Başında bağ olan 10 harfli 25 kelime var. Bağ ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde bağ olan kelimeler listesine ya da sonu bağ ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında bağ bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Bağ Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B Ğ

3 Harfli Kelimeler

BAĞ

2 Harfli Kelimeler

AB, AĞ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BAĞLILAŞIM

  1. [isim, biyoloji, felsefe] Bakınız bağıntı
BAĞLILAŞIK

  1. [isim, felsefe] Biri ötekine bağlı olarak var olan, biri olmadan öteki düşünülemeyen iki şeyin bu ilişki yönünden durumu
BAĞDALAMAK

  1. [-i, ağızlardan] Çelme atmak
  2. [spor] Güreşte rakibe ayak sarması takmak
BAĞITLAMAK

  1. [-i] Sözleşmeyle sonuçlandırmak
    • "Bu yabancılara verilecek çalışma izninin süresi bağıtlamış oldukları sözleşme veya ilgili ihalede belirtilmiş süreyle bağlı olacaktır." (Rona Aybay)
BAĞIŞIKLIK

  1. [isim, tıp] Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla kazanılmış direnç durumu
    • "Hücresel bağışıklığımız azalır, bu durum enfeksiyonlara karşı direncimizi azaltır, daha kolay hastalanırız." (Alp Sirman)
BAĞIŞLAYIŞ

  1. [isim] Bağışlamak işi; affediş, bahşediş
BAĞITLAYIŞ

  1. [isim] Bağıtlamak işi
BAĞDAŞILMA

  1. [isim] Bağdaşılmak işi
BAĞIMLAŞMA

  1. [isim] Bağımlaşmak işi
BAĞITLAŞMA

  1. [isim] Bağıtlaşmak işi
BAĞLAŞIMLI

  1. [sıfat] Aralarında karşılıklı destek ve bağımlılık bulunan
    • "Bağlaşımlı devletler."
BAĞIMLAMAK

  1. [-i] Bir şeyi bağım altına sokmak, etkisi altında tutmak
BAĞITLANMA

  1. [isim] Bağıtlanmak işi
    • "Buradaki karşılıklı bağıtlanma konutun niteliğini de ilgilendiren bir duruma gelmektedir." (Ali Cengizhan)
BAĞITLANIŞ

  1. [isim] Bağıtlanma işi
BAĞIMLILIK

  1. [isim] Bir şeye veya bir kimseye bağlı olma durumu; tabiiyet (II)
    • "Bağımlılık bir süre mutlu eder, sonra alışkanlık olur, sonra baskıya dönüşür." (Tarık Dursun K)
BAĞIŞLATIŞ

  1. [isim] Bağışlatmak işi; affettiriş
BAĞIŞLATMA

  1. [isim] Bağışlatmak işi; affettirme, bahşettirme
BAĞIŞÇILIK

  1. [isim] Bağışçı olma durumu
BAĞIŞLANIŞ

  1. [isim] Bağışlanmak işi; affediliş
BAĞIMSIZCA

  1. [zarf] Bağımsız bir biçimde; bağımsızcasına
    • "Biz Türkler fikirlere bağımsızca sarılamadığımız için bu memlekette ciddi tartışmalar yapamıyoruz." (Nejat Muallimoğlu)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü