Sonunda aç olan 7 harfli 22 kelime var. AÇ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde aç olan kelimeler listesine ya da başında aç olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- UTANGAÇ
-
-
[sıfat]
Bir topluluk içinde gereken güven ve cesareti kendinde bulamayan, rahat konuşamayan ve rahat davranamayan; sıkılgan, utangan, mahcup
- "Bunlar çoğunlukla çekingen, utangaç olurlardı."
-
[sıfat]
Bir topluluk içinde gereken güven ve cesareti kendinde bulamayan, rahat konuşamayan ve rahat davranamayan; sıkılgan, utangan, mahcup
- İHTİYAÇ
-
Kelime Kökeni: Arapça iḥtiyāc
-
[isim]
Bakınız gereksinim
- "Ama unutmayalım ki tecessüslerimize yön veren ihtiyaçlarımızdır."
-
Güçlü istek
- "Şefkatten ölecek derecede hisli, içli bir hâlde bağrıma basmak ihtiyacında idim."
-
Yoksulluk, yokluk
- "İhtiyaç adamcağızın belini büktü."
-
[isim]
Bakınız gereksinim
- YIRTMAÇ
-
-
[isim]
Çoğunlukla etek, paça veya kol yeninde, dikilmemiş uzunca açıklık
-
[isim]
Çoğunlukla etek, paça veya kol yeninde, dikilmemiş uzunca açıklık
- GÜLAĞAÇ
-
-
[isim]
Aksaray iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Aksaray iline bağlı ilçelerden biri
- YIKAMAÇ
-
-
[isim]
Fotokopi makinelerinde veya fotoğraf basımı işinde kullanılan yıkama aleti
-
[isim]
Fotokopi makinelerinde veya fotoğraf basımı işinde kullanılan yıkama aleti
- KAPAMAÇ
-
-
[isim]
Kilit, sürgü, toka vb.ni kapalı tutmaya yarayan düzenek
-
[isim]
Kilit, sürgü, toka vb.ni kapalı tutmaya yarayan düzenek
- KÖRAĞAÇ
-
-
[isim]
Kontratablada orta katı oluşturan ve genellikle yumuşak ağaçlardan hazırlanan bölüm
-
Kontratablanın orta kısmında tabla kalınlığının en az yarısını oluşturan, yumuşak ağaçlardan değişik yöntemlerle elde edilen masif ağaç tabakası
-
[isim]
Kontratablada orta katı oluşturan ve genellikle yumuşak ağaçlardan hazırlanan bölüm
- İMTİZAÇ
-
Kelime Kökeni: Arapça imtizāc
-
[isim, eskimiş]
Bakınız uyum
-
Karşısındakiyle iyi geçinme
-
İki veya daha çok şeyin karışarak tek bir şey oluşturması; bağdaşma
- "Her şeyden evvel kendisinde tefekkürle hissin yüksek bir imtizacı fark ediliyordu."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız uyum
- TUTAMAÇ
-
-
[isim]
Bir şeyin tutulup çekilecek yeri
-
Tutunacak yer; tutamak
-
Telgraf veya elektrik direklerine rahat çıkmayı sağlayan ve ayağa takılan mahmuzlu araç
-
[isim]
Bir şeyin tutulup çekilecek yeri
- YALAVAÇ
-
-
[isim, eskimiş, din bilimi]
Bakınız peygamber
- "Yalavaç deyip duruyorsun. Yalavacın ne demek olduğunu bana söylesene... - Yalavaç, Tanrı’nın elçisidir."
-
[isim, eskimiş, din bilimi]
Bakınız peygamber
- İZDİVAÇ
-
Kelime Kökeni: Arapça izdivāc
-
[isim, eskimiş]
Bakınız evlenme
- "Ölümün bu izdivaçtan bin kat hayırlı olduğunu söylüyordu."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız evlenme
- DOKUNAÇ
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Birçok omurgasız hayvanın başında bulunan, dokunmaya, tutmaya yarayan hareketli uzantı
-
[isim, hayvan bilimi]
Birçok omurgasız hayvanın başında bulunan, dokunmaya, tutmaya yarayan hareketli uzantı
- DOLAMAÇ
-
-
[isim]
Dolambaçlı yol
- "Köyün dolamaçlarına vurmuş, yokuşu ağır ağır çıkıyorlardı."
-
[isim]
Dolambaçlı yol
- KAÇAKAÇ
-
-
[isim]
İki kişinin karşılıklı olarak gizlice sayı yazıp tahmin etmesine dayanan bir oyun
- "Çalışma saati gelene kadar, kimi bir köşede amiralbattı, kimi kaçakaç oynar, kimi incelemede karşılaştığı sorunu arkadaşları arasında tartışır, kimi fıkra anlatır."
-
[isim]
İki kişinin karşılıklı olarak gizlice sayı yazıp tahmin etmesine dayanan bir oyun
- İHTİLAÇ
-
Kelime Kökeni: Arapça iḫtilāc
-
[isim, eskimiş]
Bakınız çırpınma
- "Bütün zehirlenen köpeklerde görülen ihtilaçlarla kıvranmaya, çırpınmaya başlamıştı."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız çırpınma
- BEYAĞAÇ
-
-
[isim]
Denizli iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Denizli iline bağlı ilçelerden biri
- BULAMAÇ
-
-
[isim]
Sulu, cıvık hamur
-
Bu koyulukta yapılan çeşitli hamur yemekleri
- "Tatlı bulamaç."
-
[sıfat, mecaz]
Karışık, oradan buradan toplanmış
- "Az çok bulamaç olan romantizm şiirinin daha imbikten geçmiş taraflarına geldim."
-
[isim]
Sulu, cıvık hamur
- AYIRMAÇ
-
-
[isim]
Bir şeyi benzerlerinden ayırt etmeye yarayan durum veya öge; farika
-
[isim]
Bir şeyi benzerlerinden ayırt etmeye yarayan durum veya öge; farika
- SIRALAÇ
-
-
[isim]
Bakınız klasör
-
[isim]
Bakınız klasör
- AYIRTAÇ
-
-
[isim, fizik]
Bir dalga biçimindeki sıklık veya evre değişmelerini genlik değişmeleri olarak ortaya çıkaran alet
-
[isim, fizik]
Bir dalga biçimindeki sıklık veya evre değişmelerini genlik değişmeleri olarak ortaya çıkaran alet