Başında ağı olan 7 harfli 11 kelime var. Ağı ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ağı olan kelimeler listesine ya da sonu ağı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ağı bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ağı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A I Ğ
3 Harfli Kelimeler
AĞI
2 Harfli Kelimeler
AĞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AĞIRŞAK
-
-
[isim]
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça
- "Ancak bu makalenin yazarı evinde, köyünde, bölgesinde iğ kullanılan birisi olarak kemikten bir ağırşakla karşılaşmamıştır."
-
Teker biçiminde yassı nesne; kurs (I)
- "Bu grup yalnızca irice bir çömleğin kırık gövde parçasından yapılmış bir ağırşakla temsil edilir."
-
[isim]
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça
- AĞIZLIK
-
-
[isim]
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç
- "Kiraz, bilir miydi ki günün birinde tütün diye bir ot çıkacak ve insanlar bunu içmek için dallarını kesip kesip ağızlık yapacak?"
-
Nefesli çalgılarda ağza gelen yer
-
Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes; huni
-
Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm
-
Kuyu bileziği
-
Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç
-
[ağızlardan]
Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılan kapak
-
[ağızlardan]
Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinden mekiğin geçtiği yer
-
[ağızlardan]
Bir şeyin başladığı yer
-
[isim]
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç
- AĞIZSIL
-
-
[sıfat]
Ağızla ilgili
-
[sıfat]
Ağızla ilgili
- AĞINMAK
-
-
[nesnesiz]
Hayvan yere yatıp yuvarlanmak
-
[nesnesiz]
Hayvan yere yatıp yuvarlanmak
- AĞIZSIZ
-
-
[sıfat]
Ağzı olmayan
-
[mecaz]
Yumuşak huylu, sessiz
- "Hiçbir şeycik demem, benim gibi ağızsız dul kadınların, saçı bitmedik yetimlerin beş on dirhem şekeri sana kan olsun, irin olsun!"
-
[sıfat]
Ağzı olmayan
- AĞIRLIK
-
-
[isim]
Ağır olma durumu; tartı
- "Taşın ağırlığı."
- "Yükün ağırlığı."
-
Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne
-
Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer
-
Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum
- "Havanın ağırlığı."
-
Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum
-
Bakınız takı
- "Kadın bütün ağırlığını takıp düğüne gitti."
-
Bakınız sorumluluk
- "Bu işin ağırlığını tek başıma yüklendim."
-
Bir kimse, bir grup vb.nin toplum içinde etkisinin fazla olması durumu
-
Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak
- "Şimdi bütün ağırlığı reklama vermeli."
-
[ağızlardan]
Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para veya armağan; kalın (II)
-
[mecaz]
Bakınız sıkıntı
- "Göğsümden asabi bir ağırlığın yükseldiğini, nefes aldırmayacak gibi boğazıma tıkandığını duyuyordum."
-
[mecaz]
Bakınız ağırbaşlılık
- "Çocuğa yıllar geçtikçe bir ağırlık geldi."
-
[mecaz]
Değerli olma durumu
- "Hediyenin ağırlığı."
-
[mecaz]
Uyuşukluk ve gevşeklik durumu
- "Beynime bir ağırlık peyda olmuştu."
-
[askerlik]
Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri
- "Akşama doğru, ağırlığın başında bezgin neferlere iş gördürmeye uğraşıyordum."
-
[fizik]
Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke; gravite
-
[spor]
Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori; sıklet
-
[isim]
Ağır olma durumu; tartı
- AĞIZCIL
-
-
[sıfat]
Ağızla ilgili olan; oral
-
[sıfat]
Ağızla ilgili olan; oral
- AĞIZOTU
-
-
[isim, eskimiş]
Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde; yem, yemleme
-
[isim, eskimiş]
Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde; yem, yemleme
- AĞITSAL
-
-
[sıfat]
Ağıtla ilgili, ağıt özelliği taşıyan
- "Şiirlerin ağıtsal niteliği ağır basmaktadır."
-
[sıfat]
Ağıtla ilgili, ağıt özelliği taşıyan
- AĞILAMA
-
-
[isim]
Bakınız zehirleme
-
[isim]
Bakınız zehirleme
- AĞIZDAN
-
-
[zarf]
Sözlü olarak
-
Ağız yoluyla
- "Haydi, dedi kız, şimdi benim bu çaldığımı sen ağızdan söyle, ben de gene çalgı ile çalayım."
-
[zarf]
Sözlü olarak