Sonunda am olan 6 harfli 34 kelime var. AM ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde am olan kelimeler listesine ya da başında am olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A M Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AM, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HODKAM
- ...
- HÜZZAM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Klasik Türk müziğinde segâh perdesinde bir makam
-
[isim]
Klasik Türk müziğinde segâh perdesinde bir makam
- HENGAM
- ...
- BAYRAM
-
-
[isim]
Millî veya dinî bakımdan önemi olan ve kutlanan gün veya günler
- "Bayram etmek için daha bekleyelim mi?" (Reşat Nuri Güntekin)
-
Özel olarak kutlanan gün
- "Üzüm bayramlarının eğlencelerinde bulunmak istiyorum." (Halide Edip Adıvar)
-
Sevinç, neşe
- "Sandalda, gemide bir sevinç, bir bayram, el çırpmalar, gülüşler, yaşalar." (Necati Cumalı)
-
[isim]
Millî veya dinî bakımdan önemi olan ve kutlanan gün veya günler
- ISICAM
-
-
[isim]
İki cam plakanın çevresel olarak metal bir ara çıtası yardımıyla birbirine bağlanması temeline dayanan pencere camı
-
[isim]
İki cam plakanın çevresel olarak metal bir ara çıtası yardımıyla birbirine bağlanması temeline dayanan pencere camı
- BALSAM
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Bazı ağaçlardan elde edilen, parfüm ve ilaç yapımında kullanılan reçine
-
[isim]
Bazı ağaçlardan elde edilen, parfüm ve ilaç yapımında kullanılan reçine
- BOYLAM
-
-
[isim]
Yeryüzündeki herhangi bir noktanın meridyen çemberiyle başlangıç olarak alınan Greenwich gözlemevinin meridyen çemberi arasındaki açı değeri, tul, tul derecesi, meridyen
-
[isim]
Yeryüzündeki herhangi bir noktanın meridyen çemberiyle başlangıç olarak alınan Greenwich gözlemevinin meridyen çemberi arasındaki açı değeri, tul, tul derecesi, meridyen
- BEDNAM
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Kötü ün kazanan, kötülüğü ile dillere düşen
-
[sıfat]
Kötü ün kazanan, kötülüğü ile dillere düşen
- BİRSAM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sanrı
-
[isim]
Sanrı
- RESSAM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Resim yapan sanatçı
- "Ben kendi hesabıma ressam olmak isterdim." (Halide Edip Adıvar)
-
[isim]
Resim yapan sanatçı
- BARLAM
-
-
[isim]
İnce pullu, sırtı açık kahverengi, yanları ve karnı beyaz, ortalama 30-40 cm boyunda, Marmara ve Ege deniziyle Akdeniz'de bol bulunan bir balık türü (Merluccius merluccius)
-
[isim]
İnce pullu, sırtı açık kahverengi, yanları ve karnı beyaz, ortalama 30-40 cm boyunda, Marmara ve Ege deniziyle Akdeniz'de bol bulunan bir balık türü (Merluccius merluccius)
- REKLAM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir şeyi halka tanıtmak, beğendirmek ve böylelikle sürümünü sağlamak için denenen her türlü yol
- "Şehirde canlı reklam dolaştırmak hiçbirimizin aklına gelmemişti." (Reşat Nuri Güntekin)
- "Sizin için geniş bir reklam yapacağım, adımı ortaya koyacağım." (Tarık Buğra)
-
Bu amaç için kullanılan yazı, resim, film vb
-
[isim]
Bir şeyi halka tanıtmak, beğendirmek ve böylelikle sürümünü sağlamak için denenen her türlü yol
- BALGAM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Solunum organlarının salgıladığı, ağızdan dışarı atılan sümüksü madde
- "Balgam çıkarmak. Balgam sökmek."
- "Belki Tayfur'a gönlüm vardır diye ortaya balgam atıyor." (Sermet Muhtar Alus)
-
[isim]
Solunum organlarının salgıladığı, ağızdan dışarı atılan sümüksü madde
- DOĞRAM
-
-
[isim]
Doğrama sonucu ortaya çıkan parça
-
[isim]
Doğrama sonucu ortaya çıkan parça
- TOPLAM
-
-
[isim]
Toplama işleminin sonucu, mecmu, yekûn
-
[isim]
Toplama işleminin sonucu, mecmu, yekûn
- ISIDAM
-
-
[isim]
Hamam
-
[isim]
Hamam
- SAYDAM
-
-
[sıfat]
İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan (cisim), şeffaf
- "Atlet vücudunu bütünüyle gösteren, saydam bir sabahlık giymişti." (Atilla İlhan)
-
[isim]
Üzerindeki resim ve şekilleri beyaz bir zemin üzerine yansıtmak amacıyla tepegöz ve projeksiyona konan şeffaf, ışığı geçiren kâğıt veya madde, slayt
-
[isim]
Diyapozitif
-
[isim]
Asetat
-
Açık seçik, belirgin
- "Karmaşık gibi gözüken sorun son günlerde saydam bir görünüş kazandı."
-
[sıfat]
İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan (cisim), şeffaf
- BAĞLAM
-
-
[isim]
Deste
-
Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst
- "Uygarlık bağlamında Batı ve Doğu diye bir ayrım yapılmamakta bir bütün olarak düşünülmektedir." (Ahmet Cemal)
-
Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst
-
Bent
-
[isim]
Deste
- TAMTAM
-
-
[isim]
Orkestrada yer alan bir tür Çin gongu
-
Afrika yerlilerinin çaldığı davul
-
Bazı olayları haber vermeye veya açıklamaya yarayan, davulla yapılan ses
- "Bir savaş tamtamı."
-
[isim]
Orkestrada yer alan bir tür Çin gongu
- KAPLAM
-
-
[isim]
Bir kavramın ve o kavramı dile getiren terimin içerdiği varlıkların ve bireysel olayların bütünü, kapsam, şümul
- "Bütün insanlar, hayvanlar, bitkiler canlı kavramının kaplamı içine girerler."
-
[isim]
Bir kavramın ve o kavramı dile getiren terimin içerdiği varlıkların ve bireysel olayların bütünü, kapsam, şümul