Başında ar olan 5 harfli 43 kelime var. Ar ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ar olan kelimeler listesine ya da sonu ar ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ar bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ar Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ARIZİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿāriżī
-
[sıfat, eskimiş]
Sonradan olan, dıştan gelen
-
Bakınız geçici
- "Yoksa, arızi bir şeydir ihtiyarlık ve sonu gençliktir."
-
[sıfat, eskimiş]
Sonradan olan, dıştan gelen
- ARSUZ
-
-
[isim]
Hatay iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Hatay iline bağlı ilçelerden biri
- ARKIT
-
-
[isim, ağızlardan]
Köy evlerinde kapıların arkasına konulan kalın kuşak; argıt
-
[isim, ağızlardan]
Köy evlerinde kapıların arkasına konulan kalın kuşak; argıt
- ARALI
-
-
[sıfat]
Bakınız aralıklı
-
[sıfat]
Bakınız aralıklı
- ARABA
-
-
[isim]
Tekerlekli, motorlu veya motorsuz her türlü kara taşıtı
- "Türk olduğumu aklına getirmeden boyuna söylenip duruyordu arabanın arka koltuğunda."
-
[sıfat]
Bu taşıtın aldığı miktarda olan
- "İki araba saman. Bir araba kömür."
-
[isim]
Tekerlekli, motorlu veya motorsuz her türlü kara taşıtı
- ARSIZ
-
-
[sıfat]
Utanması, sıkılması olmayan, yılışık, yüzsüz (kimse); yalaka
- "Arsız ve aptal mahalle çocuğu rolüne çıkmıştı."
-
Açgözlü davranan (kimse)
-
[mecaz]
Kolayca üreyebilen (bitki)
- "Annem hep eker; arsız bitki, çabuk ürüyor."
-
[sıfat]
Utanması, sıkılması olmayan, yılışık, yüzsüz (kimse); yalaka
- ARTIŞ
-
-
[isim]
Artmak işi; artım
- "Bu artış nicelik bakımından olduğu kadar nitelikte de görüldü."
-
[isim]
Artmak işi; artım
- ARIZA
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿāriża
-
[isim]
Bakınız aksaklık
-
Bakınız bozulma
- "Bana göre yola devama mâni bir arıza değildi."
-
[coğrafya]
Bakınız engebe
-
[müzik]
Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek, alçaltmak veya eski durumuna getirmek için notanın soluna konulan diyez, bemol ve bekar işaretlerinin ortak adı
-
[sıfat, mecaz]
Uyumsuz, düzeni bozan, sıkıntı çıkaran (kişi)
-
[isim]
Bakınız aksaklık
- ARGIN
-
-
[sıfat]
Yorgun, bitkin, mecalsiz durumda olan
- "Şimdi kadının argın, uçuk benzi, yorgun, düşük kımıldanışı daha ziyade görünüyordu."
-
[sıfat]
Yorgun, bitkin, mecalsiz durumda olan
- ARGIT
-
- ARİFE
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿarefe
-
[isim]
Belirli bir günün, olayın bir önceki günü veya ona yakın günler; ön gün
- "Bazı ramazan ve bayram arifelerinde teyzelerim beni Eyüp'teki aile mezarlığına götürürlerdi."
-
Bakınız arife günü
-
[isim]
Belirli bir günün, olayın bir önceki günü veya ona yakın günler; ön gün
- ARABİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿarabī
-
[isim]
Bakınız Arapça
-
[sıfat]
Araplara özgü olan
-
[isim]
Bakınız Arapça
- ARTMA
-
-
[isim]
Artmak işi; tezayüt
- "Tiyatrolar sayıca arttı, bunun sonucu seyirci sayısında da artma oldu."
-
[isim]
Artmak işi; tezayüt
- AREFE
-
-
[isim]
Bakınız arife
-
[isim]
Bakınız arife
- ARŞİV
-
Kelime Kökeni: Fransızca archives
-
[isim]
Belge veya yazıların saklandığı yer; belgelik
- "Ölümsüzlük mitleri arşivimde özel bir yer kaplıyor. Mutlaka göz atmalısınız."
-
[isim]
Belge veya yazıların saklandığı yer; belgelik
- ARŞIN
-
-
[isim]
Yaklaşık 68 santimetreye eşit olan uzunluk ölçüsü
- "Bu duvarlar yerden bir arşın kadar yüksek, üstünde güzel bir parmaklığı olan duvarlardı."
-
Bu uzunluk ölçüsüne göre ölçüm yapan, demirden, çelikten veya tahtadan alet
-
[isim]
Yaklaşık 68 santimetreye eşit olan uzunluk ölçüsü
- ARİYA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca aria
-
[isim, denizcilik]
Sancağı, yelkeni veya sereni direkten aşağı alma
-
[isim, denizcilik]
Sancağı, yelkeni veya sereni direkten aşağı alma
- ARKOZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca arkose
-
[isim, jeoloji]
Birleşiminde feldspat bulunan, kum taşı türünden bir tortul kayaç
- "Değirmen taşları sert arkozdan yapılır."
-
[isim, jeoloji]
Birleşiminde feldspat bulunan, kum taşı türünden bir tortul kayaç
- ARICI
-
-
[isim]
Bal almak için arı yetiştiren kimse
-
[isim]
Bal almak için arı yetiştiren kimse
- ARENA
-
Kelime Kökeni: Fransızca arène
-
[isim]
Boğa güreşi, yarış, oyun vb. gösteriler yapılan alan
- "Bu sayede arenada dövüşecek olan gladyatörler birdenbire ortada belirebilecekti."
-
[mecaz]
Siyasi çekişmelerin geçtiği yer
-
[isim]
Boğa güreşi, yarış, oyun vb. gösteriler yapılan alan