Sonunda an olan 5 harfli 159 kelime var. AN ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde an olan kelimeler listesine ya da başında an olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

LİYAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yabani ormanlarda yetişen parazit sarmaşığı
    • "Önünüz liyanlarla sımsıkı örülmüştür." (Falih Rıfkı Atay)

ÇIBAN

  1. [isim] Vücudun herhangi bir yerinde oluşan ve çoğu, deride şişkinlik, kızartı, ağrı ve ateş ile kendini gösteren irin birikimi

FİGAN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Bağırarak ağlama, inleme
    • "Emrah eder düştüm dile / Bülbül figan eder güle." (Erzurumlu Emrah)

TUMAN

  1. [isim] Don, şalvar

REVAN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Giden, yürüyen
    • "Arabalarımıza binip Tiran yoluna revan, âdeta, kır gezintisine çıkmış bir aile hâlinde idik." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

AZMAN

  1. [sıfat] Aşırı gelişmiş
    • "Adam azmanı."
  2. Azma
    • "Kurt azmanı bir köpek."
  3. [isim] Kerestelik tomruk

BAĞAN

  1. [isim] Vakti gelmeden ölü doğan yavru, düşük
  2. Ölü doğan kuzunun derisi

VİRAN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Yıkık, harap
    • "İleriye baktı; harabe. Şu tarafa baktı. Viran bir kemer." (Aka Gündüz)
    • "Yunus Emre'm bunu söyler, aşkın deryasını boylar / Şol yüce köşkler, saraylar viran olur kalır bir gün." (Yunus Emre)

ŞAYAN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Uygun, yaraşır, değer, layık
    • "Alacağımız cevaplar içinde dikkate şayan görülenleri gazetemizde neşredeceğiz." (Hüseyin Cahit Yalçın)

HODAN

  1. [isim] Hodangillerden, çiçekleri hekimlikte kullanılan ve kökü kavrularak yenilen, bir yıllık ve otsu bir bitki (Borago officinalis)

YAVAN

  1. [sıfat] Yağı az
    • "Yavan yemek."
  2. Katıksız
    • "Birçok günler yavan ekmek bile bulamaz." (Falih Rıfkı Atay)
  3. Hoşa gitmeyen, tatsız
    • "Hayatları gerçekten yavan ve dayanılmaz bir sıkıntıyla sonuçlanır." (Halide Edip Adıvar)
  4. Görgüsüz, bilgisiz

AKRAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yaş, meslek, toplumsal durum vb. bakımından birbirine eşit olanlardan her biri, boydaş, taydaş, öğür
    • "Babası silik, adsız bir berberken çocuk bütün akranlarını çekerek dükkânını canlandırdı." (Necati Cumalı)

TUFAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Nuh Peygamber zamanında yağan ve bütün dünyayı su altında bırakan şiddetli yağmur
  2. Şiddetli yağmur
  3. Çok yoğun veya şiddetli şey
    • "Bu heyecan tufanı içinde hiçbir muayyen şekli göremiyordu." (Ömer Seyfettin)

KAĞAN

  1. [isim] Hanların bağlı olduğu devlet başkanı, hakan, imparator

KEBAN
...
HAKAN

  1. [isim] Türk, Moğol ve Tatar hanları için "hükümdarlar hükümdarı" anlamında kullanılan bir unvan
  2. Osmanlı padişahlarına verilen unvan

HİZAN
...
MEYAN

  1. [isim] Meyan kökü

FİLAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zamir] Falan

ELVAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Renkler
  2. [sıfat] Türlü renklerde olan
    • "Çok aradım bulamadım dengimi / Elvan çiçeklerden aldım rengimi." (Halk türküsü)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü