Başında ağı olan 10 harfli 7 kelime var. Ağı ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ağı olan kelimeler listesine ya da sonu ağı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ağı bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ağı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A I Ğ
3 Harfli Kelimeler
AĞI
2 Harfli Kelimeler
AĞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AĞIRLIKSIZ
-
-
[sıfat]
Ağırlığı olmayan
-
[sıfat]
Ağırlığı olmayan
- AĞIZSIZLIK
-
-
[isim]
Ağızsız olma durumu
-
[isim]
Ağızsız olma durumu
- AĞIRLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Ağır duruma gelmek
- "Önceleri tüy gibi gelen herif, yol aldıkça bir ağırlaştı, bir ağırlaştı. Ben diyeyim beş ton, siz deyin on beş ton."
-
Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak
-
Gökyüzü bulutlu, karanlık, iç karartıcı bir hâl almak
- "Büsbütün ağırlaşmış bir hava içinde nerelerden geçtiğimizi artık fark etmiyorduk."
-
Bakınız yavaşlamak
- "Artık yavaş yavaş göçüyor, boyu kısalıyor, teni sararıyor, hareketleri ağırlaşıyordu."
-
Yiyecek bozulmaya yüz tutmak
- "Bu et yarına kalırsa ağırlaşır."
-
Organ görevini yapamaz duruma gelmek
-
Göz kapakları kapanmak üzere olmak
- "Önündeki kâğıda bir iki satır yazdıktan sonra göz kapakları ağırlaşıyor, hiçbir şey düşünemez oluyordu."
-
[mecaz]
Artan, çoğalan
- "Zaman geçtikçe hafifleyecek yerde daha ziyade ağırlaşan bir vicdan azabı duyarım."
-
[mecaz]
Gebe kadının doğurması yaklaşmak
- "Haziran ayı başında Mevhibe’nin hamileliği ağırlaştı."
-
[mecaz]
Ağırbaşlı hâle gelmek
-
[mecaz]
Bakınız güçleşmek
- "İşte bundan dolayı da gençliğin sorunları daha da ağırlaşıyor, büyüyor."
-
[mecaz]
Hasta tehlikeli duruma gelmek
- "Pek çok insan hastalıklarının başlangıcında komşuya, eczaneye, kırık çıkıkçıya, hocaya başvurmakta, olay önlenemez hâle gelip hasta ağırlaşınca hekime gelmektedir."
-
[nesnesiz]
Ağır duruma gelmek
- AĞIZLAŞMAK
-
-
[nesnesiz, -le, anatomi]
İki kan damarı birbiri içine açılmak
-
[nesnesiz, -le, anatomi]
İki kan damarı birbiri içine açılmak
- AĞIRLATMAK
-
-
[-e, -i]
Ağırlama işini yaptırmak
-
Ağır olmasını sağlamak
- "Bize daima büyük ve sarsıcı heyecanlardan, büyük kederlerden, büyük meyusluklardan sonra gelen o derin ve müdrik sükûn, o cesur soğukkanlılık mizacını birden değiştirmiş, ağırlatmıştı."
-
[-e, -i]
Ağırlama işini yaptırmak
- AĞILLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Toplanıp bir arada durmak
-
Çevresinde ağıl denen hale oluşmak; halelenmek
-
[nesnesiz]
Toplanıp bir arada durmak
- AĞIRLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Ağırlama işine konu olmak
- "Misafirler aslında bu odada ağırlanır ama biz şimdi rıhtıma çıkacağız."
-
[nesnesiz]
Ağırlama işine konu olmak