Sonunda aştırmak olan 14 harfli 89 kelime var. AŞTIRMAK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde aştırmak olan kelimeler listesine ya da başında aştırmak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A A I K M R T Ş Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
8 Harfli Kelimeler
AŞIRTMAK, AŞTIRMAK, TAŞIRMAK
7 Harfli Kelimeler
AKTARIM, AKTARIŞ, ARITMAK, AŞIRMAK, AŞIRTMA, AŞTIRMA, ATIŞMAK, KARIŞMA, KAŞITMA, KATIŞMA, TAKIŞMA, TAŞIMAK, TAŞIRMA
6 Harfli Kelimeler
AKIŞMA, AKITMA, ARATIŞ, ARITMA, ARTMAK, AŞIRMA, ATIŞMA, IRAMAK, IRKTAŞ, KARIMA, KARŞIT, KAŞIMA, KIRAAT, MAŞRIK, MATRAK, ŞAKIMA, TAŞIMA, TAŞMAK, TIKAMA
5 Harfli Kelimeler
AKŞAM, AKTAR, AKTAŞ, ARKIT, ARTIK, ARTIM, ARTIŞ, ARTMA, AŞMAK, ATMAK, ATMIK, IRAMA, IRMAK, KAMIŞ, KARAT, KARIŞ, KARMA, KARŞI, KAŞAR, KATAR, KATIM, KATIR, KATMA, KIRAT, KIRMA, MAKAT, MAKTA, MARAŞ, MARKA, MARTI, RAKAM, RAKIM, RAMAK, ŞAKIT, ŞAMAR, ŞARKI, ŞATIR, ŞIRAK, TAKIM, TAKMA
4 Harfli Kelimeler
AKAR, AKIM, AKIŞ, AKMA, AKRA, ARAK, ARIK, ARIŞ, ARKA, ARMA, ARTI, AŞAR, AŞIK, AŞIM, AŞIT, AŞMA, ATAK, ATAR, ATAŞ, ATIK, ATIM, ATIŞ, ATKI, ATMA, IRAK, KAMA, KARA, KARI, KART, KATI, KITA, MAAŞ, MARK, MARŞ, MART, MAŞA, RAKI, ŞAKA, ŞAMA, ŞARK
3 Harfli Kelimeler
AKA, AKI, AMA, ARA, ARI, ARK, ARŞ, ART, AŞI, AŞK, ATA, IRA, IRK, KAM, KAR, KAŞ, KAT, KIR, KIŞ, KIT, MAŞ, MAT, RAM, ŞAK, ŞAM, ŞAT, ŞIK, TAK, TAM, TAR, TAŞ, TIK, TIR
2 Harfli Kelimeler
AK, AM, AR, AŞ, AT, IR, MA, RA, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ALMANLAŞTIRMAK
- ...
- GETTOLAŞTIRMAK
- ...
- KOLAYLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Kolay bir duruma getirmek, güçlükleri ortadan kaldırmak
- "Tatbikatınızı kolaylaştıracak bir kitap herhâlde." (Etem İzzet Benice)
-
Bir işi sonuna yaklaştırmak
-
[-i]
Kolay bir duruma getirmek, güçlükleri ortadan kaldırmak
- UYSALLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Uysal duruma getirmek
-
[-i]
Uysal duruma getirmek
- ÇUKURLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Çukur duruma getirmek
- "... dudaklarını büzerek, dişleriyle dilini ısırarak, yanağını çukurlaştırarak mütemadiyen söylüyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[-i]
Çukur duruma getirmek
- ALÇAKLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Alçaklaşmasına sebep olmak
-
[-i]
Alçaklaşmasına sebep olmak
- SICAKLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Sıcak duruma getirmek
-
[-i]
Sıcak duruma getirmek
- BASIKLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Basık durumuna getirmek
- "Hoca, öfkenin belki de nefretin basıklaştırdığı, ıslığa benzettiği bir sesle tekrarladı." (Tarık Buğra)
-
[-i]
Basık durumuna getirmek
- APTALLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Aptallaşmasına sebep olmak, aptal duruma getirmek, ahmaklaştırmak
-
[-i]
Aptallaşmasına sebep olmak, aptal duruma getirmek, ahmaklaştırmak
- YASALLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Yasal duruma getirmek
-
[-i]
Yasal duruma getirmek
- KIVAMLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Bir maddeyi sıvıdan ayırarak kıvamlı duruma getirmek
-
[-i]
Bir maddeyi sıvıdan ayırarak kıvamlı duruma getirmek
- BODURLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Bodur duruma getirmek
-
[-i]
Bodur duruma getirmek
- TANRILAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Birini veya bir şeyi Tanrı diye tanımak, Tanrı yerine koymak
-
Aşırı derecede övmek
- "Seni öyle bir tanrılaştırarak müdafaa etti ki dinlemeliydin Ferit, şimdi utancından boğulurdun." (Peyami Safa)
-
[-i]
Birini veya bir şeyi Tanrı diye tanımak, Tanrı yerine koymak
- UYGARLAŞTIRMAK
- ...
- MEŞRULAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Meşru duruma getirmek
- "Bürokrasi bilhassa bizde tembelliği, kararsızlığı, kafasızlığı, kötü niyeti, bilgisizliği meşrulaştırmak demek olmuştur." (Falih Rıfkı Atay)
-
[-i]
Meşru duruma getirmek
- BRONZLAŞTIRMAK
- ...
- SIFATLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Bir sözü sıfat durumuna getirmek, sıfat olarak kullanmak
-
[-i]
Bir sözü sıfat durumuna getirmek, sıfat olarak kullanmak
- TOPAKLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Bir maddenin, bir cevherin en küçük parçalarını birbirine yapışık duruma getirmek
-
[-i]
Bir maddenin, bir cevherin en küçük parçalarını birbirine yapışık duruma getirmek
- KARARLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Bir konunun, bir işin herhangi bir yolda yapılmasıyla ilgili kesin düşünce belirlemek, tayin etmek
- "Yola çıkma gününü kararlaştırdılar." (Halide Edip Adıvar)
-
[-i]
Bir konunun, bir işin herhangi bir yolda yapılmasıyla ilgili kesin düşünce belirlemek, tayin etmek
- ÇABUKLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Bir işin yapılmasını hızlandırmak, aceleleştirmek, tesri etmek
- "Şimdi hükmü yerine getirmeyi çabuklaştıralım." (Kemal Tahir)
-
[-i]
Bir işin yapılmasını hızlandırmak, aceleleştirmek, tesri etmek