Sonunda ba olan 4 harfli 19 kelime var. BA ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ba olan kelimeler listesine ya da başında ba olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ba Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B

2 Harfli Kelimeler

AB

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İŞBA

Kelime Kökeni: Arapça işbāʿ

  1. [isim, eskimiş] Karnını doyurma
  2. Bakınız doyum
    • "Toplumlar bilim ile işba hâline gelirler mi, yani bilimi bir müddet terakki ettirdikten sonra onu artık daha ilerletemeyecek bir duruma girerler mi?" (Aydın Sayılı)
  3. [kimya] Bakınız doyma
ROBA

Kelime Kökeni: İtalyanca roba

  1. [isim] Bir giyeceğin göğüsle omuz arasında kalan bölümüne eklenen parça
DİBA

Kelime Kökeni: Farsça dībā

  1. [isim] Altın ve gümüş işlemeli bir tür ipek kumaş
TUBA

Kelime Kökeni: Arapça ṭūbā

  1. [isim] Cennette bulunduğuna inanılan, kökü yukarıda, dalları aşağıda büyük bir ağaç
BABA

  1. [isim] Çocuğu olan erkek; peder
    • "Baba olmak bir süreç... Yani öyle bebek doğunca baba olunmuyor." (Müslüm Karakuş)
  2. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek
    • "Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türk'tür." (Anayasa)
  3. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme
  4. Çatı merteği
  5. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse
    • "Atatürk Türk milletinin babasıdır."
  6. [mecaz] Anlayışlı, iyi huylu erkek
  7. [mecaz] Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı
    • "Bu silahlar, Türkiye’deki ünlü mafya babaları tarafından ülkeye sokuluyordu." (Ahmet Kekeç)
  8. [mecaz] Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse
  9. [mecaz] Bakınız ata
    • "Asya'daki babalarımızdan miras kalan millî şiirimizin manzum şekillerinde..." (Yahya Kemal Beyatlı)
  10. [sıfat, argo] Çok kaliteli, üstün nitelikli
  11. Tarikatların bazısında tekke büyüğü
    • "Bektaşi babası."
  12. Bu gibi kimselere verilen ünvan
    • "Gül Baba. Nur Baba. Baba İlyas."
  13. [denizcilik] Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme
  14. [mimarlık] Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge
DUBA

  1. [isim, denizcilik] Yük taşımak veya köprü kurmak için kullanılan altı düz bir tür deniz aracı
  2. İçi boş, her yanı kapalı, suyun üstünde yüzen bir tür büyük şamandıra
    • "Dört beş duba üstüne bir küçük tahta köşk kurmuşlar." (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
URBA

Kelime Kökeni: İtalyanca roba

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız giysi
    • "Hemen belli olsun diye beyaz urbalar giyindi." (Nezihe Araz)
VEBA

Kelime Kökeni: Arapça vebāʾ

  1. [isim, tıp] Hasta farelerden insana geçen bir mikrobun oluşturduğu bulaşıcı, öldürücü bir hastalık; taun
  2. [hayvan bilimi] Bazı hayvan hastalıkları
    • "Sığır vebası. Domuz vebası."
SOBA

Kelime Kökeni: Macarca szoba

  1. [isim] İçinde kömür, odun veya gaz yakılan veya elektrikle de çalıştırılabilen ısınma aracı
    • "Gözünü soba ateşine dikip ne düşünüyorsun?" (Halide Edip Adıvar)
CABA

  1. [isim] Bir şey ödemeden, para vermeden alınan şey
    • "Bu mâni benden sana caba olsun." (Salâh Birsel)
  2. [zarf] Ek olarak
    • "Kilometre başına bilmem ne kadar litre benzin dağıtılmış, yağ da caba!" (Sait Faik Abasıyanık)
SABA

Kelime Kökeni: Arapça ṣabā

  1. [isim, müzik] Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam
JUBA

  1. [isim] Güney Sudan'ın başkenti
RUBA

Kelime Kökeni: İtalyanca roba

  1. [isim, eskimiş] Bakınız giysi
ÇABA

  1. [isim] Herhangi bir işi yapmak için ortaya konan güç, zorlu, sürekli çalışma; gayret, ceht
    • "Yoksa başlı başına zafer, boşuna bir çaba olur." (Falih Rıfkı Atay)
TABA

Kelime Kökeni: Fransızca tabac

  1. [isim] Kuru tütün yaprağını andıran kızılımsı kahverengi; tütün rengi
    • "... siyah önlük, beyaz yakalar; kırmızı tokalı kemerler, taba rengi ilk makosenler vardı." (Tarık Dursun K)
  2. [sıfat] Bu renkte olan
    • "Taba ve bordo ayakkabılar takım elbiselerle birlikte kullanıldığında kıyafeti biraz sporlaştırır." (Özlem Çakır)
YABA

  1. [isim] Harman savurmakta kullanılan, çatal biçiminde, tahtadan tarım aracı
KÜBA

  1. [isim] Karayipler'in en büyük ada ülkesi; başkenti Havana
HEBA

Kelime Kökeni: Arapça hebāʾ

  1. [isim] Hiçbir işe yaramadan yok olma, boşa gitme
KABA

  1. [sıfat] Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz olan, ince karşıtı
    • "Cebinden kaba fil dişi saplı bir de çakı çıkardı." (Ömer Seyfettin)
  2. Taneleri iri
    • "Kaba çakıl."
  3. Görgüsü eksik, nezaketsiz (kimse)
    • "Kaba, hantal, şivesiz bir sürü adamlar kafesinin önüne toplanırlar." (Refik Halit Karay)
  4. Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli
    • "Kaba bir yün döşekle temiz bir şilte, yastık yorgan buldum." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  5. [isim] Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer
  6. [mecaz] Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü olan; yoz, anif
    • "Çocuklardan biri ağzından çok fena, çok kaba bir şey kaçırdı." (Osman Cemal Kaygılı)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü