Başında bır olan 24 kelime var. BIR ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde bır olan kelimeler listesine ya da sonu bır ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

BIRAKTIRABİLMEK

14 Harfli Kelimeler

BIRAKILABİLMEK, BIRAKILIVERMEK, BIRAKTIRABİLME

13 Harfli Kelimeler

BIRAKILABİLME, BIRAKILIVERME, BIRAKTIRILMAK

12 Harfli Kelimeler

BIRAKABİLMEK, BIRAKIVERMEK, BIRAKTIRILMA

11 Harfli Kelimeler

BIRAKABİLME, BIRAKIVERME, BIRAKTIRMAK

10 Harfli Kelimeler

BIRAKILMAK, BIRAKIŞMAK, BIRAKTIRMA

9 Harfli Kelimeler

BIRAKILIŞ, BIRAKILMA, BIRAKIŞMA

8 Harfli Kelimeler

BIRAKMAK

7 Harfli Kelimeler

BIRAKIM, BIRAKIŞ, BIRAKIT, BIRAKMA


Kelime bulma makinesi

B I R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

IR

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BIRAKTIRABİLMEK

  1. [-i] Bıraktırma imkânı veya olasılığı bulunmak

BIRAKTIRABİLME

  1. [isim] Bıraktırabilmek işi

BIRAKILABİLMEK

  1. [nsz] Bırakılma imkânı veya olasılığı bulunmak

BIRAKILIVERMEK

  1. [-e] Ansızın ve çabucak bırakılmak

BIRAKTIRILMAK

  1. [nsz] Bırakması sağlanmak

BIRAKILABİLME

  1. [isim] Bırakılabilmek işi

BIRAKILIVERME

  1. [isim] Bırakılıvermek işi

BIRAKTIRILMA

  1. [isim] Bıraktırılmak işi

BIRAKABİLMEK

  1. [-i] Bırakma imkânı veya olasılığı bulunmak

BIRAKIVERMEK

  1. [-i] Ansızın ve çabucak bırakmak

BIRAKABİLME

  1. [isim] Bırakabilmek işi

BIRAKIVERME

  1. [isim] Bırakıvermek işi

BIRAKTIRMAK

  1. [-i] Bırakmasını sağlamak, bırakmasına yol açmak

BIRAKILMAK

  1. [nsz] Bırakma işine konu olmak, terk edilmek
    • "Bırakılınca azat edilmiş bir kırlangıç gibi fırladı." (Sait Faik Abasıyanık)

BIRAKTIRMA

  1. [isim] Bıraktırmak işi

BIRAKIŞMAK

  1. [-i] Savaşma, çarpışma vb. durumları karşılıklı bırakmak, ateşkes yapmak, mütareke yapmak

BIRAKILMA

  1. [isim] Bırakılmak işi veya durumu

BIRAKILIŞ

  1. [isim] Bırakılma işi veya biçimi

BIRAKIŞMA

  1. [isim] Ateşkes

BIRAKMAK

  1. [-i] Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak
    • "Filan hekim dediler, geldi baktı, anlamadı / Bırak ki anlasalar var mı çare hiç, ne gezer." (Mehmet Akif Ersoy)
  2. [nsz] Koymak
    • "Mermer masaya bir yirmi beşlik bıraktı." (Tarık Buğra)
  3. Bir işi başka bir zamana ertelemek
    • "Gezmeyi haftaya bıraktık."
  4. Unutmak
    • "Acaba eldivenlerimi nerede bıraktım?"
  5. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek
  6. Saklamak, artırmak
    • "Paranın bir kısmını bırak!"
  7. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek
    • "Cemal Paşa'da anlamadığı işi ehline bırakmak meziyeti vardı." (Falih Rıfkı Atay)
  8. [nsz] Engel olmamak
    • "Bırak, burasını benim defterimden okuyayım." (Ömer Seyfettin)
  9. Sarkıtmak
    • "Saçlarını omzuna bırakmış."
  10. [nsz] Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak
    • "Hayata gözlerini kaparken ardında yedi yaşında bir oğul, on iki yaşında bir kız bırakıyordu." (Cahit Uçuk)
  11. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek
    • "Gerçekten sigarayı bıraktı, bıraktı ama huzuru da sükûnu da kalmadı." (Halide Edip Adıvar)
  12. [nsz] Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak
    • "Bu yazarın bir de Fransızca kitabını almıştım ama sıkılmış bırakıvermiştim." (Refik Halit Karay)
  13. [nsz] Bıyık veya sakal uzatmak
  14. [nsz] Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak
    • "Bıraksam acaba beyaz bir çift güvercin gibi uçarlar mı?" (Refik Halit Karay)
  15. Boşamak
    • "Bıraktıkları zevcelerini yine canları isterse tekrar alabilirler." (Ömer Seyfettin)
  16. Kötü bir durumda terk etmek
  17. Ayrılmak, terk etmek
    • "Mahalle arasındaki küçük dükkânını bırakarak karısını, şehrin başka bir tarafında bir eve yerleştirdi." (Peyami Safa)
  18. Sınıf geçirmemek, döndürmek
    • "Öğretmen üç tembel çocuğu bıraktı."
  19. [-e] Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek
    • "Başkalarına on ikiye veriyoruz ama, sana onar kuruştan bırakayım." (Memduh Şevket Esendal)
  20. [-i] Bakılmak, korunmak için vermek
    • "Eşyamı size bırakacağım."
  21. [nsz] Yanına almamak, yanında götürmemek
    • "Telgrafhanede bir zabit bırakarak işinin başına gitmesini rica ettim." (Atatürk)
  22. [-i] Sahiplik hakkını başkasına vermek
    • "Bizim komşu bütün malını Kızılay'a bırakmış."
  23. [nsz] Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak
  24. [nsz] Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek
    • "İz bırakmak. Leke bırakmak."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü