Başında b olan 6 harfli 443 kelime var. B harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde b harfi olan kelimeler listesine ya da sonu b harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında b bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BAŞÇIK
-
-
[isim]
Çiçeklerin erkek organlarında çiçek tozunu taşıyan torbacık, haşefe
-
[isim]
Çiçeklerin erkek organlarında çiçek tozunu taşıyan torbacık, haşefe
- BORÇKA
- ...
- BUTSUZ
-
-
[sıfat]
Budu olmayan
-
[sıfat]
Budu olmayan
- BAOBAP
-
-
[isim]
Ebegümecigillerden, sıcak ülkelerde yetişen, çok yüksek olmamakla birlikte, gövdesinin çevresi 20 m'yi aşabilen bir ağaç (Adansonia digitata)
- "Baobap ağaçları görmüş bir seyyah için çam ormanı o kadar az çekicidir ki..." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Ebegümecigillerden, sıcak ülkelerde yetişen, çok yüksek olmamakla birlikte, gövdesinin çevresi 20 m'yi aşabilen bir ağaç (Adansonia digitata)
- BASINÇ
-
-
[isim]
Bir yüzey üzerine etkide bulunan gücün yüz ölçümü birimine düşen miktarı, tazyik
- "Gazların içinde kapalı oldukları kabın her yönüne doğru basınçları vardır."
- "Katı cisimler, üzerine konuldukları yüzeylere, yere doğru, sıvılar ise içinde bulundukları kabın dibine ve yanlarına doğru basınç yaparlar."
-
[isim]
Bir yüzey üzerine etkide bulunan gücün yüz ölçümü birimine düşen miktarı, tazyik
- BASTON
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Yürürken dayanmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılan araç
- "İsmet yengemin topal babası bastonunu yere vurdu." (Tarık Dursun K)
- "Omuzlarını kısıyor, kafasını dimdik tutuyor, baston yutmuş gibi katılaşıyor." (Memduh Şevket Esendal)
-
Geminin baş tarafındaki yatık direğin dışarıya doğru uzanan parçası
- "Gemi bastonunun altında dalga kalabalığı birikip kabarıyordu." (Halikarnas Balıkçısı)
-
[isim]
Yürürken dayanmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılan araç
- BÜNYAN
- ...
- BAKAYA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Askerlik çağına girenlerden son yoklamalarını yaptırarak askerlik kararı aldırdıkları hâlde çağrıldıklarında gelmeyen veya gelip de kıtalarına gitmeden toplandıkları yerlerden ayrılanlar
-
Ait olduğu yıl içinde toplanamayıp ertesi yıla kalan vergiler
-
Kalıntılar
-
[isim]
Askerlik çağına girenlerden son yoklamalarını yaptırarak askerlik kararı aldırdıkları hâlde çağrıldıklarında gelmeyen veya gelip de kıtalarına gitmeden toplandıkları yerlerden ayrılanlar
- BALDIR
-
-
[isim]
Bacağın dizden ayak bileğine kadar olan bölümü, incik
- "Dizlerinde, baldırlarında sızı kalmadı." (Ömer Seyfettin)
-
Bu bölümün yumuşak ve şişkin olan arka tarafı
-
[isim]
Bacağın dizden ayak bileğine kadar olan bölümü, incik
- BAYKUŞ
-
-
[isim]
Başında, kulak yerinde iki sorgucu bulunan, yırtıcı gece kuşlarının genel adı
-
[isim]
Başında, kulak yerinde iki sorgucu bulunan, yırtıcı gece kuşlarının genel adı
- BÖRTME
-
-
[isim]
Börtmek işi
-
[isim]
Börtmek işi
- BASILI
-
-
[sıfat]
Basılarak yerleştirilmiş
- "Peynir basılı küp."
-
Basımevinde basılmış, matbu
-
[sıfat]
Basılarak yerleştirilmiş
- BAĞNAZ
-
-
[sıfat]
Bir düşünceye, bir inanışa aşırı ölçüde bağlanıp ondan başka bir düşünce ve inanışı kabul etmeyen, mutaassıp, fanatik
-
[sıfat]
Bir düşünceye, bir inanışa aşırı ölçüde bağlanıp ondan başka bir düşünce ve inanışı kabul etmeyen, mutaassıp, fanatik
- BATICI
- ...
- BELALI
-
-
[sıfat]
Yorucu, üzücü, can sıkıcı
- "Bu belalı işin iyi gitmeye başlamasının daha ucundayız." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
Kavgacı, şirret
-
[isim]
Yolsuz kadının zorba dostu
- "Belalıları başından taşkın kadınlarla uğraşacak yaşta değiliz." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Yorucu, üzücü, can sıkıcı
- BOMBOZ
-
-
[sıfat]
Çok boz
-
[sıfat]
Çok boz
- BONBON
-
-
[isim]
Şerbet içinde kaynatılarak üzeri şekerle kaplanmış meyve
-
[isim]
Şerbet içinde kaynatılarak üzeri şekerle kaplanmış meyve
- BUKAĞI
-
-
[isim]
Ağır cezalıların ayaklarına takılıp ucuna pranga bağlanan demir halka
- "Bukağılı Babanın başı ucunda düşman zindanında taşıdığı bukağılar vardı." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
Kaçmaması için hayvanların ayağına takılan zincir, demir köstek
-
[isim]
Ağır cezalıların ayaklarına takılıp ucuna pranga bağlanan demir halka
- BOLİÇE
-
Kelime Kökeni : İbranice
-
[isim]
Yahudi kadını
- "Balat kapısından girdim içeri / Boliçeler oturmuş iki geçeli." (Halk türküsü)
-
[isim]
Yahudi kadını
- BORDRO
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir hesabın ayrıntılarını gösteren çizelge
- "Maaş bordrosu. Kasa bordrosu."
-
[isim]
Bir hesabın ayrıntılarını gösteren çizelge