Başında ar olan 6 harfli 63 kelime var. Ar ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ar olan kelimeler listesine ya da sonu ar ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında ar bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ar Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A R

2 Harfli Kelimeler

AR, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ARALIK

  1. [isim] İki şey arasındaki mesafe, iki şeyin arasındaki boşluk; fasıla
    • "İki masa arasında bir metre aralık var."
  2. Elverişli durum, uygun fırsat
  3. Bakınız koridor
  4. Yılın on ikinci ayı; birinci kânun, ilk kânun, kânunuevvel
  5. Bakınız tuvalet
  6. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık; espas
  7. [sıfat] Yarı açık, tam kapanmamış
    • "Aralık kapıdan yatağı görmüştü demin." (Oktay Akbal)
  8. [zarf] Yarı açık olarak
    • "İyice kararmış çarpık bir tahta kapı aralık duruyordu." (Çetin Altan)
  9. [ekonomi] Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre
  10. [fizik] Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık
  11. [müzik] İki nota arasındaki perde uzaklığı
  12. [müzik] Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk
    • "Portenin beş çizgisi arasında dört aralık vardır."
  13. [spor] Toplu beden eğitiminde art arda dizilenlerin arasındaki açıklık
ARINMA

  1. [isim] Bakınız temizlenme
    • "Ramazan'ın bu alışkanlıklardan bir çırpıda arınması düşünülebilir mi?" (Necati Cumalı)
  2. [felsefe] Ruhun tutkulardan temizlenmesi
  3. [felsefe] Duyguların sanat yoluyla arı duruma getirilmesi
ARKAİK

Kelime Kökeni: Fransızca archaïque

  1. [sıfat] Güzel sanatlarda klasik çağ öncesinden kalan
  2. [dil bilgisi] Bakınız eskicil
    • "Konusu tarihe yönelik kitaplarda bir tarz olarak dilin de arkaik bir anlatıma yöneldiğini biliyoruz." (Alemdar Yalçın)
ARANMA

  1. [isim] Aranmak işi
    • "Her akşam, üstlerinin aranmasına razı gelecek on işçi daha aldı." (Lâtife Tekin)
ARDİYE

Kelime Kökeni: Arapça arżiyye

  1. [isim] Evlerde kullanılmayan, saklanması gereken eşyaların konulduğu bölüm
    • "Eskiden yaptıklarının hiçbirini kendisi beğenmediği için ortaya çıkarıp evin duvarlarına asmıyor, hepsi apartmanın çatısındaki ardiyede duruyor." (Gaye Boralıoğlu)
  2. Genellikle ticaret eşyasının saklandığı yer; depo
    • "Ardiyeler ağız ağıza dolmuştu." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. Böyle bir yerde saklanılan eşya için ödenen ücret
ARANIŞ

  1. [isim] Aranmak işi
ARKALI

  1. [sıfat] Arkası olan
  2. [mecaz] Koruyanı, dayanağı olan; pistonlu, iltimaslı
    • "Kadronun dört yüzden yukarısı masabaşında bile oturmayan arkalıların." (Rıfat Ilgaz)
ARANJE

Kelime Kökeni: Fransızca arrangé

  1. [sıfat] "Düzenlenmek" anlamında aranje etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
ARMADA

Kelime Kökeni: İtalyanca armata

  1. [isim, denizcilik] Bakınız donanma
    • "... nasıl karmakarışık bir armadayı didik didik böyle savuşturmuş ki bize kadar getirip önümüze yığdığı şeylerin hiçbirini asıl kendi çehrelerinde tanımamıza imkân yoktu." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
ARGALİ

Kelime Kökeni: Fransızca argali

  1. [isim, hayvan bilimi] Bakınız yaban koyunu
ARAMAK

  1. [-i] Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak
    • "Dükkânın içinde gözleriyle bir şeyler aradı." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Bir yerde bir şey bulmak için bakmak, araştırmak
    • "Ceplerini aramak."
  3. Ziyarete, hatır sormaya gitmek
    • "Bir kere düştün mü ne arayan olur ne soran!" (Burhan Felek)
  4. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek
    • "Seni çok arıyorum, Ziyacığım." (Cahit Sıtkı Tarancı)
  5. Önem verip istemek
    • "Ben böyle şeyleri aramam."
  6. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek
    • "Bir adam, mütemadiyen telefonu açıp kapayarak ısrarla bir yeri arıyor." (Esat Mahmut Karakurt)
  7. [mecaz] Şart koşmak
ARİYET

Kelime Kökeni: Arapça ʿāriyet

  1. [isim, hukuk] Belli bir taşınır malın kullanımının geri verilmek şartıyla bedelsiz olarak bir kimseye bırakılması
  2. [eskimiş] Bakınız ödünçleme
    • "Öteden beriden ariyet de bir şeyler buluruz." (Sait Faik Abasıyanık)
ARABAN

Kelime Kökeni: Arapça ʿarabān

  1. [isim, müzik] Klasik Türk müziğinde neva perdesi üzerindeki bayati makamı seyrine uşşak dörtlüsü, hicaz beşlisine uşşak dörtlüsü ilavesinden meydana gelen bir makam
ARAROT

Kelime Kökeni: İngilizce arrowroot

  1. [isim] Sıcak iklimlerde yetişen maranta adlı kamıştan ve başka bitkilerin kökünden çıkarılan, çocuk maması yapmaya yarayan un
ARATMA

  1. [isim] Aratmak işi
ARAKÇI

  1. [sıfat, argo] Araklayan, çalan (kimse)
ARIKÇI

  1. [isim] Su yolu yapan kimse
    • "O günlerde on beş liraydı usta bir arıkçının gündeliği." (Necati Cumalı)
ARTROZ

Kelime Kökeni: Fransızca arthrose

  1. [isim, tıp] Genellikle şekil bozucu, iltihapsız, süreğen eklem hastalığı
ARTOVA

  1. [isim] Tokat iline bağlı ilçelerden biri
ARTRİT

Kelime Kökeni: Fransızca arthrite

  1. [isim, tıp] Eklemlerde görülen romatizma
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü