Başında bay olan 6 harfli 13 kelime var. Bay ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde bay olan kelimeler listesine ya da sonu bay ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında bay bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Bay Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A B Y
3 Harfli Kelimeler
BAY
2 Harfli Kelimeler
AB, AY, YA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BAYLAN
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Nazlı, işveli olan
- "O akşam, sesi baylan, hayli edalı bir hanıma dediğim gibi ..."
-
Şımarık olan
-
Densiz olan
-
[sıfat, ağızlardan]
Nazlı, işveli olan
- BAYKAN
-
-
[isim]
Siirt iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Siirt iline bağlı ilçelerden biri
- BAYRAM
-
-
[isim]
Millî veya dinî bakımdan önemi olan ve kutlanan gün veya günler
-
Bakınız şenlik
- "Üzüm bayramlarının eğlencelerinde bulunmak istiyorum."
-
[mecaz]
Tam ve yoğun bir mutluluk duygusu
- "Sandalda, gemide bir sevinç, bir bayram, el çırpmalar, gülüşler, yaşalar."
-
[isim]
Millî veya dinî bakımdan önemi olan ve kutlanan gün veya günler
- BAYRAK
-
-
[isim]
Bir milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş; alem
- "Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır / Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır"
-
[eskimiş]
Gerektiğinde indirilip kaldırılan, açılıp kapatılan kol
- "Yoldan, bayrağı açık bir taksi çevirdiler."
-
[mecaz]
Bakınız öncü
- "Yeni bir sanat kuşağının bayrağıydı o."
-
[mecaz]
Benzerlerini temsil edebilecek nitelikte olan
- "Kız, Sinekli Bakkal'ın erkek dünyasına meydan okuyan bir bayrak gibiydi."
-
[bitki bilimi]
Baklagillerde diğerlerinden daha üstte bulunan, daha büyük olan ve çoğunlukla başka bir renkte ve yuvarlakça olan taç yaprağı
-
[spor]
Atletizmdeki bayrak yarışında dört sporcunun elden ele geçirdiği kısa, yuvarlak sopa
-
[isim]
Bir milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş; alem
- BAYPAS
-
Kelime Kökeni: İngilizce by-pass
-
[isim, tıp]
Bakınız köprüleme
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız devre dışı
-
[isim, tıp]
Bakınız köprüleme
- BAYATI
-
-
[isim, edebiyat]
Azeri ve Türkmen halk şiirinde mâni türü
-
[isim, edebiyat]
Azeri ve Türkmen halk şiirinde mâni türü
- BAYTAR
-
Kelime Kökeni: Arapça bayṭar
-
[isim]
Bakınız veteriner
-
[isim]
Bakınız veteriner
- BAYMAK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Yiyecek mideyi bulandırmak, midede ezinti yapmak
-
[mecaz]
Birini aldatmak, kandırmak, etki altında bırakmak
-
[mecaz]
Birine can sıkıntısı vermek, sıkmak, bunaltmak
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Yiyecek mideyi bulandırmak, midede ezinti yapmak
- BAYSAL
-
-
[sıfat]
Huzur ve refah içinde olan
-
[sıfat]
Huzur ve refah içinde olan
- BAYATİ
-
Kelime Kökeni: Farsça bayāt + Arapça -ī
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde uşşak dörtlüsüne buselik beşlisi katılmasıyla yapılmış eski bir makam
- "Onun için bu besteler başlar başlamaz her tarafta ses kesilir, komşu evlerden, pencerelerden başlar uzanır, denizde gezinenler varsa orada, hemen pencerenin önünde dururlar ve Boğaz gecesinin geniş, pırıltılı sükûtu bayatinin, mahurun sıcak busesi ile kucaklaşırdı."
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde uşşak dörtlüsüne buselik beşlisi katılmasıyla yapılmış eski bir makam
- BAYGIN
-
-
[sıfat]
Bayılmış, kendinden geçmiş
- "Bir aralık bir şey ‘çat’ dedi, yere bir şey düşmüş diye gözleriyle aranırken kolları arasındaki adamın ‘pat’ diye baygın hâlde yere düştüğünü gördü."
-
Bakınız mahmur
- "Az beli bükük ve gözleri biraz baygın bir ihtiyar."
-
Gönül vermiş
-
İnsanı kendinden geçirir gibi olan
- "Bahçe kapısına varmadan daha / Baygın kokusu ıhlamurun"
-
Yığılmış, dökülmüş
- "Açık eflatun ipek perdeler baygın ve büyük kelebek kanatları hâlinde yere kadar uzanıyordu."
-
[zarf]
Bayılmış, kendinden geçmiş bir biçimde
- "İki tarafına sarhoş sarhoş sallanan sandalda balıkçıyı baygın buldu."
-
[sıfat]
Bayılmış, kendinden geçmiş
- BAYAĞI
-
-
[sıfat]
Aşağılık bir durumda olan
- "Bütün hareketleri adi, kaba ve bayağı idi."
-
Bakınız sıradan
- "Kardeşimi birdenbire çok bayağı buldum."
-
[zarf]
Bakınız neredeyse
-
[zarf]
Bakınız gerçekten
- "Bayağı, çocuk gibi sevinirim limonun yarısının durduğuna."
-
[zarf]
Oldukça çok
- "Hayır işlemeden geçen günü heder olmuş addederek bayağı canı sıkılır."
-
[sıfat]
Aşağılık bir durumda olan
- BAYKUŞ
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Başında, kulak yerinde iki sorgucu bulunan, yırtıcı gece kuşlarının genel adı
- "Geri döndüğümde bungalovda bir baykuş buldum, yıllar sonra hayatıma bir kuş giriyor, hoşuma gitti; oturdum, kucağıma koydum baykuşu, alnını okşadım, uyudu, sırtüstü devrildi kucağıma."
-
[isim, hayvan bilimi]
Başında, kulak yerinde iki sorgucu bulunan, yırtıcı gece kuşlarının genel adı