Sonunda ara olan 6 harfli 28 kelime var. ARA ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ara olan kelimeler listesine ya da başında ara olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ara Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ARA
2 Harfli Kelimeler
AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BAKARA
-
Kelime Kökeni: Fransızca baccara
-
[isim]
İskambil kâğıdı ile oynanan bir kumar
- "Geçenlerde bir iş adamı bakarada yüz bin liraya yakın para kaybetti."
-
[isim]
İskambil kâğıdı ile oynanan bir kumar
- MASARA
-
Kelime Kökeni: Arapça maʿṣara
-
[isim]
Küçük, dar yer veya hücre
- "Adına masara denen ayakyolu gibi taş bir hücreye yatırmışlar."
-
[isim]
Küçük, dar yer veya hücre
- ASMARA
-
-
[isim]
Eritre'nin başkenti
-
[isim]
Eritre'nin başkenti
- NUMARA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca numero
-
[isim]
Bir şeyin bir dizi içindeki yerini gösteren sayı, rakam
- "Tüm duyularım uyanık olarak trenimin rengini ve numarasını bulmaya çalışırdım."
-
Bakınız ölçü
- "Ayakkabısının numarasını gizliyor."
-
Benzer şeyleri ayırt etmek için her birinin üzerine işaret olarak yazılan sayı
-
Öğrenciye verilen not
- "Ben ki coğrafya derslerinde daima tam numara almış bir zabitim."
-
Okullarda öğrencileri birbirinden ayırt etmek için her birine verilen sayı
-
[mecaz]
Eğlendirici oyunlardan her biri
- "Bu numaralar da olmasa yazlık bahçelerin tadı olmayacak."
-
[argo]
Hile, düzen, dalavere, yalan
- "İlkin bütün bunların bir emperyalizm numarası olduğunu söyleyerek kesin bir karşı tavır koydu."
-
[isim]
Bir şeyin bir dizi içindeki yerini gösteren sayı, rakam
- MATARA
-
Kelime Kökeni: Arapça miṭhare
-
[isim]
Asker, sporcu, yolcu vb.nin kullandığı, genellikle askısı olan, deri, metal, cam veya plastikten yapılan su kabı
- "Çatlağın ilerisindeki kaynaktan da mataralara su doldurulmuş."
-
Bakınız suluk
-
[isim]
Asker, sporcu, yolcu vb.nin kullandığı, genellikle askısı olan, deri, metal, cam veya plastikten yapılan su kabı
- KAVARA
-
-
[isim, ağızlardan]
Balı alınmış petek
-
Kovanda özellikle kış aylarında arıların yemesi için bırakılan bal
-
[isim, ağızlardan]
Balı alınmış petek
- KANARA
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳinnāre
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kesimevi
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kesimevi
- KAZARA
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳażāʾ + Farsça -rā
-
[zarf]
Kaza sonucu, yanlışlıkla, bilmeden; kazaen, ezkaza
- "Kazara çarptım herifçioğluna, koyduğu şeytan minarelerinin üstüne kıçüstü düşüverdi."
-
Bakınız tesadüfen
- "Köşkün kapısından kazara postacı geçse sapsarı kesilirdi."
-
[zarf]
Kaza sonucu, yanlışlıkla, bilmeden; kazaen, ezkaza
- ŞUBARA
-
Kelime Kökeni: Sırpça
-
[isim]
Çuhadan yapılmış, yuvarlak tepeli ve dilimli eski bir kalpak
- "Efrada, Fransız ordusunun kıyafeti kabul edilmiş; kırmızı ceket, mavi pantolon, başlarına da kırmızı birer şubara giydirilmişti."
-
[isim]
Çuhadan yapılmış, yuvarlak tepeli ve dilimli eski bir kalpak
- ANKARA
-
-
[isim]
Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri, Türkiye'nin başkenti
-
[isim]
Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri, Türkiye'nin başkenti
- KİTARA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Genellikle altı telli olup telleri iki parmak arasında çekilerek çalınan bir tür çalgı
- "Züleyha, bazen gece yarısına doğru laternalar, kitara sesleriyle uykudan uyanır…"
-
[isim]
Genellikle altı telli olup telleri iki parmak arasında çekilerek çalınan bir tür çalgı
- MÜDARA
-
Kelime Kökeni: Arapça mudārā
-
[isim, eskimiş]
Yüze gülme, yüze gülücülük, dost gibi görünme
-
[isim, eskimiş]
Yüze gülme, yüze gülücülük, dost gibi görünme
- KAMARA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca camera
-
[isim, denizcilik]
Gemilerde oda
- "Annem kamaraya girdi, ben güverteye çıktım."
-
İngiltere yasama meclisi
-
[isim, denizcilik]
Gemilerde oda
- MADARA
-
Kelime Kökeni: Farsça madara
-
[sıfat, argo]
Kötü, sevimsiz
-
[sıfat, argo]
Kötü, sevimsiz
- SİNARA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, denizcilik]
Büyük zoka
-
[isim, denizcilik]
Büyük zoka
- EVCARA
-
Kelime Kökeni: Arapça evc + Farsça -ārā
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde bir makam
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde bir makam
- MAĞARA
-
Kelime Kökeni: Arapça maġāre
-
[isim]
Bir yamaca veya kaya içine doğru uzanan, barınak olarak kullanılabilen yer kovuğu; in (I)
- "Şu karşıki dağda derin bir mağara vardır."
-
[coğrafya, jeoloji]
Yer altında erime veya çökme sonucu oluşan boşlukların genel adı
-
[isim]
Bir yamaca veya kaya içine doğru uzanan, barınak olarak kullanılabilen yer kovuğu; in (I)
- KABARA
-
-
[isim]
Dayanıklılık sağlamak amacıyla, ayakkabıların altına çakılan, yassı ve iri başlı demir çivi
-
Süs olarak odaların ahşap bölümlerine, türlü biçimler yapmak için çakılan iri başlı, sarı çivi
-
Kumaş kaplı mobilyanın kenarındaki şeridin üzerine çakılan süslü çivi
-
[isim]
Dayanıklılık sağlamak amacıyla, ayakkabıların altına çakılan, yassı ve iri başlı demir çivi
- FUKARA
-
Kelime Kökeni: Arapça fuḳarā
- CİGARA
-
Kelime Kökeni: İspanyolca cigaro
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız sigara
- "Cigaralarından birini yakmaya davranmıştı, Abdi Bey monden bir telaşla ateş yetiştirdi."
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız sigara