Başında baş olan 11 harfli 54 kelime var. Baş ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde baş olan kelimeler listesine ya da sonu baş ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında baş bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Baş Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B Ş

3 Harfli Kelimeler

BAŞ

2 Harfli Kelimeler

AB, AŞ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BAŞKALDIRIŞ

  1. [isim] Başkaldırmak işi
BAŞVURULMAK

  1. [nesnesiz] Başvuru yapılmak; müracaat edilmek
BAŞMÜFETTİŞ

Kelime Kökeni: Türkçe baş + Arapça mufettiş

  1. [isim] Bakınız başdenetmen
    • "Eğer Türk savaşçıları içinde Fazıl’a insanüstü sıfatı vermek gerekirse, sağlık şubesinin başmüfettişi Dr. Murat’a bir insan mucizesi demek gerekir." (Halide Edip Adıvar)
BAŞGARDİYAN

Kelime Kökeni: Türkçe baş + Fransızca gardien

  1. [isim] Bakınız infaz ve koruma başmemuru
    • "Altı gün sonra, görüşmelerini başgardiyanın odasında yaptılar." (Nâzım Hikmet)
BAŞRAHİPLİK

  1. [isim] Başrahip olma durumu; başkeşişlik
  2. Başrahibin yaptığı iş; başkeşişlik
  3. Başrahibin makamı; başkeşişlik
BAŞKONSOLOS

Kelime Kökeni: Türkçe baş + Latince consulus

  1. [isim] En yüksek derecedeki konsolos
BAŞLATILMAK

  1. [nesnesiz] Başlatma işi yapılmak
BAŞHEKİMLİK

  1. [isim] Başhekim olma durumu; başdoktorluk, baştabiplik, sertabiplik
  2. Başhekimin yaptığı iş; başdoktorluk, baştabiplik, sertabiplik
    • "Hastanenin başhekimi Ömer Vasfi Bey, hem cerrahi kliniği şefi hem de başhekimlik görevini ifa ediyordu." (Ahmet Tevfik Berkman)
  3. Başhekim ve görevlilerin çalıştığı yer; başdoktorluk, baştabiplik, sertabiplik
BAŞVURDURMA

  1. [isim] Başvurdurmak işi
BAŞÇAVUŞLUK

  1. [isim] Başçavuş olma durumu
  2. Başçavuşun rütbesi
  3. Başçavuşun görevi
    • "Genç Ethem, Balkan Savaşı’nı yalnız biraz askerlik, başçavuşluk, subay vekilliği üzerine eğitim ve kolordusunun muhafız taburunda bekçilik yapmakla geçirmemiş…" (Hasan İzzettin Dinamo)
BAŞŞEHİRLİK

  1. [isim] Bakınız başkentlik
    • "Osmanlı İmparatorluğu’na 469 yıl başşehirlik etmiş olan İstanbul’un sanat hazinelerini kemiren bu yangınlar hep o kuş kafesi gibi denilen tahta ev alışkanlığındandı." (Malik Aksel)
BAŞKALDIRMA

  1. [isim] Bakınız başkaldırı
    • "Tartışma, insanların ızdırap ve acıya karşı duydukları başkaldırıya dayanıyordu." (Halide Edip Adıvar)
BAŞMUHARRİR

Kelime Kökeni: Türkçe baş + Arapça muḥarrir

  1. [isim, eskimiş] Bakınız başyazar
    • "Birden, koridordan geçen başmuharririn emirler veren sesi işitildi." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
BAŞLATTIRMA

  1. [isim] Başlattırmak işi
BAŞKARAKTER

Kelime Kökeni: Türkçe baş + Fransızca caractère

  1. [isim, sinema, tiyatro] Hikâye, roman, masal veya oyunun asıl karakteri, asli tipi
BAŞMUBASSIR

Kelime Kökeni: Türkçe baş + Arapça mubaṣṣır

  1. [isim, eskimiş] Mubassırlık görevini yürüten en kıdemli ve yetkili mubassır
    • "Başmubassır, budaklı kızılcık dalına meraklı idi." (Falih Rıfkı Atay)
BAŞPAPAZLIK

  1. [isim] Başpapaz olma durumu
  2. Başpapazın yaptığı iş
  3. Başpapazın sorumluluğunda olan bölge
  4. Başpapazın makamı
    • "Kilisesinden başka münasip ve müsait bir yeri bulunmadığı için kilise avlusundaki başpapazlık dairesindeki büyük bir odayı özel toplantılara tahsis edip buraya ocak adını vermişti." (Erol Cihangir)
BAŞMÜHENDİS

Kelime Kökeni: Türkçe baş + Arapça muhendis

  1. [isim] Bir kurum veya kuruluşta mühendislik görevini yürüten en kıdemli ve yetkili mühendis
    • "Ortalık yeniden karıştı, Şaban Bey oğlunu kapıp koşarken başmühendis, vekil beyefendiye açılış töreninin öğle yemeğinden sonra tamamlanmasını teklif etti." (Kemal Tahir)
BAŞKAHRAMAN

Kelime Kökeni: Türkçe baş + Farsça ḳahramān

  1. [isim, edebiyat] Bir eserde başrolü oynayan kişi; başkişi
BAŞARABİLME

  1. [isim] Başarabilmek işi
    • "Birinci çeşit yorgunluk, insana çalışmanın tadını, başka bir işi başarabilmenin inancını verir." (Nâzım Hikmet)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü