Başında alı olan 9 harfli 16 kelime var. Alı ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde alı olan kelimeler listesine ya da sonu alı ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında alı bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A I L Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ALIKLAŞMA

  1. [isim] Alıklaşmak işi

ALIŞTIRMA

  1. [isim] Alıştırmak işi
  2. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılan tekrar, temrin, talim, egzersiz
  3. İdman

ALIMLANIŞ
...
ALINDISIZ

  1. [sıfat] Alındığını belirten herhangi bir belge verilmeyen

ALIŞIKLIK

  1. [isim] Alışık olma durumu

ALIMLAMAK

  1. [-i] Anlayarak kabul etmek
    • "Ağır ağır iyileşen Handan, gerçekliği alımlar alımlamaz, tekrar günah saplantısıyla dolup taşar." (Selim İleri)
  2. Alıntı yapmak
    • "Halk sanatçısı olduğuna inandığım bu aktörden alımladığımı özetlemeye çalışacağım." (Selim İleri)

ALIŞILMAK

  1. [-e] Bir şeye alışmış duruma gelinmek
    • "Sıkıntılara alışılır."

ALIMCILIK
...
ALIMLANMA
...
ALIVERMEK

  1. [nsz] Çabucak veya ansızın almak

ALIŞTIRIŞ

  1. [isim] Alıştırma işi veya biçimi

ALIŞILMIŞ

  1. [sıfat] Her zamanki, mutat
    • "Yayımcılar, kazanç amacıyla, alışılmış yapıtlar sunarlar okuyucuya." (Necati Cumalı)

ALIŞILDIK

  1. [sıfat] Alışılan, her zaman görülen
    • "Evlendikleri kadına bağlanırlar, evliliği alışıldık toplumsal kurallar içinde yürütürler." (Tomris Uyar)

ALIŞVERİŞ

  1. [isim] Alım satım işlemi, muamele
  2. İlişki, münasebet
    • "O bir defa bile görmemişti bu adamı. Bir alışverişi yoktu onunla." (Tarık Buğra)

ALIKOYMAK

  1. [-i] Bir süre için bir yerde tutmak
    • "Arkadaşım beni yemeğe alıkoydu."
  2. [-den] Birini, yapmakta olduğu veya yapmak istediği işten geri tutmak
    • "Selim Bey, babamı yemeğinden alıkoyarak mütemadiyen Girit'ten bahsediyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. Ayırıp saklamak
    • "Bu kitabı sizin için alıkoydum."
  4. [-den] Yoksun bırakmak
    • "İlk iki karım beni dalmış olduğum macera âleminden bir adım alıkoymamıştılar." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  5. [-i] Mâni olmak, engel olmak
    • "İki güne yakın bir zaman yalnız su vererek oradan oraya koşturulmuş hayvanı, hangi kuvvet ağzına yanaşmış yiyeceği kapmaktan alıkoyar?" (Reşat Nuri Güntekin)

ALIMLILIK

  1. [isim] Çekicilik

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü