Sonunda al olan 8 harfli 83 kelime var. AL ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde al olan kelimeler listesine ya da başında al olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Al Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A L

2 Harfli Kelimeler

AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KILGISAL

  1. [sıfat] Bakınız uygulamalı
ORAMİRAL

Kelime Kökeni: Türkçe or + Fransızca amiral

  1. [isim, askerlik] Deniz kuvvetlerinde, kara kuvvetlerindeki orgeneralin dengi olan en yüksek rütbeli amiral
YAZINSAL

  1. [sıfat] Bakınız edebî
    • "Yaşayan şiirler yazdı, ille yazınsal gerçeklik diye tutturmaktan vazgeçti." (Selim İleri)
KONUMSAL

  1. [sıfat] Konumla ilgili
    • "Bilişim sistemleri, kullanılan veri yapısı itibarıyla herhangi bir konuma bağlı olup olmamalarına göre iki kısımda incelenebilir. Bunlar konumsal ve konumsal olmayan bilişim veya bilgi sistemleridir." (Vahap Tecim)
ANLAMSAL

  1. [sıfat] Anlamla ilgili
SINIFSAL

  1. [sıfat] Sınıfla ilgili
    • "Elif görse mertek zanneden kişilerin ahuvahını bile sınıfsal eser sayabilir, göklere çıkarabilir." (Attilâ İlhan)
LAKRİMAL

Kelime Kökeni: Fransızca lacrymal

  1. [sıfat, anatomi] Gözyaşı kemiği bezesi
    • "İçindeki trajedi barutunu lakrimal bezelerinde ıslatıyor." (Peyami Safa)
KUTUPSAL

  1. [sıfat] Kutupla ilgili
ORYANTAL

Kelime Kökeni: Fransızca orientale

  1. [sıfat] Doğu medeniyeti ile ilgili, Doğu medeniyetini hatırlatan
  2. [isim] Daha çok göbek hareketlerine dayalı dans
  3. Bu dansı yapan kadın
YAZGISAL

  1. [sıfat] Kadere, mukadderata ait
    • "Yazgısal diye daha çok, insan iradesiyle değiştiremediğimiz talihsizliklere diyoruz." (Haldun Taner)
KALITSAL

  1. [sıfat] Bakınız kalıtımsal
PORTAKAL

Kelime Kökeni: (Portugal yer adından)

  1. [isim, bitki bilimi] Turunçgillerden, Akdeniz ülkelerinde yetişen, yaprakları sert bir ağaç (Citrus aurantium)
    • "Sonradan, orada çok güzel portakal ağacı yetiştiği anlaşılınca, meşe ağaçları köklenerek onların yerine portakal ağaçları dikildi." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. Bu ağacın turuncu renkli, yuvarlak ve kabuğu güzel kokulu meyvesi
    • "Portakallar yusyuvarlak birer altın gülüş hâlinde paldır küldür yağıyorlardı." (Halikarnas Balıkçısı)
HORMONAL

Kelime Kökeni: Fransızca hormonal

  1. [sıfat] Hormonla ilgili, hormona ait
    • "Halkın, sanatı ve edebiyatı hormonal bir etkinlik saymasına gülüp geçemeyiz, örnekleri boldur." (Tomris Uyar)
TERMİNAL

Kelime Kökeni: Fransızca terminal

  1. [isim] Otobüs, uçak vb. taşıtların yolcularını ilk aldığı veya son bıraktığı yer
    • "Sabah erken saatte, terminalde otobüsten inip taksiye bindiğinde günlerin bezginliği tüm ağırlığıyla üstüne çökmüş gibi oldu Muhsin’in." (Vedat Türkali)
  2. [bilişim] Bir veri iletişim ortamında veri giriş çıkışını sağlayan donanım birimi
MUFASSAL

Kelime Kökeni: Arapça mufaṣṣal

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız ayrıntılı
    • "Kağnı arabalarının değiştirilmesi lüzumuna dair mufassal layihalar vermişti." (Refik Halit Karay)
FESTİVAL

Kelime Kökeni: Fransızca festival

  1. [isim] Dönemi, yapıldığı çevre, katılanların sayısı veya niteliği programla belirtilen ve özel önemi olan sanat gösterisi
  2. [sinema, tiyatro] Belli bir sanat dalında oyun ve filmlerin sunulması ve gösterilmesi sonunda ödül, derece verilmesi biçiminde düzenlenen ulusal veya uluslararası gösteri dizisi; şenlik
    • "Antalya film festivali."
  3. Bir bölgenin en ünlü ürünü için yapılan gösteri; şenlik
    • "Kiraz festivali."
  4. [teklifsiz konuşmada] Düzensiz toplantı
    • "İlk bakışta festivale benzer bir durum göremedi." (Attilâ İlhan)
CIRDAVAL

  1. [isim, ağızlardan] Eskiden savaşlarda da kullanılan, meşe dalından yapılan ucu demirli, uzun cirit değneği
MEKANSAL

  1. [sıfat] Mekâna ait
  2. Mekânla ilgili
SORUNSAL

  1. [sıfat] Çözümü belli olmayan
  2. Doğru olma ihtimali bulunmakla birlikte, şüphe uyandıran, kesin olmayan; problematik
    • "Zamanı şiirde ve musikide biçimlendirmeyi bir sorunsal olarak görmeyen Tanpınar, zaman ile roman ilişkisini çözümsüz ve belki de çözümlenmemesi gereken, romanın doğasından gelen bir mesele olarak görür." (Jale Parla)
MARTAVAL

  1. [isim, argo] Bakınız palavra
    • "Dünkü yazdıklarının bütün martaval olduğunu bugün itiraf etmez misin?" (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü