Başında an olan 5 harfli 32 kelime var. An ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde an olan kelimeler listesine ya da sonu an ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında an bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ANTLI
-
-
[sıfat]
Ant içmiş
-
Ant içirilmiş
-
[sıfat]
Ant içmiş
- ANALI
-
-
[sıfat]
Anası olan
-
[sıfat]
Anası olan
- ANSIZ
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Anlama gücü zayıf, yavaş idrak eden (kimse)
-
[sıfat, ağızlardan]
Anlama gücü zayıf, yavaş idrak eden (kimse)
- ANGIN
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız ünlü
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız ünlü
- ANGUT
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Ördekgillerden, tüyleri kiremit renginde, evcilleştirilebilen bir yaban kuşu (Casarca ferruginea)
-
[argo]
Hareketlerinde, durumunda bir incelik olmayan, görgüsüz (kimse)
- "Bu saldırgan angutlar, kuru gürültüden başka bir şey değildir."
-
[isim, hayvan bilimi]
Ördekgillerden, tüyleri kiremit renginde, evcilleştirilebilen bir yaban kuşu (Casarca ferruginea)
- ANCAK
-
-
[zarf]
"Yalnızca" anlamında, sınırlama bildiren bir söz
- "Hasan, bu sefer kendisine ancak seyyar tuluatçıların arasında bir yer bulabildi."
-
"En çok, daha çok, güçlükle, ucu ucuna, zorla" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz; anca, dar (I), gücün, olsa olsa
- "Bir yıl sonra ancak Çamlıbel'de buluşabilmişlerdi."
-
En erken
- "Sinema ancak saat yarımda bitmişti."
-
[bağlaç]
Aykırılık bildirmek amacıyla başına geldiği cümleyi önceki cümleye bağlayan bir söz; lakin
- "Bu büyüklük değil ancak mertçe bir davranıştır."
-
[zarf]
"Yalnızca" anlamında, sınırlama bildiren bir söz
- ANEMİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca anémie
-
[isim, tıp]
Bakınız kansızlık
-
[isim, tıp]
Bakınız kansızlık
- ANLAK
-
-
[isim, ruh bilimi]
Bakınız zekâ
-
[isim, ruh bilimi]
Bakınız zekâ
- ANLAM
-
-
[isim]
Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce; mana
- "Anlam karmaşık bir sosyal ve tarihsel süreç içinden geçerek ortaya çıkar."
-
[dil bilimi]
Kelimenin tek başına veya söz dizimindeki öteki ögelerle bağlantılı olarak zihinde yarattığı kavramlardan her biri; deme, mana, meal, mazmun, medlul
-
[isim]
Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce; mana
- ANDAÇ
-
- ANANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿanʿane
-
[isim, eskimiş, toplum bilimi]
Bakınız gelenek
- "Böyle ufak kasabalarda öteden beri aristokratik bir anane vardı."
-
[isim, eskimiş, toplum bilimi]
Bakınız gelenek
- ANZAK
-
Kelime Kökeni: İngilizce “Australia and New Zealand Army Corps” sözünün ilk harflerinden
-
[isim, tarih]
Birinci Dünya Savaşı sırasında oluşturulan, Avustralya veya Yeni Zelanda birliklerinin ortak adı
-
[isim, tarih]
Birinci Dünya Savaşı sırasında oluşturulan, Avustralya veya Yeni Zelanda birliklerinin ortak adı
- ANİME
-
Kelime Kökeni: Fransızca animé
-
[isim]
Japon çizgi romanı mangaların televizyon, sinema vb. için filmleştirilmiş biçimi
- "Anime ve manganın birçok ortak özelliği vardır; büyük gözler, uzun kol ve bacaklar gibi abartılmış fiziksel özellikler, çarpıcı bir biçimde şekillendirilmiş mimikler vb."
-
[isim]
Japon çizgi romanı mangaların televizyon, sinema vb. için filmleştirilmiş biçimi
- ANTRE
-
Kelime Kökeni: Fransızca entrée
-
[isim]
Bakınız giriş
- "Kilidi anahtarın içinde döndürüp aynı anda kapıyı açarak itiyorum onu, dışarı fırlıyorum, antreye koşup mantomu kaparak sokağa atıyorum kendimi."
-
[isim]
Bakınız giriş
- ANTET
-
Kelime Kökeni: Fransızca en-tête
-
[isim]
Bakınız başlık
-
[isim]
Bakınız başlık
- ANİDE
-
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız ansızın
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız ansızın
- ANTİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca antique
-
[sıfat, tarih]
İlk Çağdaki uygarlıklarla, özellikle eski Yunan ve Roma uygarlıkları ile ilgili olan; antika
- "Antik filoloji hocası nasıl olur: Beyaz kabarık saçlı, dimdik başlı, eski Yunanlılar gibi ağır yürüyen, temkinli, düzenli, bilge bir kişi."
-
[sıfat, tarih]
İlk Çağdaki uygarlıklarla, özellikle eski Yunan ve Roma uygarlıkları ile ilgili olan; antika
- ANTEP
-
-
[isim]
Bakınız Gaziantep
-
[isim]
Bakınız Gaziantep
- ANTEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca antenne.
-
[isim]
Vericiden boşluğa gönderilen elektromanyetik dalgaları toplayarak alıcıya ileten veya elektromanyetik dalgalar gönderen, çeşitli biçimlerdeki iletken veya iletkenler bütünü aygıt
- "Damları, kiremitleri, bol bol televizyon antenlerini, güvercinleri ve gökyüzünü görürdüm."
-
[hayvan bilimi]
Bakınız duyarga
-
[denizcilik]
Olta şamandırasının alt ve üst kısmında bulunan ince uçlar
-
[isim]
Vericiden boşluğa gönderilen elektromanyetik dalgaları toplayarak alıcıya ileten veya elektromanyetik dalgalar gönderen, çeşitli biçimlerdeki iletken veya iletkenler bütünü aygıt
- ANDIÇ
-
-
[isim]
Uyarı veya hatırlatmak için yazılan not; muhtıra
-
[isim]
Uyarı veya hatırlatmak için yazılan not; muhtıra