Sonunda an olan 7 harfli 149 kelime var. AN ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde an olan kelimeler listesine ya da başında an olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HALECAN
- ...
- KAYAĞAN
-
-
[sıfat]
Üzerinde kolaylıkla kayılan, kaypak
- "Kayağan bir toprak."
-
[sıfat]
Üzerinde kolaylıkla kayılan, kaypak
- UTANGAN
-
-
[sıfat]
Utangaç
-
[sıfat]
Utangaç
- DEKADAN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
XIX. yüzyıl sonlarında Fransa'da natüralistlere karşı çıkan sembolizm akımına öncülük etmiş olan sanatçı
- "Fakat son zamanlarda zuhur eden sembolist yahut dekadan edebiyatlar terbiye noktainazarından muzır amillerdendir." (Ziya Gökalp)
-
[isim]
XIX. yüzyıl sonlarında Fransa'da natüralistlere karşı çıkan sembolizm akımına öncülük etmiş olan sanatçı
- YATUĞAN
-
-
[isim]
Kanun, santur vb. sazların ortak adı
-
[isim]
Kanun, santur vb. sazların ortak adı
- PERİŞAN
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Dağınık, düzensiz, karmakarışık
- "Ne kadar toplasan perişandır / Toplanır saçlarım dağılmak için." (Cenap Şehabettin)
- "Bir sürü laf edildikten sonra facia başlayacak, tabii aile perişan olacak." (Halide Edip Adıvar)
-
Acınacak durumda olan, zavallı
- "Omuzlarındaki çamurlu tüfeklerin altında iki büklüm olmuş, yorgun ve perişan ağır ağır yürüyorlardı." (Ömer Seyfettin)
- "Sonra, fena ruhlu güzel yüzün de insanı perişan eden sihrini de inkâr etmeyeceğim." (Sait Faik Abasıyanık)
- "Vallahi meydan dayağı yesem bu kadar perişan olmazdım." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Dağınık, düzensiz, karmakarışık
- UZAKTAN
-
-
[zarf]
Uzak yerden
- "Merak bu ya, bir gün uzaktan seyredeceğim bizim takımı." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
Uzak olarak
-
[zarf]
Uzak yerden
- PAPAĞAN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Papağangillerden, tırmanıcı, eğri gagalı, pek çok türü bulunan, insan sesini taklit edebilen kuşların genel adı, dudu
- "Dört beş ay uğraşarak papağan gibi tekrarladığım ilk cümleleri duyan Fransızlar gülmeye başladılar." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
-
Duyduklarını düşünmeden olduğu gibi tekrarlayan kimse
-
[isim]
Papağangillerden, tırmanıcı, eğri gagalı, pek çok türü bulunan, insan sesini taklit edebilen kuşların genel adı, dudu
- SIRTLAN
-
-
[isim]
Sırtlangillerden, genellikle leşle beslenen, etçil, postu benekli bir hayvan, yeleli kurt (Hyaena)
-
[isim]
Sırtlangillerden, genellikle leşle beslenen, etçil, postu benekli bir hayvan, yeleli kurt (Hyaena)
- İHTİKAN
- ...
- ETYARAN
-
-
[isim]
Genellikle parmaklarda olan, derinlere kadar işleyen dolama, kurlağan
-
[isim]
Genellikle parmaklarda olan, derinlere kadar işleyen dolama, kurlağan
- BORAZAN
-
Kelime Kökeni : Türkçe
-
[isim]
Üfleyerek çalınan, perdesiz çalgı, boru
-
Bu boruyu çalan kimse
- "Borazanları alayın önünde topluyorlar." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Üfleyerek çalınan, perdesiz çalgı, boru
- HAVADAN
-
-
[sıfat]
Boş, değersiz
- "Havadan sözler."
- "Havadan sudan konuştuk bir süre." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[zarf]
Emeksiz, açıktan
- "Havadan para kazanıyor."
-
[sıfat]
Boş, değersiz
- GARİBAN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
Kimsesiz, zavallı, garip
-
Kimsesiz, zavallı, garip
- İSTİZAN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yetki isteme, izin isteme
-
[isim]
Yetki isteme, izin isteme
- ZADEGAN
- ...
- ZABİTAN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Subaylar
-
[isim]
Subaylar
- NAZARAN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Göre, oranla, kıyasla
- "Buna nazaran şimdi vereceğim malumat ve izahatı anlamak daha kolay olacaktır." (Atatürk)
-
[zarf]
Göre, oranla, kıyasla
- ZEVEBAN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Ergime
-
[isim]
Ergime
- AKDOĞAN
-
-
[isim]
Kartalgillerden bir doğan türü, aksungur
-
[isim]
Kartalgillerden bir doğan türü, aksungur