Başında baş olan 6 harfli 14 kelime var. Baş ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde baş olan kelimeler listesine ya da sonu baş ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında baş bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Baş Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A B Ş
3 Harfli Kelimeler
BAŞ
2 Harfli Kelimeler
AB, AŞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BAŞUCU
-
-
[isim, gök bilimi, coğrafya]
Yeryüzünde bir noktada çekülün gösterdiği doğrultunun gökyüzüne doğru olan yönü
-
[isim, gök bilimi, coğrafya]
Yeryüzünde bir noktada çekülün gösterdiği doğrultunun gökyüzüne doğru olan yönü
- BAŞKAN
-
-
[isim]
Bir topluluğun, bir toplantının veya bir derneğin başında bulunan kimse; reis, reis bey
- "Çünkü gezi başkanımızın anlatacakları bittiğinde çay molası vereceğini, böylece 1453 yılının ilkbaharındaki Konstantinopolis kuşatmasından İstanbul’un bu soğuk günlerine, zavallı Nüzhet’in ölümüne dönebileceğimizi umuyordum."
-
Bazı ülkelerde devletin ve hükûmetin başı
-
[isim]
Bir topluluğun, bir toplantının veya bir derneğin başında bulunan kimse; reis, reis bey
- BAŞROL
-
Kelime Kökeni: Türkçe baş + Fransızca rôle
-
[isim]
Tiyatro, sinema veya televizyon dizisinde en önemli rol
- "Derken, bileğindeki fosforlu saate baka baka, tıpkı bir başrol oyuncusu gibi yavaşça sandalyesinden kalktı Şerif; gitti, merdiven basamaklarında bekleyen beş parasız çocukların suratına kapıyı çat diye kapattı."
-
[mecaz]
Bir işte önemli, etkili olma durumu
-
[isim]
Tiyatro, sinema veya televizyon dizisinde en önemli rol
- BAŞLIK
-
-
[isim]
Genellikle başı korumak için giyilen şapka; dolambaç, serpuş
- "İyi ki güneş açmış, sıcak basmış da başlığını sıyırınca yüzünü görmüş, tanımışlardı."
-
Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık; kapüşon
-
Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü
-
Bir sütunun, bir direğin tepeliği
- "Önünden yüzlerce defa geçmiş olduğumuz bin yıllık çeşme, bir sütun başlığı birden gözümüzde şahsiyet ve değer kazanırdı."
-
Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres; antet
-
Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare; serlevha
-
Bakınız başlık parası
-
Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça
-
Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım
-
Kadınların başlarına taktıkları altın, gümüş, boncuk ve taşlarla süslü şey
-
Otomobil, dişçi, berber, kuaför vb.nde bulunan koltukların baş konan kısmı
-
Doğan, şahin gibi avcı olarak yetiştirilen kuşların gözlerini kapatmak üzere başlarına geçirilen külah
-
[isim]
Genellikle başı korumak için giyilen şapka; dolambaç, serpuş
- BAŞODA
-
-
[isim]
Geleneksel Türk evlerinde özellikle konukların ağırlandığı, özenli bir biçimde döşenmiş büyük oda
-
[isim]
Geleneksel Türk evlerinde özellikle konukların ağırlandığı, özenli bir biçimde döşenmiş büyük oda
- BAŞÇIL
-
-
[sıfat]
Başla ilgili, başa ait olan
-
Çocuk oyunlarında oyuna ilk başlayan ve oyunu yöneten
-
[sıfat]
Başla ilgili, başa ait olan
- BAŞÇIK
-
-
[isim, bitki bilimi]
Çiçeklerin erkek organlarında çiçek tozunu taşıyan torbacık; haşefe
-
[isim, bitki bilimi]
Çiçeklerin erkek organlarında çiçek tozunu taşıyan torbacık; haşefe
- BAŞTAŞ
-
- BAŞTAN
-
-
[zarf]
Başından alarak, bir kez daha
- "Şimdi sana her şeyi baştan, her şeyi uzun uzun anlatmak isteyişimin sebebi bu mu?"
-
En başında
- "Ama bu özel olayları anlatmayacağımı baştan söylemiştim."
-
[zarf]
Başından alarak, bir kez daha
- BAŞBUĞ
-
-
[isim, tarih]
Eski Türklerde devletin veya ordunun başında olan kimse
-
Osmanlı Devleti'nde savaş zamanı başka birliklerden ayrılıp bir araya getirilerek oluşturulan birliğin veya milis güçlerinin komutanı
-
[isim, tarih]
Eski Türklerde devletin veya ordunun başında olan kimse
- BAŞMAK
-
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ayakkabı
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ayakkabı
- BAŞMAL
-
Kelime Kökeni: Türkçe baş + Arapça māl
-
[isim, ticaret]
Bakınız sermaye
-
[isim, ticaret]
Bakınız sermaye
- BAŞSIZ
-
-
[sıfat]
Başı olmayan
- "Salacak önlerinde denizden başsız bir erkek cesedi çıkmıştı."
-
[mecaz]
Yöneticisi, başkanı olmayan
-
[sıfat]
Başı olmayan
- BAŞARI
-
-
[isim]
Başarma işi; muvaffakiyet
- "Bu başarı, onu garip bir yolda boşluk ve yalnızlık içinde bırakmıştı."
-
[isim]
Başarma işi; muvaffakiyet