Sonunda ba olan 5 harfli 22 kelime var. BA ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ba olan kelimeler listesine ya da başında ba olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ba Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AB
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ARABA
-
-
[isim]
Tekerlekli, motorlu veya motorsuz her türlü kara taşıtı
- "Türk olduğumu aklına getirmeden boyuna söylenip duruyordu arabanın arka koltuğunda."
-
[sıfat]
Bu taşıtın aldığı miktarda olan
- "İki araba saman. Bir araba kömür."
-
[isim]
Tekerlekli, motorlu veya motorsuz her türlü kara taşıtı
- CUMBA
-
Kelime Kökeni: Farsça cunbed
-
[isim, mimarlık]
Yapıların üst katlarında, ana duvarların dışına, sokağa doğru çıkıntı yapmış, binanın ön cephesine yaslanan payandalarla desteklenen oda bölmesi; çıkma
- "Yola uzanan cumbaların altındaki destekler büyükannelerimizin sarkık gerdanlarına benzerdi."
-
Eski evlerde pencere hizasından sokağa doğru çıkıntısı olan kafesli bölüm
- "Nihayet dün gece komşu kadın cumbadan seslendi."
-
[isim, mimarlık]
Yapıların üst katlarında, ana duvarların dışına, sokağa doğru çıkıntı yapmış, binanın ön cephesine yaslanan payandalarla desteklenen oda bölmesi; çıkma
- TURBA
-
Kelime Kökeni: Fransızca tourbe
-
[isim]
Az çok kömürleşmiş bitkilerden oluşan yakıt
-
[isim]
Az çok kömürleşmiş bitkilerden oluşan yakıt
- ÜDEBA
-
Kelime Kökeni: Arapça udebā
-
[isim, eskimiş]
Edebî eser yazanlar, yazarlar, edipler
-
[isim, eskimiş]
Edebî eser yazanlar, yazarlar, edipler
- ZIMBA
-
Kelime Kökeni: Farsça zunbe
- RUMBA
-
Kelime Kökeni: Fransızca rumba
-
[isim]
Küba'dan Amerika ve Avrupa'ya yayılan bir dans
-
Bu dansın müziği
- "Caz, o yıl çok yayılan bir rumbayı çalıyor."
-
[isim]
Küba'dan Amerika ve Avrupa'ya yayılan bir dans
- ÇORBA
-
Kelime Kökeni: Farsça şūrbā
-
[isim]
Sebze, tahıl, et vb. ile hazırlanan sulu bir yemek türü
- "Hele soğuk günlerde sıcak bir çorba ne kadar makbule geçer."
-
[mecaz]
İçinden çıkılmaz durum
-
[isim]
Sebze, tahıl, et vb. ile hazırlanan sulu bir yemek türü
- GAMBA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca gamba
-
[isim, denizcilik]
İyi toplanmamış halat veya zincirlerde ortaya çıkan dolaşıklık
-
[isim, denizcilik]
İyi toplanmamış halat veya zincirlerde ortaya çıkan dolaşıklık
- MEMBA
-
Kelime Kökeni: Arapça menbaʿ
-
[isim]
Bakınız kaynak (I)
- "Siyah gözleri, siyah birer kaynar su membası gibiydi."
-
[mecaz]
Bir şeyin ilk olarak ortaya çıktığı yer
- "Böyle bir siyaset, sabit ve payidar bir membadan çıkar."
-
[isim]
Bakınız kaynak (I)
- RAYBA
-
Kelime Kökeni: Almanca Reiber
-
[isim]
Bakınız pürüzalır
-
[isim]
Bakınız pürüzalır
- TUŞBA
-
-
[isim]
Van iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Van iline bağlı ilçelerden biri
- BARBA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
İhtiyar Rum meyhanecisi
- "Barba, şuradan bize yarım okka rakı doldur."
-
[isim]
İhtiyar Rum meyhanecisi
- FARBA
-
Kelime Kökeni: Fransızca falbala'dan
-
[isim]
Bakınız fırfır
-
[isim]
Bakınız fırfır
- PUMBA
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız pufla
- "Yün şilteler, pamuk şilteler, pumba yastıklar..."
