Sonunda ar olan 5 harfli 128 kelime var. AR ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ar olan kelimeler listesine ya da başında ar olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇALAR
-
-
[isim]
Farklılık veya anlam inceliği, nüans
-
[isim]
Farklılık veya anlam inceliği, nüans
- ASTAR
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat
- "Olmayacak nedenlerle yokuşa sürüyorlar adamı, işleri geciktiriyorlar ya da işin astarı yüzünden pahalıya geliyor." (Tahsin Yücel)
-
Sıvanacak, boyanacak yerlere boyadan önce sürülen kat
- "Siz hiç eski tahtalara yağlı boya yaptınız mı? / Bütün iş ilk çekilen boyadadır, astarda." (Behçet Necatigil)
-
Gemicilikte bir şeyi sağlamlaştırmak için kullanılan bez, halat, ağaç vb
-
[isim]
Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat
- HAZAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Barış
-
[isim]
Barış
- DAKAR
- ...
- DUVAR
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılan veya örülen dikey düzlem
-
Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılan engel
- "Karabaş, bostan duvarının gölgesinde öğle uykusuna serilir." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
Sonuç alınamayan yer
-
Engel
- "İki arkadaşın arasında aşılmaz bir duvar vardı."
-
Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma
-
[isim]
Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılan veya örülen dikey düzlem
- BEKAR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Diyezli veya bemollü bir sesin eski durumuna getirilmesini gösteren nota işareti
-
[isim]
Diyezli veya bemollü bir sesin eski durumuna getirilmesini gösteren nota işareti
- PINAR
-
-
[isim]
Yerden kaynayarak çıkan su, kaynak
- "Paşaoluk Yaylası'nın her bucağından bir pınar kaynar." (Refik Halit Karay)
-
Bu suyun çıktığı yer, kaynak, memba
-
Çeşme
-
[isim]
Yerden kaynayarak çıkan su, kaynak
- DÜÇAR
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Uğramış, yakalanmış, tutulmuş
-
[sıfat]
Uğramış, yakalanmış, tutulmuş
- ILGAR
-
-
[isim]
Dizginleri koyuverilmiş atın dörtnala koşması
- "Koşancalı Halil, ılgar ederek İstanbul kapısına kadar geldi." (Falih Rıfkı Atay)
-
Atla ansızın yapılan dolu dizgin saldırı
-
[isim]
Dizginleri koyuverilmiş atın dörtnala koşması
- DİNAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bahreyn, Cezayir, Irak, Kuveyt, Libya, Tunus, Ürdün ve eski Yugoslavya'da kullanılan para birimi
-
Yaklaşık olarak altın liranın dörtte biri değerinde olan eski bir para
-
[isim]
Bahreyn, Cezayir, Irak, Kuveyt, Libya, Tunus, Ürdün ve eski Yugoslavya'da kullanılan para birimi
- İŞMAR
-
-
[isim]
El, göz veya baş ile yapılan işaret
- "Yanındaki başka tarafa baktı, işmar geçti diye haraza da hazır." (Sermet Muhtar Alus)
-
[isim]
El, göz veya baş ile yapılan işaret
- ENSAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Hz. Muhammed'e hicret zamanında yardım eden Medineliler
-
[isim]
Hz. Muhammed'e hicret zamanında yardım eden Medineliler
- ISTAR
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Halı, kilim dokunan tezgâh
-
[isim]
Halı, kilim dokunan tezgâh
- HASAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Herhangi bir olayın yol açtığı kırılma, dökülme, yıkılma gibi zarar
- "Yağmur yollarda hasara yol açtı. Deprem çok hasar yaptı."
- "Bir lokomotifle iki vagon hasara uğramışlar." (Atilla İlhan)
-
[isim]
Herhangi bir olayın yol açtığı kırılma, dökülme, yıkılma gibi zarar
- RÖGAR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Kanalizasyona inmek ve tıkanıklığı gidermek üzere yapılmış özel baca
-
[isim]
Kanalizasyona inmek ve tıkanıklığı gidermek üzere yapılmış özel baca
- BATAR
-
-
[isim]
Zatürre
-
[isim]
Zatürre
- İHZAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Hazırlama, hazır etme
-
[isim]
Hazırlama, hazır etme
- BAHAR
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
İlkbahar
- "Biz çiçeği bahardan bahara görürüz." (Tarık Buğra)
-
Bu mevsimde ağaçlarda açan çiçekler ve yapraklar
-
Gençlik dönemi
-
[isim]
İlkbahar
- ŞAMAR
-
-
[isim]
Açık elle yüze vurulan tokat, beşkardeş
- "Çavuş onun omzuna kuvvetli bir şamar indirdi." (Reşat Enis)
- "Sağ avcumun bir şamar patlatmak için nasıl kaşındığını hâlâ unutmuyorum." (Tomris Uyar)
-
[isim]
Açık elle yüze vurulan tokat, beşkardeş
- HIYAR
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Kabakgillerden, uzun, iri meyveli, sürüngen, bir yıllık otsu bir bitki (Cucumis sativus)
-
Bu bitkinin iri, yeşil ürünü, salatalık
-
[sıfat]
Kaba saba, görgüsüz, budala
-
[isim]
Kabakgillerden, uzun, iri meyveli, sürüngen, bir yıllık otsu bir bitki (Cucumis sativus)