Sonunda am olan 5 harfli 53 kelime var. AM ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde am olan kelimeler listesine ya da başında am olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A M Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AM, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- NOTAM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Havacılar ve pilotlar için yayımlanan bülten
-
[isim]
Havacılar ve pilotlar için yayımlanan bülten
- İLZAM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Cevap veremez duruma getirme, susturma
-
Herhangi bir iş yerinin gelirlerini toplama işini üzerine alma
-
[isim]
Cevap veremez duruma getirme, susturma
- HAHAM
-
Kelime Kökeni : İbranice
-
[isim]
Yahudi din adamı
-
[isim]
Yahudi din adamı
- ZÜKAM
- ...
- ESHAM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Paylar, hisseler
-
Borç alınan bir paranın belirli zamanda ödeneceğini gösteren senetler
- "Bunlar çok sağlam hatta en sağlam devlet eshamından sayılır." (Ercüment Ekrem Talu)
-
[isim]
Paylar, hisseler
- EHRAM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Piramit
-
Piramit
-
[isim]
Piramit
- İLHAM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Esin
- "Kendimden ilhamı kurumuş bir sanatçı olarak bahsetmiştim." (Halide Edip Adıvar)
- "Bu rüyayı ilham eden belki de bu halkaların kokusu idi." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Tanrı'nın, peygamberlerin yüreğine doldurduğu tanrısal âleme özgü duygu ve düşünceler
-
[isim]
Esin
- YAŞAM
-
-
[isim]
Doğumla ölüm arasında yaşanan süre, ömür, hayat
- "Yaşamın kurallarını, kendi aleyhinde işliyor varsaydığı günden bu yana, umursamamıştı." (Haldun Taner)
-
[isim]
Doğumla ölüm arasında yaşanan süre, ömür, hayat
- ENCAM
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Son, işin sonu
- "Nereye varır bu işin encamı?" (Atilla İlhan)
-
Gelecek
- "Encamımız hayrolsun demekten başka elden ne gelir?" (Aka Gündüz)
-
[isim]
Son, işin sonu
- İKDAM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Gayretle çalışma, sürekli uğraşma
-
[isim]
Gayretle çalışma, sürekli uğraşma
- SUSAM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Susamgillerden, sıcak bölgelerde yetişen küçük bir bitki (Sesamum indicum)
-
Bu bitkinin yağ çıkarılan, öğütülerek tahin elde edilen ve simit vb.nin üzerine serpilen küçük sarımtırak tohumu
-
Süsen
-
[isim]
Susamgillerden, sıcak bölgelerde yetişen küçük bir bitki (Sesamum indicum)
- AKŞAM
-
-
[isim]
Gündüzün son ve gecenin ilk saatleri
-
Gece
- "Şimdi, gelelim dün akşam bahsi geçen yüzük hikâyesine..." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Akşam ezanı
-
Akşam namazı
-
[isim]
Gündüzün son ve gecenin ilk saatleri
- İTHAM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Suçlama, suçlu görme
- "Bu nutku, bu ithamları duyunca nokta memuru isyan eder." (Memduh Şevket Esendal)
- "Ortada Nihat Efendi'yi itham edecek hemen hemen hiçbir delil yok." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Suçlama, suçlu görme
- EYYAM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Günler
- "O eyyam hükûmetin ressamlar için tertiplediği yurt gezilerine katılmıştık." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
-
[isim]
Günler
- ANLAM
-
-
[isim]
Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, fehva, valör
-
Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey
-
[isim]
Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, fehva, valör
- KURAM
-
-
[isim]
Uygulamalardan bağımsız olarak ele alınan soyut bilgi
-
Belirli bir konudaki düşüncelerin, görüşlerin bütünü
- "İnsanlar da görünen dünyanın bir parçası olarak bu kurama girerler." (Haldun Taner)
-
Sistemli bir biçimde düzenlenmiş birçok olayı açıklayan ve bir bilime temel olan kurallar, yasalar bütünü, nazariye, teori
- "Onun bir başka anlamı da bir düşüncenin, bir kuramın soyutça anlatılmasından doğar." (Salâh Birsel)
-
[isim]
Uygulamalardan bağımsız olarak ele alınan soyut bilgi
- SELAM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir kimseyle karşılaşıldığında, birinin yanına gidildiğinde veya yanından uzaklaşıldığında kendisine söz ve işaretle bir nezaket gösterisi yapma, esenleme, merhaba
- "... pazara indiği zaman kendine verilen selamı bile almıyordu." (Ömer Seyfettin)
- "... çok sevimli bir asker, selam çakar." (Yusuf Ziya Ortaç)
- "Ama birader, rahat mı edeceğiz bu bahçede, gelene geçene selam mı duracağız?" (Yusuf Ziya Ortaç)
- "Yollarda sarı ve zayıf halk selama duruyor." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Bir kimseyle karşılaşıldığında, birinin yanına gidildiğinde veya yanından uzaklaşıldığında kendisine söz ve işaretle bir nezaket gösterisi yapma, esenleme, merhaba
- KOŞAM
-
-
[isim]
Avuç
-
İki avuç dolusu
-
[isim]
Avuç
- İPHAM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Belirsizlik, kapalılık
-
Kapalılık
-
[isim]
Belirsizlik, kapalılık
- İTMAM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bitirme, tamamlama
-
[isim]
Bitirme, tamamlama