Sonunda alı olan 6 harfli 104 kelime var. ALI ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde alı olan kelimeler listesine ya da başında alı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A I L Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- EŞYALI
-
-
[sıfat]
Eşyası olan
- "Adaya taşınmayı kurdular, eşyalı bir ev aradılar." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Eşyası olan
- TUFALI
- ...
- VİDALI
-
-
[sıfat]
Vidası olan
-
Vida ile tutturulmuş
-
[sıfat]
Vidası olan
- KİRALI
-
-
[sıfat]
Kiralanmış olan
-
[sıfat]
Kiralanmış olan
- PAÇALI
-
-
[sıfat]
Herhangi bir biçimde paçası olan
- "Boyanmış dar dizlik ahlak sayılıyor da sımsıkı bağlanmış paçalı don müstehcenleşiyor." (Falih Rıfkı Atay)
-
Tüyleri ayaklarına kadar uzanan (kuş veya kümes hayvanı)
- "Paçalı güvercin, paçalı tavuk."
-
[sıfat]
Herhangi bir biçimde paçası olan
- KINALI
-
-
[sıfat]
Kına ile boyanmış olan
-
Kınanın renginde veya kızıl renkte olan
- "Bıyıklarının ortası belli ki tütün zifirinden kınalı bir renk almıştı." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Yapıncak
-
[sıfat]
Kına ile boyanmış olan
- YAMALI
-
-
[sıfat]
Yama vurulmuş, yama ile onarılmış olan
- "Pantolonu yamalı, ceketinin dirsekleri yıpranmış fakat mintanı temizdi." (Halide Edip Adıvar)
-
Yüzünde lekeler bulunan (kimse)
-
[sıfat]
Yama vurulmuş, yama ile onarılmış olan
- NİZALI
- ...
- KOCALI
-
-
[sıfat]
Kocası olan, evli (kadın)
-
[sıfat]
Kocası olan, evli (kadın)
- KAFALI
-
-
[sıfat]
Kafası olan
-
Kafası herhangi bir biçimde olan
- "Çıkık kafalı."
-
Bilgili, kavrayışlı ve anlayışlı
- "Kafalı adam."
-
[sıfat]
Kafası olan
- URBALI
-
-
[sıfat]
Urbası olan
- "Yeşil urbalı, yeniçeri kılıklı bir alay herif de karşıdan gelmişler." (Ercüment Ekrem Talu)
-
[sıfat]
Urbası olan
- CEFALI
-
-
[sıfat]
Sıkıntı, eziyet çekilen
- "Bedia için hazin ve cefalı bir hayat başladı." (Peyami Safa)
-
Sıkıntıya, eziyete katlanmış veya katlanan
-
[sıfat]
Sıkıntı, eziyet çekilen
- CIVALI
-
-
[sıfat]
Cıvası olan
- "Cıvalı barometre."
-
[sıfat]
Cıvası olan
- HAVALI
-
-
[sıfat]
Herhangi bir nitelikte havası olan
- "O murdar kokulu, ağır havalı yere..." (Halide Edip Adıvar)
-
İyi, temiz hava alan, havadar
-
Bir işi gereğince benimsemeyen, önemsemeyen
-
Göz alıcı, çekici, albenisi olan
- "Havalı kız."
-
Kibirli, çalımlı, gururlu
-
Sıkıştırılmış hava ile çalışan (alet vb.)
-
[sıfat]
Herhangi bir nitelikte havası olan
- SARALI
-
-
Sara hastalığı olan (kimse)
- "Çocuklar beni görünce saldırırlardı: Sıska, deli, saralı sıska ... diye." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Sara hastalığı olan (kimse)
- YARALI
-
-
[sıfat]
Yarası olan, yaralanmış (kimse), mecruh
- "Yaralılarımızı develer üstünde götürüyoruz." (Falih Rıfkı Atay)
-
Dertli, üzüntülü
- "Bir yaralı adamdı. Her şeye layık ama layık olduğu hiçbir şeye kavuşamamış bir yaralı adamdı." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[sıfat]
Yarası olan, yaralanmış (kimse), mecruh
- SEDALI
-
-
[sıfat]
Ötümlü
-
[sıfat]
Ötümlü
- KAPALI
-
-
[sıfat]
Kapanmış olan, açılmamış, mestur, açık karşıtı
-
Geçilmez durumda olan
- "Nedim'i beğenmeyenler bu şenlikli dünyaya kapalı olanlardır." (Salâh Birsel)
-
Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri)
-
Başı örtülü (kadın)
-
Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem
-
Gizli, saklı
- "Meclisler, iç tüzük hükümlerine uygun olarak kapalı oturumlar yapabilir."
-
Açık olmayan (giyecek)
- "Damalı bir eteklik, açık mavi, kapalı bir yün kazak giymişti." (Necati Cumalı)
-
Bulutlu, karanlık (hava)
- "Ankara'nın soğuk, kapalı havalı günlerinden biriydi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
İçe dönük yaradılışta olan
- "Kapalı ruhlu, ağırbaşlı, güç heyecana gelir insanlardır." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Kapanmış olan, açılmamış, mestur, açık karşıtı
- ŞIRALI
-
-
[sıfat]
Tadı ve suyu bol
- "Şıralı üzüm."
-
[sıfat]
Tadı ve suyu bol
- ASMALI
-
-
[sıfat]
Asması olan
- "Asmalı bahçe."
-
[sıfat]
Asması olan