Başında ba olan 4 harfli 31 kelime var. BA ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ba olan kelimeler listesine ya da sonu ba ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A B Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

AB

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BAĞA

  1. [isim] Kaplumbağa
  2. Deniz kaplumbağasının kabuğu
  3. Kaplumbağa kabuğu
  4. Ur
  5. [sıfat] Kaplumbağa kabuğundan yapılmış veya bu kabuğu andırır biçimde olan
    • "Bağa gözlük."

BARI

  1. [isim] Çit

BAZI

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Birtakım, kimi
    • "Bazı Türkler oraya eğlenmeye giderler." (Ömer Seyfettin)
    • "Bizimkisi komşuluk gayreti dedi, içinden de ne demişler? Bazı dingil döner bazı teker." (Ncmettin Halil Onan)
  2. [zarf] Bazen
    • "Bazı, mağazadan içeriye girinceye kadar kendimden geçerdim." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

BANİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Kurucu (kimse)
  2. Yapan, kuran (kimse)
    • "Köprünün banisi, her geçen yolcudan bir baç alırmış." (Ömer Seyfettin)

BAYİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Belirli maddeleri satma izni olan kimse, dükkân veya kuruluş
    • "Tekel bayisi. Gazete bayisi."

BAZA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Mobilyanın uzunluğunca konulan dar ayak
  2. Dolap gövdesinin zemine düzgün oturmasına yarayan çerçeve şeklindeki kaide
  3. Yatağın yerden yüksek olmasını sağlayan veya sandık olarak kullanılan boş bölmesi

BASI

  1. [isim] Resim klişesi, dökme harf, taş kalıp kullanarak makine yardımı ile kâğıt, bez vb.ne yazı, resim çıkarma işi

BAĞI

  1. [isim] Büyü

BALE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Belli hafif figürlere, adım atışlara, çoğunlukla sahne düzenine ve müziğe dayalı gösteri türü
  2. Bu tür gösteri yapan sanatçı topluluğu
    • "Devlet Opera ve Balesi."

BABİ
...
BANT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yapılış özelliğine göre sarma, yapıştırma vb. işlerde kullanılan düz, ensiz, yassı bağ, şerit, izole bant
  2. Yara üzerine yapıştırılan özel olarak hazırlanmış ilaçlı küçük şerit
  3. Ses alma aygıtlarında seslerin kaydı için kullanılan manyetik oksitli plastik veya selüloz şerit

BACI

  1. [isim] Kız kardeş
  2. Bir evde uzun zaman çalışmış yaşlı kadınlara verilen unvan
    • "Tam o sırada içeri Habeş bir bacı girdi." (Burhan Felek)
  3. Büyük kız kardeş, abla
  4. Tarikat şeyhlerinin karısı
  5. [ünlem] Kadınlara söylenen bir seslenme sözü

BATİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Yavaş, ağır

BARO

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir şehir veya bir bölge avukatlarının bağlı oldukları meslek kuruluşu

BAHT

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Olacakların, kaçınılmaz olduğunu belirleyen ilahî iradenin insan için veya bir toplum için çizdiği hayat tarzı, kader, talih
  2. Şans
    • "Ben Atatürk'ü birkaç defa görmek bahtına erenlerdenim." (Haldun Taner)

BARİ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [zarf] Hiç olmazsa, hiç değilse, o hâlde, öyleyse
    • "Hepsini at bir yana / Bari o günlerin bana / Şiirini söyle tatlı su." (Mustafa Seyit Sutüven)
  2. [ünlem] Keşke
    • "Bari bir tatlı dili olsa..." (Reşat Nuri Güntekin)

BANA

  1. [zarf] Ben zamirinin yönelme durumu ekli biçimi
    • "Bana bak, karışmam sonra!"
    • "Bu yaptığını babana söylemezsem bana da adam demesinler."
    • "Daha nice manevi trenlerimizi yıllar yılı taşlayanlar var da bana mısın demiyoruz." (Haldun Taner)

BAKI

  1. [isim] Özellikle dağlık yörelerde bir yamacın güneş ışınlarına, güneye veya kuzeye karşı konumunu belirleyen, bunun sonucu olarak da doğal şartlarını tespit eden durumu
    • "Bu dağın bakısı güneye doğrudur."
  2. Denetleme
  3. Fal

BACA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Dumanı ocaktan çekip havaya vermeye yarayan yol
    • "Kırlangıçlar daha çok sahildeki apartmanların bacalarında, pencere pervazlarında barınıyorlar." (Haldun Taner)
  2. Su yolu, lağım, maden ocağı vb. yer altı yapılarının hava deliği
  3. Çatı penceresi

BABA

  1. [isim] Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek
    • "Türk babanın ve Türk ananın çocuğu Türktür." (Anayasa)
    • "Bizim bu Kayabaşı'nda birçok zanaat, babadan oğla aktarılır." (Tarık Dursun K)
    • "Sen bildiğini söyle babam, alt yanını ben getiririm."
    • "Sacit bu hususta da babasına çekmişti." (Peyami Safa)
  2. Çocuğu olmuş erkek, peder
    • "Bunlar babadan oğla doktordurlar."
    • "Git babam git, yol bitmez ki..."
  3. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme
  4. Çatı merteği
  5. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse
    • "Atatürk Türk milletinin babasıdır."
  6. Anlayışlı, iyi huylu erkek
  7. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı
  8. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse
  9. Ata
    • "Asya'daki babalarımızdan miras kalan millî şiirimizin manzum şekillerinde..." (Yahya Kemal Beyatlı)
  10. [sıfat] Çok kaliteli, üstün nitelikli
  11. Tarikatların bazısında tekke büyüğü
    • "Bektaşi babası."
  12. Bu gibi kimselere verilen unvan
    • "Gül Baba. Nur Baba. Baba İlyas."
  13. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme
  14. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü