Sonunda ba olan 5 harfli 22 kelime var. BA ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ba olan kelimeler listesine ya da başında ba olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ba Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B

2 Harfli Kelimeler

AB

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ARABA

  1. [isim] Tekerlekli, motorlu veya motorsuz her türlü kara taşıtı
    • "Türk olduğumu aklına getirmeden boyuna söylenip duruyordu arabanın arka koltuğunda." (Oya Baydar)
  2. [sıfat] Bu taşıtın aldığı miktarda olan
    • "İki araba saman. Bir araba kömür."
CUMBA

Kelime Kökeni: Farsça cunbed

  1. [isim, mimarlık] Yapıların üst katlarında, ana duvarların dışına, sokağa doğru çıkıntı yapmış, binanın ön cephesine yaslanan payandalarla desteklenen oda bölmesi; çıkma
    • "Yola uzanan cumbaların altındaki destekler büyükannelerimizin sarkık gerdanlarına benzerdi." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. Eski evlerde pencere hizasından sokağa doğru çıkıntısı olan kafesli bölüm
    • "Nihayet dün gece komşu kadın cumbadan seslendi." (Mithat Cemal Kuntay)
TURBA

Kelime Kökeni: Fransızca tourbe

  1. [isim] Az çok kömürleşmiş bitkilerden oluşan yakıt
ÜDEBA

Kelime Kökeni: Arapça udebā

  1. [isim, eskimiş] Edebî eser yazanlar, yazarlar, edipler
ZIMBA

Kelime Kökeni: Farsça zunbe

  1. [isim] Bakınız delgeç
  2. Delgeçle açılan delik
  3. Bakınız tel zımba
RUMBA

Kelime Kökeni: Fransızca rumba

  1. [isim] Küba'dan Amerika ve Avrupa'ya yayılan bir dans
  2. Bu dansın müziği
    • "Caz, o yıl çok yayılan bir rumbayı çalıyor." (Necati Cumalı)
ÇORBA

Kelime Kökeni: Farsça şūrbā

  1. [isim] Sebze, tahıl, et vb. ile hazırlanan sulu bir yemek türü
    • "Hele soğuk günlerde sıcak bir çorba ne kadar makbule geçer." (Müjgân Üçer)
  2. [mecaz] İçinden çıkılmaz durum
GAMBA

Kelime Kökeni: İtalyanca gamba

  1. [isim, denizcilik] İyi toplanmamış halat veya zincirlerde ortaya çıkan dolaşıklık
MEMBA

Kelime Kökeni: Arapça menbaʿ

  1. [isim] Bakınız kaynak (I)
    • "Siyah gözleri, siyah birer kaynar su membası gibiydi." (Halide Edip Adıvar)
  2. [mecaz] Bir şeyin ilk olarak ortaya çıktığı yer
    • "Böyle bir siyaset, sabit ve payidar bir membadan çıkar." (Memduh Şevket Esendal)
RAYBA

Kelime Kökeni: Almanca Reiber

  1. [isim] Bakınız pürüzalır
TUŞBA

  1. [isim] Van iline bağlı ilçelerden biri
BARBA

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] İhtiyar Rum meyhanecisi
    • "Barba, şuradan bize yarım okka rakı doldur." (Mahmut Yesari)
FARBA

Kelime Kökeni: Fransızca falbala'dan

  1. [isim] Bakınız fırfır
PUMBA

  1. [sıfat, ağızlardan] Bakınız pufla
    • "Yün şilteler, pamuk şilteler, pumba yastıklar..." (Sait Faik Abasıyanık)
KIRBA

Kelime Kökeni: Arapça ḳirba

  1. [isim] Sakaların içinde su taşıdıkları ağzı dar, altı geniş, deriden yapılmış kap
    • "Cesaretini toplamak için küçük kırbasına şarap doldurmayı unutmamıştı." (İhsan Oktay Anar)
  2. [mecaz] Çok su içen kimse
  3. [ağızlardan] Çocuklarda karın şişmesiyle beliren bir hastalık
ACABA

Kelime Kökeni: Arapça ʿacebā

  1. [zarf] Merak, kararsızlık veya kuşku anlatan bir söz; acep
    • "Peki, yazarların, sanatçıların da ayrı bir cins olduğu ne zaman kabul edilecek acaba?" (Adalet Ağaoğlu)
  2. [isim] Bakınız kuşku
    • "Aklınızda bir acaba kalmasın diye söyledim."
TORBA

  1. [isim] Genellikle pamuk ve kıldan dokunmuş, türlü boy ve biçimde, ağzı büzülüp bağlanabilen araç
    • "Cüzdanı bir meşin torbaya sarmış, torbayı gömleğimin içine bağlamıştım." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Genellikle plastikten veya kâğıttan yapılmış, içine öteberi koymaya yarayan, çeşitli büyüklükte olabilen taşıma gereci; poşet
  3. Vücutta meydana gelen şişlik
  4. Bakınız taşak
ZORBA

Kelime Kökeni: Farsça zūrbāz

  1. [sıfat] Gücüne güvenerek hükmü altında bulunanlara söz hakkı ve davranış özgürlüğü tanımayan (kimse); kefenci, müstebit, mütegallibe, despot (I), diktatör
    • "Padişahın gemilerini topa tutan, padişaha bile karşı gelen zalim bir zorba olarak tanınmıştır." (Hikmet Çevik)
LAMBA

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Petrol gibi yanıcı bir madde yakarak veya elektrik akımıyla içindeki teller akkor durumuna geçerek ışık veren alet
    • "Saat kaçtı bilmiyorum, lambalar söndü / Anladım ki davetliler evlere döndü" (Enis Behiç Koryürek)
  2. Radyo ve televizyonlarda kullanılan, havası boşaltılmış veya içine düşük basınçlı bir gaz doldurulmuş cam, seramik veya çelikten ampul
  3. Kapı, pencere kenarlarına açılan, genellikle dik açılı girinti
BOMBA

Kelime Kökeni: İtalyanca bomba

  1. [isim] Canlı veya cansız hedeflere atılan, içi yakıcı ve yıkıcı maddelerle doldurulmuş, türlü büyüklükte patlayıcı, ateşli silah
    • "Sabaha doğru, art arda patlayan bombaların sesleriyle uyanıyor çocuk." (Akgün Akova)
  2. Büyük fıçı veya varil
    • "Bir gün, denizcilik dilinde varillere ‘bomba’ denildiğini bilmediği için Çırağan Sarayı önünde batan bir takadan kurtulan tayfaları adamakıllı sopalamıştır." (Salâh Birsel)
  3. [argo] Çekiciliği olan çok güzel kadın veya kız
    • "Esmer bomba."
  4. [argo] Uyuşturucu hap
  5. Şaşkınlık yaratan haber veya bilgi
    • "Son bombayı duydun mu?"
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü