Sonunda atmak olan 9 harfli 69 kelime var. ATMAK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde atmak olan kelimeler listesine ya da başında atmak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A A K M T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

ATMAK, KATMA, MAKAT, MAKTA, TAKMA

4 Harfli Kelimeler

AKMA, ATAK, ATMA, KAMA, TAAM, TAKA

3 Harfli Kelimeler

AKA, AMA, ATA, KAM, KAT, MAT, TAK, TAM

2 Harfli Kelimeler

AK, AM, AT, MA, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SAĞLATMAK
...
IŞILATMAK

  1. [-i] Parıldatmak

HARLATMAK

  1. [-i] Ateşi kuvvetlendirmek, alevlendirmek
    • "Şerefimize sobaya bir iki odunla bir kucak çalı atıp harlattılar." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Coşkunluk vermek, canlandırmak
    • "Millî Mücadele'de aç ve çıplak insanlarımızın yüreğinde alevler harlatmak için tek bir kıvılcım yetmişti." (Aydın Boysan)

YOLLATMAK

  1. [-i] Yollama işini yaptırmak

FISLATMAK

  1. [-i] Fıslama işini yaptırmak

COPLATMAK

  1. [-i] Coplama işini yaptırmak

TUZLATMAK
...
KAYNATMAK

  1. [-i] Kaynamasını sağlamak
    • "Kalksam, bir ıhlamur kaynatıp içsem." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Kaynak yaptırmak
  3. Unutturmak
    • "Ara sıra kendi gecikmelerini araya kaynatmak için beni birkaç gün izinle gönderiyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. Belli etmeden almak
  5. Konuşmak, sohbet etmek

TOPLATMAK

  1. [-i] Toplama işini yaptırmak

ŞAPLATMAK

  1. [-i] "Şap" diye ses çıkartmak
    • "Sonra, bir karış sakallı yüzünden dört beş defa şaplatarak öptü." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Sesli şamar vurmak
    • "Beyin bileğini yakalar, sonra da suratına tokadı şaplatır." (Salâh Birsel)

TIKLATMAK

  1. [-i] "Tık" sesi çıkararak hafifçe vurmak
    • "Kapıyı tıklattı."

BAŞLATMAK

  1. [-i] Başlamasına yol açmak
    • "Kendini küçük yaşta zorla kemana başlatan amcasını o anda şefkatle hatırladı." (Haldun Taner)
  2. Birinin kötü konuşmasına yol açmak

TINLATMAK

  1. [-i] Tınlamasına yol açmak

PARLATMAK

  1. [-i] Bir yüzeyi düzgün ve parlak duruma getirmek, parlamasını sağlamak
    • "Derdini anlayan birini bulmak sevinci küçük gözlerini parlatmıştı." (Halide Edip Adıvar)
  2. [nsz] İçki içmek
    • "Bir iki kadeh parlatmadan edemez."
  3. [nsz] Güzel, etkili, alışılmamış söz söylemek

HIRLATMAK

  1. [-i] Hırlamasına sebep olmak

SAPLATMAK
...
TAŞLATMAK

  1. [-i] Taş attırmak, taşa tutturmak

KUTLATMAK
...
ÇALKATMAK

  1. [-i] Çalkama işini yaptırmak

BOLLATMAK

  1. [-i] Bol duruma getirmek, genişletmek

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü