Sonunda açık olan 6 kelime var. AÇIK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde açık olan kelimeler listesine ya da başında açık olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

AĞZIAÇIK

6 Harfli Kelimeler

ALAÇIK, APAÇIK

5 Harfli Kelimeler

KAÇIK, SAÇIK

4 Harfli Kelimeler

AÇIK

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Açık Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A I K Ç

4 Harfli Kelimeler

AÇIK, AÇKI, ÇAKI, KAÇI

3 Harfli Kelimeler

AÇI, AKI, ÇAK, KAÇ, KIÇ

2 Harfli Kelimeler

AÇ, AK

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AĞZIAÇIK

  1. [isim] Afyonkarahisar, Emirdağ ve çevresine özgü olan, ince açılarak araları yağlanmış ve üst üste konulmuş yufkaların dikdörtgen parçalara ayrılıp içine mercimek, haşlanmış patates, kıyma vb. harç konulduktan sonra kenarları katlanıp ortası açık bırakılarak pişirilen bir tür börek; ağzıaçık börek
APAÇIK

  1. [sıfat] Çok açık, çok belirgin
    • "Apaçık bir yalanla kızı yanından uzaklaştırıyordu." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. [zarf] Çok açık olarak, çok belirgin biçimde
    • "Yeteneksizliğim apaçık ortada görülüp dururken babam neden keman öğrenmem konusunda böylesine direniyordu?" (Nadir Nadi)
ALAÇIK

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız çardak
    • "Pamuk ırgatları alaçıkların önüne oturmuşlar, koza çekiyorlardı." (Yaşar Kemal)
  2. Keçeden yapılan çadır
KAÇIK

  1. [sıfat] İlmeği kaçmış (çorap vb.)
  2. Bir yana kaçmış, kaymış
  3. [mecaz] Bazı davranışları dengesiz olan; zıvanasız
    • "Bu köşkün perileri de kaçık galiba." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  4. [isim] Çorabın ilmeği kaçmış yeri
SAÇIK

  1. [sıfat] Saçılmış, serpilmiş
AÇIK

  1. [sıfat] Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı
    • "Açık pencereden, pastırma yazının mavi ışıkları girmekte." (Erendiz Atasü)
  2. Engelsiz, serbest olan
    • "Açık yol."
  3. Örtüsüz, çıplak olan
    • "Yolcuların hepsi indikten sonra Mehmet Akif göründü, beni açık başıyla selamladı." (Ahmet Kabaklı)
  4. İçinde veya üstünde hiçbir şey bulunmayan
    • "Kâğıtta açık yer kalmadı."
  5. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev)
  6. Aralığı çok
    • "Açık adımlarla."
  7. Çalışır durumda olan
    • "Bazı dükkânları açık olan caddeden sola saptılar." (Ömer Seyfettin)
  8. Kolay anlaşılır; vazıh
    • "Açık, dobra sualleriyle karşısındakinin en azından keyfini kaçırır." (Emine Işınsu)
  9. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen
  10. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen
    • "Her çeşit kafa ve gönül fırtınalarına açık bir adamdı o." (Tarık Buğra)
  11. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı
    • "Açık sarı saçlı, zayıf bir kadın keman çalıyordu." (Ömer Seyfettin)
  12. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.)
    • "Kurnaz olan bazı sergiciler gençler için açık filmler göstermek suretiyle fazla müşteri toplama gayreti içine girerlerdi." (Temel Sönmez)
  13. [zarf] Belirgin bir biçimde
    • "İnsan, mağlubiyetini bu kadar açık kabul eder mi?" (Mahmut Yesari)
  14. [isim] Bir gereksinimin karşılanamaması durumu
    • "Bütçe açığı."
    • "Ülkenin doktor açığı."
  15. [isim] Belli bir yerin biraz uzağı
    • "Tren yolu nehrin açığından geçer."
  16. [isim] Denizin kıyıdan uzakça olan yeri
    • "Limanda bilinen gemiler, oysa açıklardadır." (Behçet Necatigil)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü