Başında bak olan 8 harfli 16 kelime var. Bak ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde bak olan kelimeler listesine ya da sonu bak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında bak bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Bak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B K

3 Harfli Kelimeler

BAK

2 Harfli Kelimeler

AB, AK

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BAKIMSIZ

  1. [sıfat] Özen gösterilmemiş, bakılmamış
    • "Çocuk, kılıksız ve bakımsız." (Necip Fazıl Kısakürek)
BAKANLIK

  1. [isim] Bakan olma durumu; vekillik, nezaret, vekâlet, nazırlık
    • "Çok alaka gösterdi, biz bunu bakanlık olarak basarız dedi." (Zeynep Uluant)
  2. Bakanın yönetimi altındaki kuruluşların bütünü; nezaret, vekâlet, nazırlık
  3. Bu kuruluşların bulunduğu yer
BAKINMAK

  1. [-e, nesnesiz] Çevreye göz gezdirmek, araştırmak
    • "Etrafına bakındı fotoğrafçıları çağırmak için." (Ayşe Kulin)
  2. [ağızlardan] Muayene olmak
BAKLALIK

  1. [isim] Bakla tarlası
BAKARSIN

  1. "belli olmaz" anlamında kullanılan bir söz
BAKTIRMA

  1. [isim] Baktırmak işi
BAKLİYAT

Kelime Kökeni: Arapça baḳliyyāt

  1. [isim] Baklagillerden elde edilen ürün
    • "Orada bizim köyden tahıl, bakliyat getirip satsan olmaz mı?" (Ela Yetkin)
BAKIRKÖY

  1. [isim] İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
BAKINCAK

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız nişangâh
BAKIŞMAK

  1. [nesnesiz, -le] İki veya daha çok kimse karşılıklı birbirine bakmak
    • "Ev halkı birbirlerine bakışıyorlar, söyleyecek söz bulamıyorlar." (Sermet Muhtar Alus)
  2. Kaçamak ve gizli olarak birbirine bakmak
    • "Eniştemle mürebbiyenin birbirine nasıl bakıştıklarına hiç dikkat ettin mi?" (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
BAKIMDAN

  1. [zarf] ... yönden, açıdan
    • "Eğer bana sorarsanız bu kâfirlere sığınmanızı hiçbir bakımdan uygun bulmam." (Necip Fazıl Kısakürek)
BAKLAMSI

  1. [sıfat] Baklayı andıran, baklaya benzeyen, bakla gibi
BAKILMAK

  1. [-e, nesnesiz] Bakma işine konu olmak veya bakma işi yapılmak
    • "Uzaktan bakıldığında, asabi ve çirkin bir cadıyı andırıyordu." (Ayşe Kulin)
BAKİRLİK

  1. [isim] Bakınız kızlık
  2. İşlenmemiş olma durumu
    • "Gene de alanın bakirliği yazarın acemiliğini mazur göstermemelidir." (Nail Satlıgan)
BAKIMLIK

  1. [isim, sinema, televizyon] Filmin kartpostal büyüklüğünde cam bir perde üzerinde görünmesini sağlayan cihaz
BAKIMEVİ

  1. [isim] Bakıma gereksinimi olan kimselerin bakıldıkları, barındıkları kuruluş
    • "Bir hastane bünyesinde tek katlı, en fazla on çocuğa hizmet verecek pilot bir bakımevi kurulsa çok şey mi hayal etmiş oluruz acaba?" (Nursel Tunç)
  2. Kurum ve kuruluşlarda motorlu araçların onarıldığı ve korunduğu yer veya birim
  3. Belirli noktalarda özellikle kar mücadelesinde kullanılan araç ve gereçlerin barındırıldığı bina
  4. [askerlik] Bakınız kademe
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü