Başında ara olan 6 harfli 24 kelime var. Ara ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ara olan kelimeler listesine ya da sonu ara ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ara bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ara Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ARA
2 Harfli Kelimeler
AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ARAKÇI
-
-
[sıfat, argo]
Araklayan, çalan (kimse)
-
[sıfat, argo]
Araklayan, çalan (kimse)
- ARAMCA
-
-
[isim]
Bakınız Aramice
-
[isim]
Bakınız Aramice
- ARAPÇA
-
-
[isim]
Sami dil ailesinin güney grubuna giren, Araplar ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da yaşayan bazı halklar tarafından kullanılan dil; Arabi
- "Boyuna Arapçayı andırır bir nağme mırıldanıyor."
-
[sıfat]
Bu dille yazılmış olan
- "Pazartesi, perşembe geceleri yatağında gizli gizli Arapça dua okurdu."
-
[isim]
Sami dil ailesinin güney grubuna giren, Araplar ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da yaşayan bazı halklar tarafından kullanılan dil; Arabi
- ARAKLI
-
-
[isim]
Trabzon iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Trabzon iline bağlı ilçelerden biri
- ARAROT
-
Kelime Kökeni: İngilizce arrowroot
-
[isim]
Sıcak iklimlerde yetişen maranta adlı kamıştan ve başka bitkilerin kökünden çıkarılan, çocuk maması yapmaya yarayan un
-
[isim]
Sıcak iklimlerde yetişen maranta adlı kamıştan ve başka bitkilerin kökünden çıkarılan, çocuk maması yapmaya yarayan un
- ARANMA
-
-
[isim]
Aranmak işi
- "Her akşam, üstlerinin aranmasına razı gelecek on işçi daha aldı."
-
[isim]
Aranmak işi
- ARANJE
-
Kelime Kökeni: Fransızca arrangé
-
[sıfat]
"Düzenlenmek" anlamında aranje etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
-
[sıfat]
"Düzenlenmek" anlamında aranje etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
- ARAYÜZ
-
-
[isim, bilişim]
Yazılım ile kullanıcının etkileşimini sağlamak üzere düzenlenmiş ekran görüntüsü
-
[isim, bilişim]
Yazılım ile kullanıcının etkileşimini sağlamak üzere düzenlenmiş ekran görüntüsü
- ARANIŞ
-
-
[isim]
Aranmak işi
-
[isim]
Aranmak işi
- ARANTI
-
-
[isim]
Aranılan çözüm
- "Günlük sorunların dışındaki her arantıyı, her tartışmayı, her merakı küçümseyen bir toplum, siyasetin değişmeyen budalalıklarıyla didişme uğraşını kaybettiği anda kendi gerçek yüzüyle karşılaşırdı."
-
[isim]
Aranılan çözüm
- ARAÇLI
-
-
[sıfat]
Araçla yapılan veya olan; vasıtalı
-
[sıfat]
Araçla yapılan veya olan; vasıtalı
- ARAŞMA
-
-
[isim]
Araşmak işi
-
[isim]
Araşmak işi
- ARALIK
-
-
[isim]
İki şey arasındaki mesafe, iki şeyin arasındaki boşluk; fasıla
- "İki masa arasında bir metre aralık var."
-
Elverişli durum, uygun fırsat
-
Bakınız koridor
-
Yılın on ikinci ayı; birinci kânun, ilk kânun, kânunuevvel
-
Bakınız tuvalet
-
Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık; espas
-
[sıfat]
Yarı açık, tam kapanmamış
- "Aralık kapıdan yatağı görmüştü demin."
-
[zarf]
Yarı açık olarak
- "İyice kararmış çarpık bir tahta kapı aralık duruyordu."
-
[ekonomi]
Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre
-
[fizik]
Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık
-
[müzik]
İki nota arasındaki perde uzaklığı
-
[müzik]
Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk
- "Portenin beş çizgisi arasında dört aralık vardır."
-
[spor]
Toplu beden eğitiminde art arda dizilenlerin arasındaki açıklık
-
[isim]
İki şey arasındaki mesafe, iki şeyin arasındaki boşluk; fasıla
- ARAYIŞ
-
-
[isim]
Aramak işi
- "Meydan tatminsizlerin tatmin arayışlarına mı kalırdı?"
-
[isim]
Aramak işi
- ARASIZ
-
-
[zarf]
Bakınız aralıksız
- "Gözleri birbiriyle karşılaştıkça gülümsüyordu arasız yaşlı kadına."
-
[zarf]
Bakınız aralıksız
- ARAŞİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca arachide
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız yer fıstığı
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız yer fıstığı
- ARASTA
-
Kelime Kökeni: Farsça rāste
-
[isim]
Çarşılarda veya alışveriş bölgelerinde aynı işi yapan esnafın bir arada bulunduğu bölüm
- "Belediye çavuşu yanında jandarma onbaşısı, çarşıyı ve arastaları dolaşmış, esnafa kepenk kapattırmıştır."
-
[isim]
Çarşılarda veya alışveriş bölgelerinde aynı işi yapan esnafın bir arada bulunduğu bölüm
- ARAFAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿarafāt
-
[isim]
Hacıların Kurban Bayramı'nın arife günü toplandıkları Mekke'nin doğusundaki tepe
-
[isim]
Hacıların Kurban Bayramı'nın arife günü toplandıkları Mekke'nin doğusundaki tepe
- ARABAN
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿarabān
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde neva perdesi üzerindeki bayati makamı seyrine uşşak dörtlüsü, hicaz beşlisine uşşak dörtlüsü ilavesinden meydana gelen bir makam
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde neva perdesi üzerindeki bayati makamı seyrine uşşak dörtlüsü, hicaz beşlisine uşşak dörtlüsü ilavesinden meydana gelen bir makam
- ARAMAK
-
-
[-i]
Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak
- "Dükkânın içinde gözleriyle bir şeyler aradı."
-
Bir yerde bir şey bulmak için bakmak, araştırmak
- "Ceplerini aramak."
-
Ziyarete, hatır sormaya gitmek
- "Bir kere düştün mü ne arayan olur ne soran!"
-
Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek
- "Seni çok arıyorum, Ziyacığım."
-
Önem verip istemek
- "Ben böyle şeyleri aramam."
-
Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek
- "Bir adam, mütemadiyen telefonu açıp kapayarak ısrarla bir yeri arıyor."
-
[mecaz]
Şart koşmak
-
[-i]
Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak