Sonunda anmak olan 9 harfli 112 kelime var. ANMAK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde anmak olan kelimeler listesine ya da başında anmak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A A K M N Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

AKMAN, ANMAK, KAMAN, KANMA

4 Harfli Kelimeler

AKMA, AMAN, ANAM, ANKA, ANMA, KAMA, KANA, MANA

3 Harfli Kelimeler

AKA, AMA, ANA, KAM, KAN, NAM

2 Harfli Kelimeler

AK, AM, AN, MA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YAŞLANMAK

  1. [nsz] Yaşı ilerlemek, ihtiyarlamak
    • "Allahın takdiri bilinmez ama ben seni hayli yaşlanmış görüyorum." (Tarık Buğra)

SAPLANMAK

  1. [-e] Hızla batmak
    • "Ok bacağına saplandı."
  2. Batma sonucu hareket edemez olmak, batıp kalmak
    • "Dönüşte Zeytinburnu açıklarında kara saplandık." (Yusuf Ziya Ortaç)
  3. Bir şeyle ilgisini kesmemek, takılıp kalmak
    • "Mistik olmayan felsefe görünüşünde de tamamen H. Spencer'e saplanmış kalmıştı." (Haldun Taner)

TATLANMAK

  1. [nsz] Tat kazanmak, tadı gelmek, olgunlaşmak

YAĞLANMAK

  1. [nsz] Yağlama işi yapılmak, yağ sürülmek, yağ konulmak
  2. Yağ oluşmak
    • "... şişman denilecek kadar etlenmiş, toplanmış, yağlanmış bir hanım var." (Memduh Şevket Esendal)
  3. Yağdan kirlenmek
    • "... saçlarını taramış, yakası pek yağlanan eski cübbesini değiştirmiş..." (Memduh Şevket Esendal)
  4. Yağ sürünmek
    • "Ayşe yağlandı. Kispetler giydi." (Ömer Seyfettin)

AŞILANMAK

  1. [nsz] Aşılama işine konu olmak

KISKANMAK

  1. [-i] Sevgide veya kendisiyle ilişkili şeylerde bir başkasının ortaklığına, üstün durumda görünmesine dayanamamak
    • "Mühür gözlüm seni elden / Sakınırım, kıskanırım." (Âşık Ali İzzet Özkan)
  2. [-i] Herhangi bir bakımdan kendinden üstün gördüğü birinin bu üstünlüğünden acı duymak, günülemek, haset etmek
  3. Esirgemek, çok görmek
    • "Benden bir dilim ekmeği kıskanırdı."
  4. [-i] Bir şeye, en küçük saygısızlık gösterilmesine bile dayanamamak
    • "Her Türk, yurdunu kıskanır."
  5. Yerinde olmayı istemek, imrenmek

GAMLANMAK

  1. [nsz] Tasalanmak, üzüntü duymak, kaygılanmak

YOLLANMAK

  1. [nsz] Yollama işi yapılmak, gönderilmek
  2. Bir yere gitmeye başlamak, yürümek
    • "Arkadaşlarıyla buluştuğu pastaneye yollandı." (Sait Faik Abasıyanık)

DAĞLANMAK

  1. [nsz] Dağlama işine konu olmak

OYALANMAK

  1. [nsz] Oyalama işine konu olmak
    • "Ormanda çiçek toplamak için oyalanan kızı beklemeye başladı." (Tarık Buğra)
  2. Boşuna zaman harcamak
  3. Vakit geçirmek
    • "Bazen kahvelerde oyalandıktan sonra eve dönerdik." (Necati Cumalı)
  4. Beklemek

ARILANMAK

  1. [nsz] Arılaşmak

GAZLANMAK

  1. [nsz] Gaz yağı sürülmek
  2. Sindirim yolunda gaz olmak

ZITLANMAK

  1. [nsz] Ters, karşı davranmak, zıtlaşmak

NAZLANMAK

  1. [nsz] Kolayca gönlü olmamak, ısrar beklemek
    • "Ara sıra buluşup içer, birbirine nazlanıp türlü lakırtılar söylemekten hoşlanırlar." (Memduh Şevket Esendal)
  2. İsteksiz görünmek

ÇALKANMAK

  1. [nsz] Çalkama işine konu olmak
  2. Deniz, göl dalgalanmak
    • "Bu loş ve serin salonların altında Haliç'in denizliğini unutmuş, uslu suyu çalkanır." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
  3. Coşmak
  4. Haber, söylenti herkesin ağzında dolaşmak
  5. Coşkunluk, hareketlilik içinde bulunmak
    • "Herkes, her şey bir bahar sevinci içinde çalkanır durur." (Haldun Taner)

COPLANMAK

  1. [nsz] Copla dövülmek

YILLANMAK

  1. [nsz] Üzerinden bir veya daha çok yıl geçmek
    • "... set üstünde yıllanmış iki çınarın altında oturulur, kahve içilir, konuşulur." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Bir yılını doldurmak

HIZLANMAK

  1. [nsz] Hız almak, hızı artmak
    • "Genç kız birdenbire hızlanmıştı." (Sait Faik Abasıyanık)

BAŞLANMAK

  1. [-e] Başlama işine konu olmak
    • "Koşuya başlandı."
  2. [nsz] Baş oluşmak
    • "Soğan başlandı."

HOŞLANMAK

  1. [-den] Hoşuna gitmek, hoş bulmak, hazzetmek, sevmek
    • "Bilirsiniz ki ben, politika işlerinden hiç hoşlanmam." (Burhan Felek)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü