Başında baş olan 10 harfli 43 kelime var. Baş ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde baş olan kelimeler listesine ya da sonu baş ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında baş bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Baş Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
BAŞ
2 Harfli Kelimeler
AB, AŞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BAŞMİSAFİR
-
Kelime Kökeni: Türkçe baş + Arapça misāfir
-
[isim]
En değerli konuk
-
[isim]
En değerli konuk
- BAŞÇİFTLİK
-
-
[isim]
Tokat iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Tokat iline bağlı ilçelerden biri
- BAŞASİSTAN
-
Kelime Kökeni: Türkçe baş + Fransızca assistant
-
[isim]
En kıdemli asistan
- "Smokinli başasistan ayakta durmakta."
-
[isim]
En kıdemli asistan
- BAŞAKÇILIK
-
-
[isim]
Başakçının yaptığı iş
- "Türkiye’mizde yaşayan içtimai yardım geleneklerinden birisi de başakçılık müessesesidir."
-
[isim]
Başakçının yaptığı iş
- BAŞKATSAYI
-
-
[isim, matematik]
Bir polinomda katsayıları 0'dan farklı olan terimler içerisinde derecesi en büyük olan terimin katsayısı
-
[isim, matematik]
Bir polinomda katsayıları 0'dan farklı olan terimler içerisinde derecesi en büyük olan terimin katsayısı
- BAŞLATILMA
-
-
[isim]
Başlatılmak işi
-
[isim]
Başlatılmak işi
- BAŞIBOŞLUK
-
-
[isim]
Başıboş olma durumu
- "Başıboşluğum, kim ne derse desin çaresizlikten değildi."
-
[isim]
Başıboş olma durumu
- BAŞKALAŞMA
-
-
[isim]
Başkalaşmak işi
- "Elbette insan, olayın yaratıcısı olabilir. Ancak, olaydaki başkalaşma insanı mı, yoksa çevresini mi etkiler?"
-
[biyoloji]
Oğulcuk evresinden ergin olana değin bir hayvanın geçirdiği biçim ve yapı değişimleri; istihale, metamorfoz
- "Böcekler, yaşantılarını tamamlayıncaya kadar türlü başkalaşmalar geçirirler."
-
[dil bilgisi]
Bakınız benzeşmezlik
-
[isim]
Başkalaşmak işi
- BAŞTANIMAZ
-
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız başkaldırıcı
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız başkaldırıcı
- BAŞAKLANIŞ
-
-
[isim]
Başaklanmak işi
-
[isim]
Başaklanmak işi
- BAŞMUALLİM
-
Kelime Kökeni: Türkçe baş + Arapça muʿallim
-
[isim, eskimiş]
Bakınız başöğretmen
- "Daha yirmi beş yaşına gelmeden mektebine başmuallim yapmışlar, eline kocaman bir kız mektebini teslim etmişler…"
-
[isim, eskimiş]
Bakınız başöğretmen
- BAŞARILMAK
-
-
[nesnesiz]
Başarma işine konu olmak
- "O asrın imkânları ile bir yıl içinde nasıl başarıldı bu iş?"
-
[nesnesiz]
Başarma işine konu olmak
- BAŞDEKORCU
-
-
[isim, sinema, tiyatro]
Tiyatro, sinema ve televizyonda sahneye konulan eserin yazıldığı yerin ve geçtiği çağın özelliklerini belirleyen perde, aksesuar vb. ögeleri hazırlamada en üst düzeydeki sorumlu, dekorcuların başı
-
[isim, sinema, tiyatro]
Tiyatro, sinema ve televizyonda sahneye konulan eserin yazıldığı yerin ve geçtiği çağın özelliklerini belirleyen perde, aksesuar vb. ögeleri hazırlamada en üst düzeydeki sorumlu, dekorcuların başı
- BAŞAKLANMA
-
-
[isim]
Başaklanmak işi
-
[isim]
Başaklanmak işi
- BAŞDENETÇİ
-
-
[isim]
En üst düzeydeki denetçi; başmurakıp
-
[isim]
En üst düzeydeki denetçi; başmurakıp
- BAŞKEMANCI
-
-
[isim]
Orkestranın yönetici durumunda olan kemancısı
-
[isim]
Orkestranın yönetici durumunda olan kemancısı
- BAŞAKORTÇU
-
-
[isim]
Müzik aletlerini akort edenlerin başı
- "Muhatabımız Silezya erganun fabrikasının başakortçularından biri imiş."
-
[isim]
Müzik aletlerini akort edenlerin başı
- BAŞDÜMENCİ
-
-
[isim, denizcilik]
Dümencilik görevini yürüten en kıdemli ve yetkili dümenci
- "Kıbrıs Türklerinin millî duygularını anlamak için bir aralık İngiliz bandırası ile gelen sandalın başdümencisi ile Ada’nın idaresi, Rumlarla ilişkisi hakkında görüştüm."
-
[mecaz]
Bir konuda dümen çeviren en üst düzeydeki kimse
- "... ve bunların başdümencisi Mithat Paşa oluyordu."
-
[isim, denizcilik]
Dümencilik görevini yürüten en kıdemli ve yetkili dümenci
- BAŞVURULMA
-
-
[isim]
Başvurulmak durumu
- "İlk bakışta, işsiz ve aç gezen müzisyenlerimiz için böyle bir yola başvurulması, işi halledecek gibi geliyor insana."
-
[isim]
Başvurulmak durumu
- BAŞVEKALET
-
Kelime Kökeni: Türkçe baş + Arapça vekālet
-
[isim]
Bakınız başbakanlık
-
[isim]
Bakınız başbakanlık