Başında ara olan 7 harfli 18 kelime var. Ara ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ara olan kelimeler listesine ya da sonu ara ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ara bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ara Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ARA
2 Harfli Kelimeler
AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ARAYICI
-
-
[isim]
Bir şeyi aramayı iş edinen kimse
- "Define arayıcısı."
-
[gök bilimi]
İstenilen yıldızı teleskobun görüntüsü içine getirebilmek için büyük teleskoplara paralel olarak bağlanmış, görüş alanı geniş olan küçük teleskop
-
[isim]
Bir şeyi aramayı iş edinen kimse
- ARAZBAR
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿaraż + Farsça bār
-
[isim, müzik]
Türk müziğinde neva perdesi üzerindeki bayati makamı dizisi, çargâh üzerindeki rast beşlisi ve uşşak dörtlüsünden meydana gelen birleşik bir makam
-
[isim, müzik]
Türk müziğinde neva perdesi üzerindeki bayati makamı dizisi, çargâh üzerindeki rast beşlisi ve uşşak dörtlüsünden meydana gelen birleşik bir makam
- ARALAMA
-
-
[isim]
Aralamak işi
-
[isim]
Aralamak işi
- ARANMAK
-
-
[nesnesiz]
Arama işine konu olmak
- "Ertesi günü uygun pansiyon aranacaktı."
-
İsteklisi bulunmak
- "Çok aranan bir kitap."
-
Eksikliği duyulmak
- "Bugünlerde soba aranıyor."
-
Kendi kendine bir şeyler aramak
-
Şart koşulmak
- "Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli görevlerde çalışanların meslek kuruluşlarına girme mecburiyeti aranmaz."
-
Olumsuz, kötü davranışlarda bulunarak zor duruma düşmek
- "Sen aranıyorsun âdeta."
-
Kendisine eş veya sevgili aramak
-
[nesnesiz]
Arama işine konu olmak
- ARANJÖR
-
Kelime Kökeni: Fransızca arrangeur
-
[isim, müzik]
Bakınız düzenleyici
-
[isim, müzik]
Bakınız düzenleyici
- ARAÇSAL
-
-
[sıfat]
Araçla ilgili olan
-
Araç özelliği taşıyan
-
[sıfat]
Araçla ilgili olan
- ARATMAK
-
-
[-e, -i]
Arama işini bir başkasına yaptırmak
-
[mecaz]
Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek
- "Bana senden ayrı kaldığım günleri aratıyorsun."
-
[-e, -i]
Arama işini bir başkasına yaptırmak
- ARABESK
-
Kelime Kökeni: Fransızca arabesque
-
[sıfat]
Köyden kente göç eden toplulukların geleneksel yaşam tarzından çağdaş yaşam tarzına geçiş evresini yansıtan (kültür, sanat vb.)
-
[müzik]
Arap müziğine ait icra anlayışının Türk müziğine uygulanmasıyla oluşmuş, söz ağırlıklı (müzik)
- "Kahvehanenin kasetçalarında yanık sesli kadın arabesk bir şarkı söylüyordu, içerisi pek kalabalık değildi."
-
[mimarlık]
Bakınız girişik bezeme
-
[mimarlık]
Bu tarz süslemelerle bezenmiş olan
- "Çiçek demetleri, frizler ve kordonlar, arabesk levhalar bu cephelerde bazen yazıya pek az yer bırakır."
-
[sıfat]
Köyden kente göç eden toplulukların geleneksel yaşam tarzından çağdaş yaşam tarzına geçiş evresini yansıtan (kültür, sanat vb.)
- ARAÇSIZ
-
-
[sıfat]
Doğrudan doğruya yapılan veya olan; vasıtasız, bilavasıta
-
[zarf]
Doğrudan doğruya, araç olmaksızın, vasıtasız bir biçimde; bilavasıta
- "Oysa ben yazı makinesinin başına oturmadan, söz gelimi bulaşık yıkarken, sözle kurabilirim bir hikâyeyi, bir yazıyı. Bir ölçüde, araçsız da gerçekleştirebilirim yani."
-
[sıfat]
Doğrudan doğruya yapılan veya olan; vasıtasız, bilavasıta
- ARAPLIK
-
-
[isim]
Arap olma durumu
-
[isim]
Arap olma durumu
- ARAŞMAK
-
-
[-i]
Telefonla birbirini aramak
-
[-i]
Telefonla birbirini aramak
- ARABİST
-
Kelime Kökeni: Fransızca arabiste
-
[isim]
Arap dili ve edebiyatıyla uğraşan kimse
-
[isim]
Arap dili ve edebiyatıyla uğraşan kimse
- ARABACI
-
-
[isim]
Arabayı süren kimse
- "Her şey, arabacı ve atlar bile artık bizim neşemizin ahengiyle revanlaşırdı."
-
Araba yapan veya satan kimse
-
[isim]
Arabayı süren kimse
- ARAKİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿaraḳiyye
-
[isim, eskimiş]
Dervişlerin giydikleri, tiftikten yapılmış ince külah
- "Kadir Efendi kalemi arakiyesinin arasına soktu."
-
Bir tür küçük zurna
-
[isim, eskimiş]
Dervişlerin giydikleri, tiftikten yapılmış ince külah
- ARABAŞI
-
-
[isim]
Hindi veya tavuk etiyle hazırlanan, pişmiş ve dondurulmuş hamur ile birlikte yenen çorba
-
[isim]
Hindi veya tavuk etiyle hazırlanan, pişmiş ve dondurulmuş hamur ile birlikte yenen çorba
- ARABALI
-
-
[sıfat]
Arabası olan
-
[isim]
Bakınız arabalı vapur
-
[sıfat]
Arabası olan
- ARAPGİR
-
-
[isim]
Malatya iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Malatya iline bağlı ilçelerden biri
- ARAMİCE
-
-
[isim]
Sami dil ailesinin Batı lehçelerini içine alan ve MÖ 9. yüzyılda kullanılmaya başlanıp bugün bazı ağızları Anadolu’da Mardin, Kuzey Irak’ta Musul çevreleriyle İran’da Urmiye Gölü’nün doğu kıyılarında çok az kişi tarafından konuşulan yarı ölü bir dil; Aramca
-
[sıfat]
Bu dille yazılmış olan
-
[isim]
Sami dil ailesinin Batı lehçelerini içine alan ve MÖ 9. yüzyılda kullanılmaya başlanıp bugün bazı ağızları Anadolu’da Mardin, Kuzey Irak’ta Musul çevreleriyle İran’da Urmiye Gölü’nün doğu kıyılarında çok az kişi tarafından konuşulan yarı ölü bir dil; Aramca