Başında bi olan 7 harfli 106 kelime var. Bi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde bi olan kelimeler listesine ya da sonu bi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında bi bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BİÇKİCİ
-
-
[isim]
Kumaşı belli bir modele göre biçen kimse
-
[isim]
Kumaşı belli bir modele göre biçen kimse
- BİLEREK
-
-
isteyerek, kasten
- "Bu adam, bilmek için öğrenmiş olmaya ihtiyacı olmayan, bildiğini bilen, bilmediğini de şıp diye sezen bambaşka bir insandır." (Haldun Taner)
- "Efendiden gizli yine herkes bildiğini okuyordu." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
- "Her şeye peki, olur der fakat sonunda gene bildiğini yapardı." (Haldun Taner)
- "Sütannenin sandık odası, bildim bileli akar." (Ömer Seyfettin)
-
isteyerek, kasten
- BİÇİMLİ
-
-
[sıfat]
Biçimi güzel olan, mevzun
- "Bu kadın biçimli vücuduyla az sonra dikkati çeker." (Refik Halit Karay)
-
[zarf]
Uygun olarak, yakışacak biçimde
- "Biçimli koysan bunlar olmaz." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Biçimi güzel olan, mevzun
- BİLDİRİ
-
-
[isim]
Resmî bir makam, kurum veya resmî olmayan bir örgüt, topluluk tarafından herhangi bir durumu ilgililere duyurmak için yazılan yazı, tebliğ, deklerasyon
- "Sonra elçiler için ikinci bir bildiri yazdık." (Falih Rıfkı Atay)
-
Bilimsel bir konuyu ele alan ve bilimsel bir toplantıda okunup tartışılan yazı, tebliğ
-
[isim]
Resmî bir makam, kurum veya resmî olmayan bir örgüt, topluluk tarafından herhangi bir durumu ilgililere duyurmak için yazılan yazı, tebliğ, deklerasyon
- BİLANÇO
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Bir kuruluşun, bir ticarethanenin belirli bir dönem sonundaki veya belirli bir gündeki taşınır ve taşınmaz varlıkları ile bunları sağlamak için kullanılan öz ve yabancı kaynakları dengeli olarak gösteren çizelge, dengelem
-
Girişilen herhangi bir işte, belirli bir süre sonunda elde edilen iyi ve kötü sonuçların karşılıklı durumu
- "Hayatımın hesabını, bilançosunu yapıyordum." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Bir kuruluşun, bir ticarethanenin belirli bir dönem sonundaki veya belirli bir gündeki taşınır ve taşınmaz varlıkları ile bunları sağlamak için kullanılan öz ve yabancı kaynakları dengeli olarak gösteren çizelge, dengelem
- BİRBİRİ
-
-
[zamir]
Karşılıklı olarak biri ötekini, öteki de onu
- "O zaman on dört paşa, büyük, hudutsuz bir hayret içinde İzzet Paşa'nın, sonra da birbirlerinin yüzüne baktılar." (Nahid Sırrı Örik)
- "Bunun için sabır, sükûnet, soğukkanlılık gerek hâlbuki biz birbirimize giriyoruz." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
- "Son günlerde birbiri üstüne gelen yorgunluklardan söz etti." (Necati Cumalı)
- "Birbirimizi yiyecek zaman değil çocuklar." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[zamir]
Karşılıklı olarak biri ötekini, öteki de onu
- BİÇİLME
-
-
[isim]
Biçilmek işi
-
[isim]
Biçilmek işi
- BİLETİŞ
- ...
- BİYOTİT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir çeşit kara renkli mika
-
[isim]
Bir çeşit kara renkli mika
- BİLARDO
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Çuha kaplı bir masa üzerinde, fil dişi toplarla ve isteka ile oynanan bir oyun
- "Kalın, sarı bira bardaklı, bilardosunun çuhası yırtık kahvehaneye akşamları uğradım." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Çuha kaplı bir masa üzerinde, fil dişi toplarla ve isteka ile oynanan bir oyun
- BİZİMKİ
-
-
[sıfat]
Bizim olan, bizimle ilgili olan
-
[zamir]
Kadınların kocalarından, kocaların karılarından söz ederken kullandıkları söz
- "Bizimki bugün yine sinirli."
-
[zamir]
Yakın çevremizde olan bir kimseden söz ederken kullanılan bir söz
- "... bizimkine tırıs tırıs yine kalenin arkasını boylamak düştü." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Bizim olan, bizimle ilgili olan
- BİNİŞME
-
-
[isim]
Binişmek durumu
-
[isim]
Binişmek durumu
- BİTİRİM
-
-
[sıfat]
Çok hoşa giden (kimse, yer)
-
Yaman, zeki
- "Bitirim delikanlı. Bitirim kız."
-
[isim]
Barbut oynatılan yer, kahve, kumarhane
-
[sıfat]
Çok hoşa giden (kimse, yer)
- BİLLURİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Billura benzer, billur gibi
- "Bu taze kadın sesleri öyle güzel, billuri, ilahî duyulurmuş ki bunları hep birden dinlemek, deniz kızlarını işitmek kadar tesirli olurmuş." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[sıfat]
Billura benzer, billur gibi
- BİTİŞME
-
-
[isim]
Bitişmek işi, ittisal
- "Bu geniş viranelikte bize bu kadar bitişmenin manası var mı?" (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[isim]
Bitişmek işi, ittisal
- BİRİCİK
-
-
[sıfat]
Eşi, benzeri, ikincisi olmayan ve çok sevilen, tek, yegâne
- "Biricik sevdiğim şey musiki." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[sıfat]
Eşi, benzeri, ikincisi olmayan ve çok sevilen, tek, yegâne
- BİYOLOG
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Biyoloji ile uğraşan kimse, biyoloji uzmanı
-
[isim]
Biyoloji ile uğraşan kimse, biyoloji uzmanı
- BİBERON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Genellikle süt çocuklarına süt ve sulu yiyecekleri içirmekte kullanılan emzikli şişe
-
[isim]
Genellikle süt çocuklarına süt ve sulu yiyecekleri içirmekte kullanılan emzikli şişe
- BİLGİLİ
-
-
[sıfat]
Bilgi sahibi olan, malumatlı, haberli
- "Ama, iyiler, bilgililer, yetenekliler nerede idi?" (Tarık Buğra)
-
[zarf]
Bilerek
- "Her konuda rahat, bilgili konuşurdu kalemi." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[sıfat]
Bilgi sahibi olan, malumatlı, haberli
- BİNERLİ
- ...