Başında aç olan 10 harfli 15 kelime var. Aç ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde aç olan kelimeler listesine ya da sonu aç ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında aç bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AÇILIVERME

  1. [isim] Açılıvermek işi
    • "Tam odanın öbür ucuna doğru gidecekken kapının açılıvermesiyle ayağımın kayması bir oldu." (Özlem Türk)
AÇKILANMAK

  1. [nesnesiz] Açkı yapılmak; perdahlanmak
    • "Yüzeyler orta derecede açkılanmış ve çokluk kötü pişirilmişlerdir." (Refik Duru)
AÇIKGÖZLÜK

  1. [isim, mecaz] Bakınız açıkgözlülük
    • "Aslında ağanın öküzü öldü ölmesine de ağa açıkgözlük edip öküzü pazarda sattı." (İlyas Kurt)
AÇIMLANMAK

  1. [nesnesiz] Açımlama işine konu olmak
AÇTIRILMAK

  1. [nesnesiz] Açtırma işi yaptırılmak
    • "Askerî görevlilerden Yusuf Efendi adında bir yüzbaşı ile adını bilmediğim Hristiyan bir çilingire açtırıldı." (Ebubekir Hazım Tepeyran)
AÇIKLAŞMAK

  1. [nesnesiz] Açık duruma gelmek
    • "Gitgide şekiller daha açıklaştı, renk ve mana almaya başladı." (M. Turhan Tan)
  2. Rengi açılmak
AÇKILATMAK

  1. [-i] Açkı işi yaptırmak
AÇIKLANMAK

  1. [nesnesiz] Açıklama işi yapılmak
    • "Babasının silahlarını kullanmış olması da açıklanır böylece." (Ahmet Ümit)
AÇMAMAZLIK

  1. [isim] Bakınız açmazlık
AÇIKLAMALI

  1. [sıfat] Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı
    • "Açıklamalı deyimler."
AÇILABİLME

  1. [isim] Açılabilmek işi
    • "Görülüyor ki Cilo Dağı ve Hakkâri bölgesinin turizme açılabilmesi için yapılacak işlerden biri yoldur." (Reşat İzbırak)
AÇIKLAYICI

  1. [sıfat] Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan
    • "Bazı kadın yazarlarsa her şeyi göze alıp itirafçı, iç dünyalarını açıklayıcı bir yol seçerler." (Tomris Uyar)
  2. [dil bilgisi] Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler)
    • "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır.” cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır."
AÇINDIRMAK

  1. [-i] Açınmasını sağlamak
  2. [matematik] Bir cismin yüzeyini açarak bir düzlem üzerine yaymak; düzlemleştirmek
    • "Konileri açındırırız ama küreyi açındıramayız."
  3. [sinema, televizyon] Alıcıda kullanılan boş film üzerindeki gizli görüntüyü görülebilir biçime sokmak amacıyla filmi kimyasal işlemden geçirmek
AÇGÖZLÜLÜK

  1. [isim] Açgözlü olma durumu; açgözlük, doymazlık, gözü doymazlık, harislik, tamahkârlık, tamah
    • "Gönlü o kadar geniş imiş ki sair yoksullar gibi imarethaneden bir tas çorba içmeyi dahi açgözlülük sayarmış." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
AÇIKLATMAK

  1. [-e, -i] Açıklamasını sağlamak
    • "Hapishanemin duvarları arasında Asım Bey, on on bir yıllık, doymadan kalbimde toplanan istekleri birdenbire kalbimi parçalayacak, bütün varlığımı dağıtacak bir güçle açıklattı." (Halide Edip Adıvar)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü