Başında bak olan 8 harfli 16 kelime var. Bak ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde bak olan kelimeler listesine ya da sonu bak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında bak bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Bak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A B K
3 Harfli Kelimeler
BAK
2 Harfli Kelimeler
AB, AK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BAKIMSIZ
-
-
[sıfat]
Özen gösterilmemiş, bakılmamış
- "Çocuk, kılıksız ve bakımsız."
-
[sıfat]
Özen gösterilmemiş, bakılmamış
- BAKANLIK
-
-
[isim]
Bakan olma durumu; vekillik, nezaret, vekâlet, nazırlık
- "Çok alaka gösterdi, biz bunu bakanlık olarak basarız dedi."
-
Bakanın yönetimi altındaki kuruluşların bütünü; nezaret, vekâlet, nazırlık
-
Bu kuruluşların bulunduğu yer
-
[isim]
Bakan olma durumu; vekillik, nezaret, vekâlet, nazırlık
- BAKINMAK
-
-
[-e, nesnesiz]
Çevreye göz gezdirmek, araştırmak
- "Etrafına bakındı fotoğrafçıları çağırmak için."
-
[ağızlardan]
Muayene olmak
-
[-e, nesnesiz]
Çevreye göz gezdirmek, araştırmak
- BAKLALIK
-
-
[isim]
Bakla tarlası
-
[isim]
Bakla tarlası
- BAKARSIN
-
-
"belli olmaz" anlamında kullanılan bir söz
-
"belli olmaz" anlamında kullanılan bir söz
- BAKTIRMA
-
-
[isim]
Baktırmak işi
-
[isim]
Baktırmak işi
- BAKLİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça baḳliyyāt
-
[isim]
Baklagillerden elde edilen ürün
- "Orada bizim köyden tahıl, bakliyat getirip satsan olmaz mı?"
-
[isim]
Baklagillerden elde edilen ürün
- BAKIRKÖY
-
-
[isim]
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
- BAKINCAK
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız nişangâh
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız nişangâh
- BAKIŞMAK
-
-
[nesnesiz, -le]
İki veya daha çok kimse karşılıklı birbirine bakmak
- "Ev halkı birbirlerine bakışıyorlar, söyleyecek söz bulamıyorlar."
-
Kaçamak ve gizli olarak birbirine bakmak
- "Eniştemle mürebbiyenin birbirine nasıl bakıştıklarına hiç dikkat ettin mi?"
-
[nesnesiz, -le]
İki veya daha çok kimse karşılıklı birbirine bakmak
- BAKIMDAN
-
-
[zarf]
... yönden, açıdan
- "Eğer bana sorarsanız bu kâfirlere sığınmanızı hiçbir bakımdan uygun bulmam."
-
[zarf]
... yönden, açıdan
- BAKLAMSI
-
-
[sıfat]
Baklayı andıran, baklaya benzeyen, bakla gibi
-
[sıfat]
Baklayı andıran, baklaya benzeyen, bakla gibi
- BAKILMAK
-
-
[-e, nesnesiz]
Bakma işine konu olmak veya bakma işi yapılmak
- "Uzaktan bakıldığında, asabi ve çirkin bir cadıyı andırıyordu."
-
[-e, nesnesiz]
Bakma işine konu olmak veya bakma işi yapılmak
- BAKİRLİK
-
-
[isim]
Bakınız kızlık
-
İşlenmemiş olma durumu
- "Gene de alanın bakirliği yazarın acemiliğini mazur göstermemelidir."
-
[isim]
Bakınız kızlık
- BAKIMLIK
-
-
[isim, sinema, televizyon]
Filmin kartpostal büyüklüğünde cam bir perde üzerinde görünmesini sağlayan cihaz
-
[isim, sinema, televizyon]
Filmin kartpostal büyüklüğünde cam bir perde üzerinde görünmesini sağlayan cihaz
- BAKIMEVİ
-
-
[isim]
Bakıma gereksinimi olan kimselerin bakıldıkları, barındıkları kuruluş
- "Bir hastane bünyesinde tek katlı, en fazla on çocuğa hizmet verecek pilot bir bakımevi kurulsa çok şey mi hayal etmiş oluruz acaba?"
-
Kurum ve kuruluşlarda motorlu araçların onarıldığı ve korunduğu yer veya birim
-
Belirli noktalarda özellikle kar mücadelesinde kullanılan araç ve gereçlerin barındırıldığı bina
-
[askerlik]
Bakınız kademe
-
[isim]
Bakıma gereksinimi olan kimselerin bakıldıkları, barındıkları kuruluş