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız pufla
- KIRBA
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳirba
-
[isim]
Sakaların içinde su taşıdıkları ağzı dar, altı geniş, deriden yapılmış kap
- "Cesaretini toplamak için küçük kırbasına şarap doldurmayı unutmamıştı."
-
[mecaz]
Çok su içen kimse
-
[ağızlardan]
Çocuklarda karın şişmesiyle beliren bir hastalık
-
[isim]
Sakaların içinde su taşıdıkları ağzı dar, altı geniş, deriden yapılmış kap
- ACABA
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿacebā
-
[zarf]
Merak, kararsızlık veya kuşku anlatan bir söz; acep
- "Peki, yazarların, sanatçıların da ayrı bir cins olduğu ne zaman kabul edilecek acaba?"
-
[isim]
Bakınız kuşku
- "Aklınızda bir acaba kalmasın diye söyledim."
-
[zarf]
Merak, kararsızlık veya kuşku anlatan bir söz; acep
- TORBA
-
-
[isim]
Genellikle pamuk ve kıldan dokunmuş, türlü boy ve biçimde, ağzı büzülüp bağlanabilen araç
- "Cüzdanı bir meşin torbaya sarmış, torbayı gömleğimin içine bağlamıştım."
-
Genellikle plastikten veya kâğıttan yapılmış, içine öteberi koymaya yarayan, çeşitli büyüklükte olabilen taşıma gereci; poşet
-
Vücutta meydana gelen şişlik
-
Bakınız taşak
-
[isim]
Genellikle pamuk ve kıldan dokunmuş, türlü boy ve biçimde, ağzı büzülüp bağlanabilen araç
- ZORBA
-
Kelime Kökeni: Farsça zūrbāz
-
[sıfat]
Gücüne güvenerek hükmü altında bulunanlara söz hakkı ve davranış özgürlüğü tanımayan (kimse); kefenci, müstebit, mütegallibe, despot (I), diktatör
- "Padişahın gemilerini topa tutan, padişaha bile karşı gelen zalim bir zorba olarak tanınmıştır."
-
[sıfat]
Gücüne güvenerek hükmü altında bulunanlara söz hakkı ve davranış özgürlüğü tanımayan (kimse); kefenci, müstebit, mütegallibe, despot (I), diktatör
- LAMBA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Petrol gibi yanıcı bir madde yakarak veya elektrik akımıyla içindeki teller akkor durumuna geçerek ışık veren alet
- "Saat kaçtı bilmiyorum, lambalar söndü / Anladım ki davetliler evlere döndü"
-
Radyo ve televizyonlarda kullanılan, havası boşaltılmış veya içine düşük basınçlı bir gaz doldurulmuş cam, seramik veya çelikten ampul
-
Kapı, pencere kenarlarına açılan, genellikle dik açılı girinti
-
[isim]
Petrol gibi yanıcı bir madde yakarak veya elektrik akımıyla içindeki teller akkor durumuna geçerek ışık veren alet
- BOMBA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca bomba
-
[isim]
Canlı veya cansız hedeflere atılan, içi yakıcı ve yıkıcı maddelerle doldurulmuş, türlü büyüklükte patlayıcı, ateşli silah
- "Sabaha doğru, art arda patlayan bombaların sesleriyle uyanıyor çocuk."
-
Büyük fıçı veya varil
- "Bir gün, denizcilik dilinde varillere ‘bomba’ denildiğini bilmediği için Çırağan Sarayı önünde batan bir takadan kurtulan tayfaları adamakıllı sopalamıştır."
-
[argo]
Çekiciliği olan çok güzel kadın veya kız
- "Esmer bomba."
-
[argo]
Uyuşturucu hap
-
Şaşkınlık yaratan haber veya bilgi
- "Son bombayı duydun mu?"
-
[isim]
Canlı veya cansız hedeflere atılan, içi yakıcı ve yıkıcı maddelerle doldurulmuş, türlü büyüklükte patlayıcı, ateşli silah