Başında bak olan 7 harfli 25 kelime var. Bak ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde bak olan kelimeler listesine ya da sonu bak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında bak bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Bak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A B K
3 Harfli Kelimeler
BAK
2 Harfli Kelimeler
AB, AK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BAKIŞLI
-
-
[sıfat]
Herhangi bir biçimde bakışı olan
- "Ak sakallı, hırçın bakışlı sarıklı ihtiyarın karşısında kasketleri ters dönmüş, minder üzerinde oturan on tane delikanlı gördüm."
-
[sıfat]
Herhangi bir biçimde bakışı olan
- BAKIMLI
-
-
[sıfat]
İyi bakılmış, iyi korunmuş olan
- "Bulgaristan’da Hasköy’de Otman Baba Dergâhı yine bakımlı idi."
-
Beslenme, giyinme vb. gereksinimleri iyi bir biçimde karşılanmış
- "Avludan atlar geçmeye başladı. Hepsi besili ve bakımlı idi."
-
Kıyafet, beden temizliği vb. bakımından kendisine özen gösteren
-
Özen gösterilmiş (saç, sakal vb.)
- "Çalışanların da kıyafetleri, saçı sakalı bakımlı ve temiz olmalıdır."
-
[sıfat]
İyi bakılmış, iyi korunmuş olan
- BAKALIM
-
-
Bakınız bakmak (bakmak fiilinin istek kipi, birinci çoğul kişi çekimi)
-
Bakınız bakmak (bakmak fiilinin istek kipi, birinci çoğul kişi çekimi)
- BAKIRLI
-
-
[sıfat]
Bakır içeren (maddeler)
- "Bakırlı metaller."
-
[sıfat]
Bakır içeren (maddeler)
- BAKINDI
-
-
[ünlem, ağızlardan]
“Bak hele, olacak şey mi?” anlamlarında şaşma bildiren bir söz
-
[ünlem, ağızlardan]
“Bak hele, olacak şey mi?” anlamlarında şaşma bildiren bir söz
- BAKALİT
-
Kelime Kökeni: Bakélite tescilli marka adından
-
[isim, kimya]
Formaldehit ile bir fenolün yoğunlaşması sonucu elde edilen yapay reçine
- "Bir ucu ağza alınan, otuz kırk santim boyunda, bakalitten yapılmış olacak üç dört santim kutrunda bir boru."
-
[isim, kimya]
Formaldehit ile bir fenolün yoğunlaşması sonucu elde edilen yapay reçine
- BAKANAK
-
-
[isim, ağızlardan]
Geviş getiren hayvanların ayaklarının arkasındaki körelmiş tırnak veya kemik çıkıntısı
-
[isim, ağızlardan]
Geviş getiren hayvanların ayaklarının arkasındaki körelmiş tırnak veya kemik çıkıntısı
- BAKILMA
-
-
[isim]
Bakılmak işi
- "Bayram nasılsa koymuştu oğlunu bir başka kadının evine, bakılması için."
-
[isim]
Bakılmak işi
- BAKILIŞ
-
-
[isim]
Bakılmak işi
-
[isim]
Bakılmak işi
- BAKINTI
-
-
[isim]
Temel gereksinimleri karşılama
- "Üç yaşına kadar valideler çocuklarına pek az bir şey öğretebilecek veyahut hemen hiçbir şey öğretemeyecek, yalnız bir bakıntıdan ibaret bulunan hizmetlerinde bile..."
-
[isim]
Temel gereksinimleri karşılama
- BAKINIŞ
-
-
[isim]
Bakınmak işi
-
[isim]
Bakınmak işi
- BAKINMA
-
-
[isim]
Bakınmak işi
- "Otele giriş çıkışları, lobide oturup etrafa bakınması artık diğerlerini ilgilendirmiyordu."
-
[isim]
Bakınmak işi
- BAKILSA
-
-
işin gerçeği, aslında
- "Şakiler odanın içinde potinlerinin uçlarına basarak geziniyor idiyse de bakılsa bu ihtiyata hacet bile yoktu."
-
işin gerçeği, aslında
- BAKARAK
-
-
[edat]
Bakınız göre
- "Sen onlara bakarak daha anlayışlısın."
-
[edat]
Bakınız göre
- BAKSANA
-
-
Bakınız bakmak (bakmak fiilinin emir kipi, ikinci tekil kişi çekimi, -sana ekiyle)
-
Bakınız bakmak (bakmak fiilinin emir kipi, ikinci tekil kişi çekimi, -sana ekiyle)
- BAKIRSI
-
-
[sıfat]
Bakırı andıran, bakıra benzeyen, bakır gibi; bakırımsı
- "Uzakta, çoktandır gitmediği dere içinde böğürtlen çalılarının üzerindeki yapraklar bakırsı bir renk almıştı."
-
[sıfat]
Bakırı andıran, bakıra benzeyen, bakır gibi; bakırımsı
- BAKİLİK
-
-
[isim]
Bakınız ölümsüzlük
-
[isim]
Bakınız ölümsüzlük
- BAKLAVA
-
-
[isim]
Çok ince yufkadan yapılarak arasına kaymak, fıstık, ceviz, badem vb. konulup pişirilen ve üzerine şeker şerbeti dökülen bir tatlı türü
- "Hoca baklavayı yemeye vakit bulamadan bir yere çağırılır."
-
Eşkenar dörtgen biçiminde olan nesne
- "Yeşil kadifeden dikilmiş yarım baklava şeklinde muska çok ufakken üzerine gelen havaleden Fikret’i kurtarırmış."
-
[isim]
Çok ince yufkadan yapılarak arasına kaymak, fıstık, ceviz, badem vb. konulup pişirilen ve üzerine şeker şerbeti dökülen bir tatlı türü
- BAKLALI
-
-
[sıfat]
Baklası olan
- "Elleri, ayakları kalın baklalı zincirle bağlı biçarenin."
-
[sıfat]
Baklası olan
- BAKIŞMA
-
-
[isim]
Bakışmak işi
- "İlk korku, çekingenlik anları geçtikten sonra artsız arasız bakışmaya başladılar."
-
[isim]
Bakışmak işi