Başında ara olan 6 harfli 24 kelime var. Ara ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ara olan kelimeler listesine ya da sonu ara ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında ara bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ara Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A R

3 Harfli Kelimeler

ARA

2 Harfli Kelimeler

AR, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ARAKÇI

  1. [sıfat, argo] Araklayan, çalan (kimse)
ARAMCA

  1. [isim] Bakınız Aramice
ARAPÇA

  1. [isim] Sami dil ailesinin güney grubuna giren, Araplar ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da yaşayan bazı halklar tarafından kullanılan dil; Arabi
    • "Boyuna Arapçayı andırır bir nağme mırıldanıyor." (Sermet Muhtar Alus)
  2. [sıfat] Bu dille yazılmış olan
    • "Pazartesi, perşembe geceleri yatağında gizli gizli Arapça dua okurdu." (Aka Gündüz)
ARAKLI

  1. [isim] Trabzon iline bağlı ilçelerden biri
ARAROT

Kelime Kökeni: İngilizce arrowroot

  1. [isim] Sıcak iklimlerde yetişen maranta adlı kamıştan ve başka bitkilerin kökünden çıkarılan, çocuk maması yapmaya yarayan un
ARANMA

  1. [isim] Aranmak işi
    • "Her akşam, üstlerinin aranmasına razı gelecek on işçi daha aldı." (Lâtife Tekin)
ARANJE

Kelime Kökeni: Fransızca arrangé

  1. [sıfat] "Düzenlenmek" anlamında aranje etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
ARAYÜZ

  1. [isim, bilişim] Yazılım ile kullanıcının etkileşimini sağlamak üzere düzenlenmiş ekran görüntüsü
ARANIŞ

  1. [isim] Aranmak işi
ARANTI

  1. [isim] Aranılan çözüm
    • "Günlük sorunların dışındaki her arantıyı, her tartışmayı, her merakı küçümseyen bir toplum, siyasetin değişmeyen budalalıklarıyla didişme uğraşını kaybettiği anda kendi gerçek yüzüyle karşılaşırdı."
ARAÇLI

  1. [sıfat] Araçla yapılan veya olan; vasıtalı
ARAŞMA

  1. [isim] Araşmak işi
ARALIK

  1. [isim] İki şey arasındaki mesafe, iki şeyin arasındaki boşluk; fasıla
    • "İki masa arasında bir metre aralık var."
  2. Elverişli durum, uygun fırsat
  3. Bakınız koridor
  4. Yılın on ikinci ayı; birinci kânun, ilk kânun, kânunuevvel
  5. Bakınız tuvalet
  6. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık; espas
  7. [sıfat] Yarı açık, tam kapanmamış
    • "Aralık kapıdan yatağı görmüştü demin." (Oktay Akbal)
  8. [zarf] Yarı açık olarak
    • "İyice kararmış çarpık bir tahta kapı aralık duruyordu." (Çetin Altan)
  9. [ekonomi] Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre
  10. [fizik] Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık
  11. [müzik] İki nota arasındaki perde uzaklığı
  12. [müzik] Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk
    • "Portenin beş çizgisi arasında dört aralık vardır."
  13. [spor] Toplu beden eğitiminde art arda dizilenlerin arasındaki açıklık
ARAYIŞ

  1. [isim] Aramak işi
    • "Meydan tatminsizlerin tatmin arayışlarına mı kalırdı?" (Tarık Buğra)
ARASIZ

  1. [zarf] Bakınız aralıksız
    • "Gözleri birbiriyle karşılaştıkça gülümsüyordu arasız yaşlı kadına." (Füruzan)
ARAŞİT

Kelime Kökeni: Fransızca arachide

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız yer fıstığı
ARASTA

Kelime Kökeni: Farsça rāste

  1. [isim] Çarşılarda veya alışveriş bölgelerinde aynı işi yapan esnafın bir arada bulunduğu bölüm
    • "Belediye çavuşu yanında jandarma onbaşısı, çarşıyı ve arastaları dolaşmış, esnafa kepenk kapattırmıştır." (Tarık Buğra)
ARAFAT

Kelime Kökeni: Arapça ʿarafāt

  1. [isim] Hacıların Kurban Bayramı'nın arife günü toplandıkları Mekke'nin doğusundaki tepe
ARABAN

Kelime Kökeni: Arapça ʿarabān

  1. [isim, müzik] Klasik Türk müziğinde neva perdesi üzerindeki bayati makamı seyrine uşşak dörtlüsü, hicaz beşlisine uşşak dörtlüsü ilavesinden meydana gelen bir makam
ARAMAK

  1. [-i] Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak
    • "Dükkânın içinde gözleriyle bir şeyler aradı." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Bir yerde bir şey bulmak için bakmak, araştırmak
    • "Ceplerini aramak."
  3. Ziyarete, hatır sormaya gitmek
    • "Bir kere düştün mü ne arayan olur ne soran!" (Burhan Felek)
  4. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek
    • "Seni çok arıyorum, Ziyacığım." (Cahit Sıtkı Tarancı)
  5. Önem verip istemek
    • "Ben böyle şeyleri aramam."
  6. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek
    • "Bir adam, mütemadiyen telefonu açıp kapayarak ısrarla bir yeri arıyor." (Esat Mahmut Karakurt)
  7. [mecaz] Şart koşmak
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü