Başında ağı olan 4 harfli 7 kelime var. Ağı ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ağı olan kelimeler listesine ya da sonu ağı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ağı bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ağı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A I Ğ
3 Harfli Kelimeler
AĞI
2 Harfli Kelimeler
AĞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AĞIN
-
-
[isim]
Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri
- AĞIM
-
-
[isim]
Ayağın üstündeki tümsek yer
-
[isim]
Ayağın üstündeki tümsek yer
- AĞIL
-
-
[isim]
Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer; arkaç
- "Bir keçi kokusu sarmış ağıllarda çobanlarla arkadaş oldum."
-
[isim]
Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer; arkaç
- AĞIZ
-
-
[isim]
Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü
-
[isim]
Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü
- AĞIŞ
-
-
[isim]
Ağmak işi
- "Gençlikten orta yaşa, orta yaştan yaşlılığa ağışını birlikte yaşadığım bu ev..."
-
Su buharının ve başka gazların yerden havaya doğru çıkışı, yağış karşıtı
-
[isim]
Ağmak işi
- AĞIR
-
-
[sıfat]
Tartıda çok çeken; kilolu, sakil, hafif karşıtı
-
Çapı, boyutu büyük
- "Ağır top."
-
Bakınız yavaş
- "Adam ağır adımlarla gelip masanın başına geçiyor."
-
Bakınız yoğun
- "Evin sofasına girer girmez kendisini ağır bir duman karşıladı."
-
Çok az işiten (kulak)
-
[mecaz]
Gösterişi fazla olmayan, ciddi olan
- "Ağır kıyafeti ile muhite uymayan Canan'ın yanında, ne kadar rahat ve sadeydi."
-
Bakınız değerli
- "Hiçbir yerden bir ses çıkmamış, kimse bir söz söylememişti. Yalnız Yumru kendi kendine taş yerinde ağırdır dedi."
-
[mecaz]
Bakınız çetin
- "Denizcilik tarihinin en ağır sorumluluklarından birini üzerine alıyordu."
-
[mecaz]
Sıkıntı veren, bunaltan; sakil
- "Sanki ağır bir yükün altından kurtuldum."
-
[mecaz]
Dokunaklı, kırıcı, insanın gücüne giden
- "Kızmıştım, Keziban'a söylenecek şöyle ağır bir söz arıyordum."
-
[mecaz]
Bakınız ağırbaşlı
- "Bu, on dokuz yaşında ufak tefek bir kızdı fakat otuz yaşındaki bir insandan daha ağırdı."
-
[mecaz]
Keskin, boğucu (koku)
- "Bu koku, en hafif rüzgârla burnu kuvvetli bir adama uzaktan kendini hissettirecek kadar ağırdır."
-
Bakınız kısık
- "Ağaya pek duyurmak istemeyen ağır bir sesle kulağıma eğildi."
-
[mecaz]
Davranışları yavaş olan
-
[mecaz]
Sindirimi güç (yiyecek)
- "Ağır bir yemek."
-
[isim, spor]
Bakınız ağır sıklet
- "Yıllarca ağırda güreşti."
-
[zarf]
Yavaş bir biçimde
- "Cüneyt Bey sözlerini tartıyormuş gibi ağır söylüyordu."
-
[sıfat]
Tartıda çok çeken; kilolu, sakil, hafif karşıtı
- AĞIT
-
-
[isim]
Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi
- "Bir ağıtla mendillerinin, yazmalarının ucuna düğüm attılar."
-
[mecaz]
Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi
-
[edebiyat]
Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı; deme, sagu (II), mersiye
- "Rahman'ın sazı susmuş, okuduğu ağıt bitmiştir."
-
[isim]
Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi