Sonunda al olan 6 harfli 96 kelime var. AL ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde al olan kelimeler listesine ya da başında al olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Al Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ATONAL
-
Kelime Kökeni: Fransızca atonal
-
[sıfat, müzik]
Yeni bir bestecilik çığırına göre, ton ve makam temeline bağlı kalmadan oluşturulan (beste)
-
[sıfat, müzik]
Yeni bir bestecilik çığırına göre, ton ve makam temeline bağlı kalmadan oluşturulan (beste)
- ŞEVVAL
-
Kelime Kökeni: Arapça şevvāl
-
[isim]
Ay takviminin onuncu ayı; bayram ayı
-
[isim]
Ay takviminin onuncu ayı; bayram ayı
- NORMAL
-
Kelime Kökeni: Fransızca normal
-
[sıfat]
Alışılmış olan; olağan
- "Atatürk'ün normal zamanlarda insana okşamak arzusunu veren ipek gibi saçları birdenbire yelelenirdi."
-
[isim]
Aşırılığı, eksikliği ve taşkınlığı olmama, ortalama durum
-
[isim, matematik]
Bir eğrinin bir teğetine değme noktasından çizilen dikme
-
[sıfat]
Alışılmış olan; olağan
- BATYAL
-
Kelime Kökeni: Fransızca bathyal
-
[isim, coğrafya]
Okyanus veya denizin derinliği 200-2.000 metre arasında olan kısımları; batiyal
-
[isim, coğrafya]
Okyanus veya denizin derinliği 200-2.000 metre arasında olan kısımları; batiyal
- MANGAL
-
Kelime Kökeni: Arapça manḳal
-
[isim]
Üzerinde bir şey pişirmek veya ısınmak için kullanılan, sac, bakır, pirinç vb. malzemeden yapılan, türlü biçimlerdeki üstü açık ayaklı ocak; korluk
- "Masanın solunda küçük bir sac mangal yaz kış sürekli olarak yanardı."
-
[isim]
Üzerinde bir şey pişirmek veya ısınmak için kullanılan, sac, bakır, pirinç vb. malzemeden yapılan, türlü biçimlerdeki üstü açık ayaklı ocak; korluk
- SAĞMAL
-
-
[sıfat]
Süt veren, sağılan; sağımlı, sütlü
-
[isim]
Bol süt veren inek
- "İri Hollanda cinsi sağmallardı, günde 42-45 kilogram arası süt verirlerdi."
-
[mecaz]
Sömürülen, kendisinden çıkar sağlanılan (kimse, ülke vb.)
-
[sıfat]
Süt veren, sağılan; sağımlı, sütlü
- POSTAL
-
Kelime Kökeni: Farsça postgāl
-
[isim]
Genellikle askerlerin giydiği konçlu ve kaba potin
- "Taşıt araçlarına hiç binmez, yaz kış asker postalları ile kilometrelerce yolu yürürdü."
-
[isim]
Genellikle askerlerin giydiği konçlu ve kaba potin
- EROSAL
-
-
[sıfat]
Bakınız erotik
-
[sıfat]
Bakınız erotik
- HALHAL
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫalḫāl
-
[isim]
Kadınların ayak bileklerine taktıkları bilezik
- "Vişneçürüğü ipekliden kuş tüyü yastıklara gömülmüş, şaşılacak incelikteki ayak bileklerindeki gümüş halhallar."
-
[isim]
Kadınların ayak bileklerine taktıkları bilezik
- KENTAL
-
Kelime Kökeni: Fransızca quintal
-
[isim, matematik]
100 kilogramlık ağırlık ölçü birimi
-
[isim, matematik]
100 kilogramlık ağırlık ölçü birimi
- BAŞMAL
-
Kelime Kökeni: Türkçe baş + Arapça māl
-
[isim, ticaret]
Bakınız sermaye
-
[isim, ticaret]
Bakınız sermaye
- HANTAL
-
-
[sıfat]
Kocaman, iri, kaba
- "Epey iri ve hantal bir vücudu vardı."
-
İşi, davranışları kaba ve yavaş
- "Suat onun yanında kendini iri yarı ve hantal hissetti, bırakıp kaçası geldi."
-
[sıfat]
Kocaman, iri, kaba
- HEMHAL
-
Kelime Kökeni: Farsça hem + Arapça ḥāl
-
[sıfat, eskimiş]
Aynı durumda olan
- "Bu hususta birçok İsviçreliyi kendimle hemhâl bulmuşumdur."
-
[sıfat, eskimiş]
Aynı durumda olan
- KARTAL
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Kartalgillerden, genellikle kızıl siyah tüylü, çok güçlü, yuvasını yüksek kayalıklar üzerinde kuran, iri, yırtıcı bir tür kuş (Aquila)
- "Kartal yükseldi yükseldi, kıyıdaki dağların üstünde küçüle küçüle göze görünmez oldu."
-
[isim, hayvan bilimi]
Kartalgillerden, genellikle kızıl siyah tüylü, çok güçlü, yuvasını yüksek kayalıklar üzerinde kuran, iri, yırtıcı bir tür kuş (Aquila)
- İTİDAL
-
Kelime Kökeni: Arapça iʿtidāl
-
[isim]
Bakınız ölçülülük
- "Onun her hissinde itidal vardı."
-
[mecaz]
Bakınız soğukkanlılık
-
[isim]
Bakınız ölçülülük
- İTİKAL
-
Kelime Kökeni: Arapça iʿtikāl
-
[isim, eskimiş, jeoloji]
Bakınız erozyon
-
[isim, eskimiş, jeoloji]
Bakınız erozyon
- TİMSAL
-
Kelime Kökeni: Arapça tims̱āl
-
[isim, eskimiş]
Bakınız simge
- "O günden beri ceviz, bana ulvi bir şeyin timsali gibi görünüyor."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız simge
- GRİBAL
-
Kelime Kökeni: Fransızca grippal
-
[sıfat]
Grip hastalığıyla ilgili
- "… ancak kışın havalar çok soğuk olduğu için hastalanacak, gribal hastalıklar geçirip bu nedenle de orada yatmaktan vazgeçmek zorunda kalacaktır."
-
[sıfat]
Grip hastalığıyla ilgili
- PAZVAL
-
-
[isim]
Kunduracıların çalışırken kundurayı dizleri üzerinde tutmak için kullandıkları kayış
-
[isim]
Kunduracıların çalışırken kundurayı dizleri üzerinde tutmak için kullandıkları kayış
- GASSAL
-
Kelime Kökeni: Arapça ġassāl
-
[isim, eskimiş, din bilimi]
Bakınız ölü yıkayıcı
-
[isim, eskimiş, din bilimi]
Bakınız ölü yıkayıcı