Başında bak olan 7 harfli 25 kelime var. Bak ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde bak olan kelimeler listesine ya da sonu bak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında bak bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Bak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B K

3 Harfli Kelimeler

BAK

2 Harfli Kelimeler

AB, AK

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BAKIŞLI

  1. [sıfat] Herhangi bir biçimde bakışı olan
    • "Ak sakallı, hırçın bakışlı sarıklı ihtiyarın karşısında kasketleri ters dönmüş, minder üzerinde oturan on tane delikanlı gördüm." (Fikret Otyam)
BAKIMLI

  1. [sıfat] İyi bakılmış, iyi korunmuş olan
    • "Bulgaristan’da Hasköy’de Otman Baba Dergâhı yine bakımlı idi." (Bedri Noyan)
  2. Beslenme, giyinme vb. gereksinimleri iyi bir biçimde karşılanmış
    • "Avludan atlar geçmeye başladı. Hepsi besili ve bakımlı idi." (Tarık Buğra)
  3. Kıyafet, beden temizliği vb. bakımından kendisine özen gösteren
  4. Özen gösterilmiş (saç, sakal vb.)
    • "Çalışanların da kıyafetleri, saçı sakalı bakımlı ve temiz olmalıdır." (Bahtiyar Eren)
BAKALIM

  1. Bakınız bakmak (bakmak fiilinin istek kipi, birinci çoğul kişi çekimi)
BAKIRLI

  1. [sıfat] Bakır içeren (maddeler)
    • "Bakırlı metaller."
BAKINDI

  1. [ünlem, ağızlardan] “Bak hele, olacak şey mi?” anlamlarında şaşma bildiren bir söz
BAKALİT

Kelime Kökeni: Bakélite tescilli marka adından

  1. [isim, kimya] Formaldehit ile bir fenolün yoğunlaşması sonucu elde edilen yapay reçine
    • "Bir ucu ağza alınan, otuz kırk santim boyunda, bakalitten yapılmış olacak üç dört santim kutrunda bir boru." (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
BAKANAK

  1. [isim, ağızlardan] Geviş getiren hayvanların ayaklarının arkasındaki körelmiş tırnak veya kemik çıkıntısı
BAKILMA

  1. [isim] Bakılmak işi
    • "Bayram nasılsa koymuştu oğlunu bir başka kadının evine, bakılması için." (Ayşe Kulin)
BAKILIŞ

  1. [isim] Bakılmak işi
BAKINTI

  1. [isim] Temel gereksinimleri karşılama
    • "Üç yaşına kadar valideler çocuklarına pek az bir şey öğretebilecek veyahut hemen hiçbir şey öğretemeyecek, yalnız bir bakıntıdan ibaret bulunan hizmetlerinde bile..." (Ahmet Midhat Efendi)
BAKINIŞ

  1. [isim] Bakınmak işi
BAKINMA

  1. [isim] Bakınmak işi
    • "Otele giriş çıkışları, lobide oturup etrafa bakınması artık diğerlerini ilgilendirmiyordu." (Saim Kolhan)
BAKILSA

  1. işin gerçeği, aslında
    • "Şakiler odanın içinde potinlerinin uçlarına basarak geziniyor idiyse de bakılsa bu ihtiyata hacet bile yoktu." (Ahmet Midhat Efendi)
BAKARAK

  1. [edat] Bakınız göre
    • "Sen onlara bakarak daha anlayışlısın."
BAKSANA

  1. Bakınız bakmak (bakmak fiilinin emir kipi, ikinci tekil kişi çekimi, -sana ekiyle)
BAKIRSI

  1. [sıfat] Bakırı andıran, bakıra benzeyen, bakır gibi; bakırımsı
    • "Uzakta, çoktandır gitmediği dere içinde böğürtlen çalılarının üzerindeki yapraklar bakırsı bir renk almıştı." (Güven Turan)
BAKİLİK

  1. [isim] Bakınız ölümsüzlük
BAKLAVA

  1. [isim] Çok ince yufkadan yapılarak arasına kaymak, fıstık, ceviz, badem vb. konulup pişirilen ve üzerine şeker şerbeti dökülen bir tatlı türü
    • "Hoca baklavayı yemeye vakit bulamadan bir yere çağırılır." (Yusuf Ziya Bahadınlı)
  2. Eşkenar dörtgen biçiminde olan nesne
    • "Yeşil kadifeden dikilmiş yarım baklava şeklinde muska çok ufakken üzerine gelen havaleden Fikret’i kurtarırmış." (Reşat Enis Aygen)
BAKLALI

  1. [sıfat] Baklası olan
    • "Elleri, ayakları kalın baklalı zincirle bağlı biçarenin." (Reşat Enis Aygen)
BAKIŞMA

  1. [isim] Bakışmak işi
    • "İlk korku, çekingenlik anları geçtikten sonra artsız arasız bakışmaya başladılar." (İsmail Hakkı Baltacıoğlu)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü