Sonunda al olan 5 harfli 94 kelime var. AL ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde al olan kelimeler listesine ya da başında al olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Al Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A L

2 Harfli Kelimeler

AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İRSAL

Kelime Kökeni: Arapça irsāl

  1. [isim, eskimiş] Bakınız gönderme
ZÜLAL

Kelime Kökeni: Arapça zulāl

  1. [isim] Saf, tatlı su
DİVAL

Kelime Kökeni: Farsça divāl

  1. [isim, eskimiş] Altı mukavva ile beslenmiş, üstü sırmalı işleme
MARAL

Kelime Kökeni: Moğolca

  1. [isim, hayvan bilimi] Dişi geyik
İPTAL

Kelime Kökeni: Arapça ibṭāl

  1. [isim] Yararlıktan, kullanıştan kaldırma, silme, bozma
  2. Herhangi bir hükmün geçersiz olduğunu gerekçeleri ile göstererek çürütme
ABDAL

Kelime Kökeni: Arapça abdāl

  1. [isim, tarih] Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri
  2. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı
    • "Geygel Abdalları."
  3. Tasavvufta manevi üst bir rütbe
ETFAL

Kelime Kökeni: Arapça eṭfāl

  1. [isim, eskimiş] Çocuklar
ZÜHAL

Kelime Kökeni: Arapça zuḥal

  1. [isim, gök bilimi] Bakınız Satürn
UYSAL

  1. [sıfat] Başkalarına kolayca uyabilen, sözlerini dinleyip karşı gelmeyen; yumuşak başlı, munis
    • "Kadın uysal olduğu zaman kuvvetlidir." (Aka Gündüz)
  2. [zarf] Başkalarına kolayca uyabilen, sözlerini dinleyip karşı gelmeyen, yumuşak başlı bir biçimde
    • "Ona vefasızlıkta biraz düşünceli davranmayı yararlı buluyor, yalnızca bulduklarında yeni başkana pek uysal davranıyorlardı." (Memduh Şevket Esendal)
ŞİMAL

Kelime Kökeni: Arapça şimāl

  1. [isim, eskimiş, coğrafya] Bakınız kuzey
İHLAL

Kelime Kökeni: Arapça iḫlāl

  1. [isim] Bozma, zarar verme
  2. Yasa ve düzene uymama
EŞKAL

Kelime Kökeni: Arapça eşkāl

  1. [isim] Dıştan görünüş
    • "Şu anda kendisinin eşkâlini bilen yüzlerce ve belki de binlerce kişi onu arıyordu." (İhsan Oktay Anar)
  2. Bakınız biçim (II)
  3. Bakınız kılık
ÇAKAL

Kelime Kökeni: Farsça şaġāl

  1. [isim, hayvan bilimi] Etoburlardan, sürü hâlinde yaşayan, kurttan küçük bir yaban hayvanı (Canis aureus)
    • "Korkunç geceler, çakalların ulumaları, köpeklerin haykırışları bu ruhu da karartan gecelerde sinirleri büsbütün gevşetiyor." (Etem İzzet Benice)
  2. [argo] Kurnaz, yalancı, düzenci, aşağılık kimse
  3. [argo] Zorba, külhanbeyi tipli kimse
    • "Rudolf üzerimden çekilince ben de öteki çakalı aldım altıma." (Ahmet Ümit)
  4. [sıfat, ağızlardan] Titiz, huysuz olan
  5. [sıfat, ağızlardan] Bakınız görgüsüz
USSAL

  1. [sıfat] Bakınız akli
    • "O da kendi içinde tutarlı bir yapıdır, ama deneysel, ussal bir yapı değildir." (Tahsin Yücel)
YANAL

  1. [sıfat] Yanda olan, yana düşen
  2. [ağızlardan] Alaca, iki renkli
    • "O dalın ucunda bir yanal alma / Almasını al da dalını yolma" (Halk türküsü)
ÇUVAL

Kelime Kökeni: Farsça cuvāl

  1. [isim] Pamuk, kenevir veya sentetik iplikten dokunmuş büyük torba
    • "Sonra getirdikleri çuvalı açtılar, peksimetleri, tütünü ve öteberiyi çıkartıp raflara koydular." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. [sıfat] Bu torbanın alabileceği miktarda olan
    • "Yanımızda, ne olur ne olmaz diye alınmış yarım çuval peksimet vardı." (Halide Edip Adıvar)
DAMAL

  1. [isim] Ardahan iline bağlı ilçelerden biri
ÇOKAL

  1. [isim, askerlik] Savaşlarda giyilen zırh
PEDAL

Kelime Kökeni: Fransızca pédale

  1. [isim] Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen; ayaklık
KAVAL

  1. [isim, müzik] Genellikle kamıştan yapılan, daha çok çobanların çaldığı, yumuşak sesli, üflemeli bir çalgı
    • "Geniş yaylalarında otlanırken sürüler / Çobanı kaval çalar, taşı toprağı güler" (Faruk Nafiz Çamlıbel)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü