Başında bakı olan 7 harfli 15 kelime var. Bakı ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde bakı olan kelimeler listesine ya da sonu bakı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında bakı bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Bakı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A B I K
4 Harfli Kelimeler
BAKI
3 Harfli Kelimeler
AKI, BAK
2 Harfli Kelimeler
AB, AK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BAKINTI
-
-
[isim]
Temel gereksinimleri karşılama
- "Üç yaşına kadar valideler çocuklarına pek az bir şey öğretebilecek veyahut hemen hiçbir şey öğretemeyecek, yalnız bir bakıntıdan ibaret bulunan hizmetlerinde bile..."
-
[isim]
Temel gereksinimleri karşılama
- BAKIŞLI
-
-
[sıfat]
Herhangi bir biçimde bakışı olan
- "Ak sakallı, hırçın bakışlı sarıklı ihtiyarın karşısında kasketleri ters dönmüş, minder üzerinde oturan on tane delikanlı gördüm."
-
[sıfat]
Herhangi bir biçimde bakışı olan
- BAKIMLI
-
-
[sıfat]
İyi bakılmış, iyi korunmuş olan
- "Bulgaristan’da Hasköy’de Otman Baba Dergâhı yine bakımlı idi."
-
Beslenme, giyinme vb. gereksinimleri iyi bir biçimde karşılanmış
- "Avludan atlar geçmeye başladı. Hepsi besili ve bakımlı idi."
-
Kıyafet, beden temizliği vb. bakımından kendisine özen gösteren
-
Özen gösterilmiş (saç, sakal vb.)
- "Çalışanların da kıyafetleri, saçı sakalı bakımlı ve temiz olmalıdır."
-
[sıfat]
İyi bakılmış, iyi korunmuş olan
- BAKINIŞ
-
-
[isim]
Bakınmak işi
-
[isim]
Bakınmak işi
- BAKINMA
-
-
[isim]
Bakınmak işi
- "Otele giriş çıkışları, lobide oturup etrafa bakınması artık diğerlerini ilgilendirmiyordu."
-
[isim]
Bakınmak işi
- BAKINDI
-
-
[ünlem, ağızlardan]
“Bak hele, olacak şey mi?” anlamlarında şaşma bildiren bir söz
-
[ünlem, ağızlardan]
“Bak hele, olacak şey mi?” anlamlarında şaşma bildiren bir söz
- BAKIMCI
-
-
[isim]
Bakım işini yapan kimse
-
Bakınız falcı
- "Bakımcı, bu kızın on sekiz yaşına geldiğinde bir yılan tarafından sokularak öldürüleceğini söylemiş."
-
[isim]
Bakım işini yapan kimse
- BAKIRSI
-
-
[sıfat]
Bakırı andıran, bakıra benzeyen, bakır gibi; bakırımsı
- "Uzakta, çoktandır gitmediği dere içinde böğürtlen çalılarının üzerindeki yapraklar bakırsı bir renk almıştı."
-
[sıfat]
Bakırı andıran, bakıra benzeyen, bakır gibi; bakırımsı
- BAKIRLI
-
-
[sıfat]
Bakır içeren (maddeler)
- "Bakırlı metaller."
-
[sıfat]
Bakır içeren (maddeler)
- BAKIRCI
-
-
[isim]
Bakır işleyen veya bakır kap kacak satan kimse
- "Bakırcının önünde renkten renge girdin. Daldın gittin, sorularıma cevap vermedin."
-
[isim]
Bakır işleyen veya bakır kap kacak satan kimse
- BAKIŞMA
-
-
[isim]
Bakışmak işi
- "İlk korku, çekingenlik anları geçtikten sonra artsız arasız bakışmaya başladılar."
-
[isim]
Bakışmak işi
- BAKILMA
-
-
[isim]
Bakılmak işi
- "Bayram nasılsa koymuştu oğlunu bir başka kadının evine, bakılması için."
-
[isim]
Bakılmak işi
- BAKIŞIM
-
-
[isim]
İki veya daha çok şey arasında konum, biçim ve belirli bir eksene göre ölçü uygunluğu; simetri
-
[matematik]
Eksen olarak alınan bir doğrudan, benzer noktaları karşılıklı olarak aynı uzaklıkta bulunan iki benzer parçanın birbirine göre olan durumu; tenazur, simetri
-
[isim]
İki veya daha çok şey arasında konum, biçim ve belirli bir eksene göre ölçü uygunluğu; simetri
- BAKILIŞ
-
-
[isim]
Bakılmak işi
-
[isim]
Bakılmak işi
- BAKILSA
-
-
işin gerçeği, aslında
- "Şakiler odanın içinde potinlerinin uçlarına basarak geziniyor idiyse de bakılsa bu ihtiyata hacet bile yoktu."
-
işin gerçeği, aslında