Sonunda an olan 5 harfli 159 kelime var. AN ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde an olan kelimeler listesine ya da başında an olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ASLAN
-
-
[isim, gök bilimi]
Bakınız Aslan Burcu
-
[isim, gök bilimi]
Bakınız Aslan Burcu
- BAKAN
-
-
[isim]
Bakanlıklardan birini yönetmek için işbaşına getirilen yetkili; vekil, icra vekili, nazır
-
[isim]
Bakanlıklardan birini yönetmek için işbaşına getirilen yetkili; vekil, icra vekili, nazır
- TÜVAN
-
Kelime Kökeni: Farsça tuvān
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kuvvet
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kuvvet
- AMMAN
-
-
[isim]
Ürdün'ün başkenti
-
[isim]
Ürdün'ün başkenti
- MEKAN
-
Kelime Kökeni: Arapça mekān
- İSYAN
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿiṣyān
-
[isim]
Bakınız başkaldırı
- "Dâhilî isyanlara mukabele ve mukavemet ettik."
-
[isim]
Bakınız başkaldırı
- SIÇAN
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Sıçangillerden, fareden iri, zararlı birçok türü bulunan kemirgen, memeli hayvan (Rattus)
-
[mecaz]
Küçük yaştaki hırsız
-
[isim, hayvan bilimi]
Sıçangillerden, fareden iri, zararlı birçok türü bulunan kemirgen, memeli hayvan (Rattus)
- EKRAN
-
Kelime Kökeni: Fransızca écran
-
[isim]
Üzerine bir cismin ışık yoluyla görüntüsü düşürülen, saydam olmayan düz yüzey; görüntülük
-
[sinema]
Bakınız sinema perdesi
-
Televizyonun camı
-
[isim]
Üzerine bir cismin ışık yoluyla görüntüsü düşürülen, saydam olmayan düz yüzey; görüntülük
- CİVAN
-
Kelime Kökeni: Farsça cevān
-
[isim]
Yakışıklı genç erkek veya güzel genç kadın
- "Henüz on yedi yaşında pembe, beyaz, saf, masum bir civandı."
-
[sıfat]
Genç ve yakışıklı
- "Maşallah! Ne güzel, ne civan kişiler!"
-
[isim]
Yakışıklı genç erkek veya güzel genç kadın
- UNVAN
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿunvān
-
[isim]
Bir kimsenin memuriyetindeki rütbesini, makamını veya mevkisini gösteren ad; san, titr
- "Deme bana Oğuz, Kayı, Osmanlı / Türk'üm, bu ad her ünvandan üstündür"
-
[eskimiş]
Kitap, kitap bölümü, makale, mektup vb.nin başına yazılan yazı veya söz
-
[isim]
Bir kimsenin memuriyetindeki rütbesini, makamını veya mevkisini gösteren ad; san, titr
- BAYAN
-
-
[isim]
Kadınların ad veya soyadlarının önüne getirilen saygı sözü
- "Bayan İnci."
-
Bakınız kadın
- "Orası her mevsimde bayanlar için ideal bir alışveriş yeridir."
-
[ünlem]
Kadınlara bir seslenme sözü
- "Bayan! Kimi aradınız?"
-
[isim]
Kadınların ad veya soyadlarının önüne getirilen saygı sözü
- AKMAN
-
-
[sıfat]
Bozulmamış, saf ve temiz hâlini koruyan
-
[sıfat]
Bozulmamış, saf ve temiz hâlini koruyan
- ÇIKAN
-
-
[isim, matematik]
Çıkarma işleminde bütünden alınan sayı
-
[isim, matematik]
Çıkarma işleminde bütünden alınan sayı
- TUMAN
-
-
[isim, ağızlardan]
Don, şalvar
-
[isim, ağızlardan]
Don, şalvar
- PAGAN
-
Kelime Kökeni: İngilizce pagan
-
[sıfat, din bilimi]
Bakınız çok tanrıcı
-
[sıfat, din bilimi]
Bakınız çok tanrıcı
- LİSAN
-
Kelime Kökeni: Arapça lisān
-
[isim]
Bakınız dil (I)
- "Mektup uzun değildi, biraz da ticari bir lisanla yazılmıştı."
-
[isim]
Bakınız dil (I)
- KUMAN
-
-
[isim, tarih]
Bakınız Kıpçak
-
[isim, tarih]
Bakınız Kıpçak
- KEBAN
-
-
[isim]
Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri
- İMKAN
-
Kelime Kökeni: Arapça imkān
-
[isim]
Yararlanılan uygun şart veya durum
- "Bunu bizden gizlemelerinin imkânı var mıdır?"
-
[isim]
Yararlanılan uygun şart veya durum
- PAYAN
-
Kelime Kökeni: Farsça pāyān
-
[isim, eskimiş]
Son, sonuç, nihayet
- "Şu bizim düldüle bir saman vesikası lütfetseniz keyfime payan olmayacak."
-
[isim, eskimiş]
Son, sonuç, nihayet