Sonunda açık olan 6 kelime var. AÇIK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde açık olan kelimeler listesine ya da başında açık olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
AĞZIAÇIK
ALAÇIK, APAÇIK
KAÇIK, SAÇIK
AÇIK
Açık Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
AÇIK, AÇKI, ÇAKI, KAÇI
3 Harfli Kelimeler
AÇI, AKI, ÇAK, KAÇ, KIÇ
2 Harfli Kelimeler
AÇ, AK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AĞZIAÇIK
-
-
[isim]
Afyonkarahisar, Emirdağ ve çevresine özgü olan, ince açılarak araları yağlanmış ve üst üste konulmuş yufkaların dikdörtgen parçalara ayrılıp içine mercimek, haşlanmış patates, kıyma vb. harç konulduktan sonra kenarları katlanıp ortası açık bırakılarak pişirilen bir tür börek; ağzıaçık börek
-
[isim]
Afyonkarahisar, Emirdağ ve çevresine özgü olan, ince açılarak araları yağlanmış ve üst üste konulmuş yufkaların dikdörtgen parçalara ayrılıp içine mercimek, haşlanmış patates, kıyma vb. harç konulduktan sonra kenarları katlanıp ortası açık bırakılarak pişirilen bir tür börek; ağzıaçık börek
- APAÇIK
-
-
[sıfat]
Çok açık, çok belirgin
- "Apaçık bir yalanla kızı yanından uzaklaştırıyordu."
-
[zarf]
Çok açık olarak, çok belirgin biçimde
- "Yeteneksizliğim apaçık ortada görülüp dururken babam neden keman öğrenmem konusunda böylesine direniyordu?"
-
[sıfat]
Çok açık, çok belirgin
- ALAÇIK
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız çardak
- "Pamuk ırgatları alaçıkların önüne oturmuşlar, koza çekiyorlardı."
-
Keçeden yapılan çadır
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız çardak
- KAÇIK
-
-
[sıfat]
İlmeği kaçmış (çorap vb.)
-
Bir yana kaçmış, kaymış
-
[mecaz]
Bazı davranışları dengesiz olan; zıvanasız
- "Bu köşkün perileri de kaçık galiba."
-
[isim]
Çorabın ilmeği kaçmış yeri
-
[sıfat]
İlmeği kaçmış (çorap vb.)
- SAÇIK
-
-
[sıfat]
Saçılmış, serpilmiş
-
[sıfat]
Saçılmış, serpilmiş
- AÇIK
-
-
[sıfat]
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı
- "Açık pencereden, pastırma yazının mavi ışıkları girmekte."
-
Engelsiz, serbest olan
- "Açık yol."
-
Örtüsüz, çıplak olan
- "Yolcuların hepsi indikten sonra Mehmet Akif göründü, beni açık başıyla selamladı."
-
İçinde veya üstünde hiçbir şey bulunmayan
- "Kâğıtta açık yer kalmadı."
-
Görevlisi olmayan, boş (iş, görev)
-
Aralığı çok
- "Açık adımlarla."
-
Çalışır durumda olan
- "Bazı dükkânları açık olan caddeden sola saptılar."
-
Kolay anlaşılır; vazıh
- "Açık, dobra sualleriyle karşısındakinin en azından keyfini kaçırır."
-
Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen
-
Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen
- "Her çeşit kafa ve gönül fırtınalarına açık bir adamdı o."
-
Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı
- "Açık sarı saçlı, zayıf bir kadın keman çalıyordu."
-
Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.)
- "Kurnaz olan bazı sergiciler gençler için açık filmler göstermek suretiyle fazla müşteri toplama gayreti içine girerlerdi."
-
[zarf]
Belirgin bir biçimde
- "İnsan, mağlubiyetini bu kadar açık kabul eder mi?"
-
[isim]
Bir gereksinimin karşılanamaması durumu
- "Bütçe açığı."
- "Ülkenin doktor açığı."
-
[isim]
Belli bir yerin biraz uzağı
- "Tren yolu nehrin açığından geçer."
-
[isim]
Denizin kıyıdan uzakça olan yeri
- "Limanda bilinen gemiler, oysa açıklardadır."
-
[sıfat]
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı