Başında besl olan 22 kelime var. BESL ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde besl olan kelimeler listesine ya da sonu besl ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

BESLENEBİLMEK, BESLETEBİLMEK, BESLEYEBİLMEK

12 Harfli Kelimeler

BESLENEBİLME, BESLETEBİLME, BESLEYEBİLME, BESLEYİCİLİK

11 Harfli Kelimeler

BESLENİLMEK

10 Harfli Kelimeler

BESLEMELİK, BESLENİLME

9 Harfli Kelimeler

BESLENMEK, BESLETMEK, BESLEYİCİ

8 Harfli Kelimeler

BESLEMEK, BESLENEN, BESLENGİ, BESLENİŞ, BESLENME, BESLETME, BESLEYİŞ

7 Harfli Kelimeler

BESLEME

6 Harfli Kelimeler

BESLEK


Kelime bulma makinesi

B E L S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

BEL, LEB, SEL

2 Harfli Kelimeler

BE, EL, ES, LE, SE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BESLETEBİLMEK

  1. [-i] Besletme imkânı veya olasılığı bulunmak

BESLENEBİLMEK

  1. [nsz] Beslenme imkânı veya olasılığı bulunmak

BESLEYEBİLMEK

  1. [-i] Besleme imkânı veya olasılığı bulunmak

BESLEYEBİLME

  1. [isim] Besleyebilmek işi

BESLENEBİLME

  1. [isim] Beslenebilmek işi

BESLEYİCİLİK

  1. [isim] Besleyici olma durumu

BESLETEBİLME

  1. [isim] Besletebilmek işi

BESLENİLMEK

  1. [nsz] Beslenme işine konu olmak

BESLEMELİK

  1. [isim] Besleme

BESLENİLME

  1. [isim] Beslenilmek işi veya durumu

BESLEYİCİ

  1. [sıfat] Besleyen, beslemeye yarayan, besin değeri yüksek, mugaddi

BESLETMEK

  1. [-i] Besleme işini başkasına yaptırmak

BESLENMEK

  1. [nsz] Kendini beslemek
  2. Besleme işine konu olmak

BESLENGİ

  1. [isim] Hizmetçi, evlatlık, besleme
    • "Sarı Sımayıl Yusuf Ağa'nın beslengisine öteden beri göz komuş." (Nabizade Nazım)

BESLENEN

  1. [sıfat] Sönümsüz

BESLEMEK

  1. [-i] Yiyecek ve içeceğini sağlamak
    • "Okulun artıklarıyla otuz kişiden fazla insan besliyorduk." (Halide Edip Adıvar)
  2. Yedirmek
    • "Pembe ekmekler kızartacak, üstlerine tereyağı, reçel, havyar sürecek, onu eliyle besleyecekti." (Halide Edip Adıvar)
  3. Semirtmek
  4. Eklemek, katmak, çoğaltmak
    • "Ateş zayıfladıkça besliyor, ateşe gömdükleri mısırlar piştikçe misafirin eline tutuşturuyorlardı." (Necati Cumalı)
  5. Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek
    • "Bacaklarımızın altını iki sabun çuvalı ve atların yem torbalarıyla besleyerek sırtüstü yattık." (Reşat Nuri Güntekin)
  6. Yetiştirmek
    • "Herkes kanarya, kedi, köpek beslemez ya!" (Haldun Taner)
  7. Bir duyguyu gönülde yaşatmak
    • "Uzun müddetten beri şiddetle beslediği bir histi." (Yahya Kemal Beyatlı)
  8. Maddi yardım yapmak, desteklemek

BESLETME

  1. [isim] Besletmek işi veya durumu

BESLEYİŞ

  1. [isim] Besleme işi veya biçimi

BESLENİŞ

  1. [isim] Beslenme işi veya biçimi

BESLENME

  1. [isim] Beslenmek işi
  2. Vücut için gerekli besin maddelerinin alımı

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü