Başında an olan 5 harfli 32 kelime var. An ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde an olan kelimeler listesine ya da sonu an ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında an bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ANANE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Gelenek
- "Böyle ufak kasabalarda öteden beri aristokratik bir anane vardı." (Ercüment Ekrem Talu)
-
[isim]
Gelenek
- ANTET
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Başlık
-
[isim]
Başlık
- ANİDE
-
-
[zarf]
Ansızın
-
[zarf]
Ansızın
- ANGIN
-
-
[sıfat]
Ünlü, anılmış, meşhur
-
[sıfat]
Ünlü, anılmış, meşhur
- ANONS
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Sesli duyuru
-
[isim]
Sesli duyuru
- ANYON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Negatif elektrikle yüklü iyon, eksin
-
[isim]
Negatif elektrikle yüklü iyon, eksin
- ANKET
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Herhangi bir konuyla ilgili durum ve tutumu belirlemek için düzenlenmiş ayrıntılı ve kapsamlı soru dizisi, sormaca, soruşturma
-
[isim]
Herhangi bir konuyla ilgili durum ve tutumu belirlemek için düzenlenmiş ayrıntılı ve kapsamlı soru dizisi, sormaca, soruşturma
- ANDAÇ
-
-
[isim]
Ajanda
-
Anı, yadigâr
- "Alabalıkları dağ köylüleri ırmaktan tutar getirirlerdi. Yanında andaç diye bir kâse dolusu dağ çileği yahut badem sunarlardı." (Ayla Kutlu)
-
[isim]
Ajanda
- ANDIK
-
-
[isim]
Sırtlan
-
[isim]
Sırtlan
- ANCAK
-
-
[zarf]
"Yalnızca" anlamında, sınırlama anlatan bir söz
- "Hasan, bu sefer kendisine ancak seyyar tuluatçıların arasında bir yer bulabildi." (Osman Cemal Kaygılı)
-
"Olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz
-
En erken
- "Sinema ancak saat yarımda bitmişti." (Peyami Safa)
-
[bağlaç]
"Lakin, ama, yalnız" sözleri gibi bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatan bir söz
- "Bu büyüklük değil ancak mertçe bir davranıştır." (Nezihe Araz)
-
[zarf]
"Yalnızca" anlamında, sınırlama anlatan bir söz
- ANMAK
-
-
[-i]
Birini veya bir şeyi akla getirerek sözünü etmek veya onu düşünmek, zikretmek, hatırlamak
- "Onun bu fedakârlığını her yerde, her zaman minnetle anacağım." (Peyami Safa)
-
Bir sözü ağzına almak
- "Hastalığın adını anmaktan korkuyor."
-
[-i]
Bir armağanla birinin gönlünü almak
-
Adlandırmak
- "Onu, başka Tahirlerden ayırt etmek için "Temiz Tahir" diye anarlardı."
-
[-i]
Birini veya bir şeyi akla getirerek sözünü etmek veya onu düşünmek, zikretmek, hatırlamak
- ANDIZ
-
-
[isim]
Yaprakları dikenli olan bir çeşit ardıç
- "Andız katranı."
-
Servi ağacı
- "İki yanda uzun boylu narin andızlar sıralıydı." (Cahit Uçuk)
-
Kırlarda yetişen yabani bir otun kökü
-
[isim]
Yaprakları dikenli olan bir çeşit ardıç
- ANJİN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Boğaz mukozasının şişmesi, boğak, hunnak
-
[isim]
Boğaz mukozasının şişmesi, boğak, hunnak
- ANLAK
-
-
[isim]
Zekâ
-
[isim]
Zekâ
- ANLAM
-
-
[isim]
Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, fehva, valör
-
Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey
-
[isim]
Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, fehva, valör
- ANLIK
-
-
[sıfat]
Kısa süren, bir an içinde olan, enstantane
- "Beni hatırlatıyor, benimle olmayı anlık bir duygu hâlinde olsa da istiyor muydu?" (Tarık Buğra)
-
[isim]
Duyu ve iradeden ayrı olarak düşünülen bilme melekesi, anlama gücü, usa vurma, yargılama, müdrike, entelekt
-
[sıfat]
Kısa süren, bir an içinde olan, enstantane
- ANTLI
-
-
[sıfat]
Ant içmiş
-
Ant içirilmiş
-
[sıfat]
Ant içmiş
- ANÜRİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İdrarını yapamama şeklinde ağır bir böbrek rahatsızlığı belirtisi
-
[isim]
İdrarını yapamama şeklinde ağır bir böbrek rahatsızlığı belirtisi
- ANTEP
- ...
- ANEMİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Kansızlık
-
[isim]
Kansızlık