bütün, hep, kamu, ... -in hepsi
- BİLEŞİK
-
-
[sıfat]
Birleşerek oluşmuş, basit olmayan, mürekkep
-
Kimyasal tepkimeler sonucu iki veya daha çok elementten oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren (madde)
- "Su, bileşik bir maddedir."
-
[isim]
Ses ve görüntünün birlikte yer aldığı film parçası
-
[sıfat]
Birleşerek oluşmuş, basit olmayan, mürekkep
- BİLEŞKE
-
-
[isim]
Bir araya gelme, toplaşma, birleşme
- "İkisinin bileşkesinden doğacak cehennemse, birkaç yıl sonra Avrupa'nın genel görünümüne dönüşecektir." (Selim İleri)
-
Bir cisme uygulanan birkaç kuvvetin toplam etkisine eşit olan tek kuvvet, muhassala
-
[isim]
Bir araya gelme, toplaşma, birleşme
- BİLİŞME
-
-
[isim]
Bilişmek işi
-
[isim]
Bilişmek işi