Başında ar olan 6 harfli 63 kelime var. Ar ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ar olan kelimeler listesine ya da sonu ar ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ar bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ar Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ARALIK
-
-
[isim]
İki şey arasındaki mesafe, iki şeyin arasındaki boşluk; fasıla
- "İki masa arasında bir metre aralık var."
-
Elverişli durum, uygun fırsat
-
Bakınız koridor
-
Yılın on ikinci ayı; birinci kânun, ilk kânun, kânunuevvel
-
Bakınız tuvalet
-
Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık; espas
-
[sıfat]
Yarı açık, tam kapanmamış
- "Aralık kapıdan yatağı görmüştü demin."
-
[zarf]
Yarı açık olarak
- "İyice kararmış çarpık bir tahta kapı aralık duruyordu."
-
[ekonomi]
Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre
-
[fizik]
Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık
-
[müzik]
İki nota arasındaki perde uzaklığı
-
[müzik]
Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk
- "Portenin beş çizgisi arasında dört aralık vardır."
-
[spor]
Toplu beden eğitiminde art arda dizilenlerin arasındaki açıklık
-
[isim]
İki şey arasındaki mesafe, iki şeyin arasındaki boşluk; fasıla
- ARINMA
-
-
[isim]
Bakınız temizlenme
- "Ramazan'ın bu alışkanlıklardan bir çırpıda arınması düşünülebilir mi?"
-
[felsefe]
Ruhun tutkulardan temizlenmesi
-
[felsefe]
Duyguların sanat yoluyla arı duruma getirilmesi
-
[isim]
Bakınız temizlenme
- ARKAİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca archaïque
-
[sıfat]
Güzel sanatlarda klasik çağ öncesinden kalan
-
[dil bilgisi]
Bakınız eskicil
- "Konusu tarihe yönelik kitaplarda bir tarz olarak dilin de arkaik bir anlatıma yöneldiğini biliyoruz."
-
[sıfat]
Güzel sanatlarda klasik çağ öncesinden kalan
- ARANMA
-
-
[isim]
Aranmak işi
- "Her akşam, üstlerinin aranmasına razı gelecek on işçi daha aldı."
-
[isim]
Aranmak işi
- ARDİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça arżiyye
-
[isim]
Evlerde kullanılmayan, saklanması gereken eşyaların konulduğu bölüm
- "Eskiden yaptıklarının hiçbirini kendisi beğenmediği için ortaya çıkarıp evin duvarlarına asmıyor, hepsi apartmanın çatısındaki ardiyede duruyor."
-
Genellikle ticaret eşyasının saklandığı yer; depo
- "Ardiyeler ağız ağıza dolmuştu."
-
Böyle bir yerde saklanılan eşya için ödenen ücret
-
[isim]
Evlerde kullanılmayan, saklanması gereken eşyaların konulduğu bölüm
- ARANIŞ
-
-
[isim]
Aranmak işi
-
[isim]
Aranmak işi
- ARKALI
-
-
[sıfat]
Arkası olan
-
[mecaz]
Koruyanı, dayanağı olan; pistonlu, iltimaslı
- "Kadronun dört yüzden yukarısı masabaşında bile oturmayan arkalıların."
-
[sıfat]
Arkası olan
- ARANJE
-
Kelime Kökeni: Fransızca arrangé
-
[sıfat]
"Düzenlenmek" anlamında aranje etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
-
[sıfat]
"Düzenlenmek" anlamında aranje etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
- ARMADA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca armata
-
[isim, denizcilik]
Bakınız donanma
- "... nasıl karmakarışık bir armadayı didik didik böyle savuşturmuş ki bize kadar getirip önümüze yığdığı şeylerin hiçbirini asıl kendi çehrelerinde tanımamıza imkân yoktu."
-
[isim, denizcilik]
Bakınız donanma
- ARGALİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca argali
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız yaban koyunu
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız yaban koyunu
- ARAMAK
-
-
[-i]
Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak
- "Dükkânın içinde gözleriyle bir şeyler aradı."
-
Bir yerde bir şey bulmak için bakmak, araştırmak
- "Ceplerini aramak."
-
Ziyarete, hatır sormaya gitmek
- "Bir kere düştün mü ne arayan olur ne soran!"
-
Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek
- "Seni çok arıyorum, Ziyacığım."
-
Önem verip istemek
- "Ben böyle şeyleri aramam."
-
Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek
- "Bir adam, mütemadiyen telefonu açıp kapayarak ısrarla bir yeri arıyor."
-
[mecaz]
Şart koşmak
-
[-i]
Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak
- ARİYET
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿāriyet
-
[isim, hukuk]
Belli bir taşınır malın kullanımının geri verilmek şartıyla bedelsiz olarak bir kimseye bırakılması
-
[eskimiş]
Bakınız ödünçleme
- "Öteden beriden ariyet de bir şeyler buluruz."
-
[isim, hukuk]
Belli bir taşınır malın kullanımının geri verilmek şartıyla bedelsiz olarak bir kimseye bırakılması
- ARABAN
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿarabān
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde neva perdesi üzerindeki bayati makamı seyrine uşşak dörtlüsü, hicaz beşlisine uşşak dörtlüsü ilavesinden meydana gelen bir makam
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde neva perdesi üzerindeki bayati makamı seyrine uşşak dörtlüsü, hicaz beşlisine uşşak dörtlüsü ilavesinden meydana gelen bir makam
- ARAROT
-
Kelime Kökeni: İngilizce arrowroot
-
[isim]
Sıcak iklimlerde yetişen maranta adlı kamıştan ve başka bitkilerin kökünden çıkarılan, çocuk maması yapmaya yarayan un
-
[isim]
Sıcak iklimlerde yetişen maranta adlı kamıştan ve başka bitkilerin kökünden çıkarılan, çocuk maması yapmaya yarayan un
- ARATMA
-
-
[isim]
Aratmak işi
-
[isim]
Aratmak işi
- ARAKÇI
-
-
[sıfat, argo]
Araklayan, çalan (kimse)
-
[sıfat, argo]
Araklayan, çalan (kimse)
- ARIKÇI
-
-
[isim]
Su yolu yapan kimse
- "O günlerde on beş liraydı usta bir arıkçının gündeliği."
-
[isim]
Su yolu yapan kimse
- ARTROZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca arthrose
-
[isim, tıp]
Genellikle şekil bozucu, iltihapsız, süreğen eklem hastalığı
-
[isim, tıp]
Genellikle şekil bozucu, iltihapsız, süreğen eklem hastalığı
- ARTOVA
-
-
[isim]
Tokat iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Tokat iline bağlı ilçelerden biri
- ARTRİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca arthrite
-
[isim, tıp]
Eklemlerde görülen romatizma
-
[isim, tıp]
Eklemlerde görülen romatizma