Sonunda al olan 5 harfli 94 kelime var. AL ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde al olan kelimeler listesine ya da başında al olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Al Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İRSAL
-
Kelime Kökeni: Arapça irsāl
-
[isim, eskimiş]
Bakınız gönderme
-
[isim, eskimiş]
Bakınız gönderme
- ZÜLAL
-
Kelime Kökeni: Arapça zulāl
-
[isim]
Saf, tatlı su
-
[isim]
Saf, tatlı su
- DİVAL
-
Kelime Kökeni: Farsça divāl
-
[isim, eskimiş]
Altı mukavva ile beslenmiş, üstü sırmalı işleme
-
[isim, eskimiş]
Altı mukavva ile beslenmiş, üstü sırmalı işleme
- MARAL
-
Kelime Kökeni: Moğolca
-
[isim, hayvan bilimi]
Dişi geyik
-
[isim, hayvan bilimi]
Dişi geyik
- İPTAL
-
Kelime Kökeni: Arapça ibṭāl
-
[isim]
Yararlıktan, kullanıştan kaldırma, silme, bozma
-
Herhangi bir hükmün geçersiz olduğunu gerekçeleri ile göstererek çürütme
-
[isim]
Yararlıktan, kullanıştan kaldırma, silme, bozma
- ABDAL
-
Kelime Kökeni: Arapça abdāl
-
[isim, tarih]
Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri
-
Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı
- "Geygel Abdalları."
-
Tasavvufta manevi üst bir rütbe
-
[isim, tarih]
Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri
- ETFAL
-
Kelime Kökeni: Arapça eṭfāl
-
[isim, eskimiş]
Çocuklar
-
[isim, eskimiş]
Çocuklar
- ZÜHAL
-
Kelime Kökeni: Arapça zuḥal
-
[isim, gök bilimi]
Bakınız Satürn
-
[isim, gök bilimi]
Bakınız Satürn
- UYSAL
-
-
[sıfat]
Başkalarına kolayca uyabilen, sözlerini dinleyip karşı gelmeyen; yumuşak başlı, munis
- "Kadın uysal olduğu zaman kuvvetlidir."
-
[zarf]
Başkalarına kolayca uyabilen, sözlerini dinleyip karşı gelmeyen, yumuşak başlı bir biçimde
- "Ona vefasızlıkta biraz düşünceli davranmayı yararlı buluyor, yalnızca bulduklarında yeni başkana pek uysal davranıyorlardı."
-
[sıfat]
Başkalarına kolayca uyabilen, sözlerini dinleyip karşı gelmeyen; yumuşak başlı, munis
- ŞİMAL
-
Kelime Kökeni: Arapça şimāl
-
[isim, eskimiş, coğrafya]
Bakınız kuzey
-
[isim, eskimiş, coğrafya]
Bakınız kuzey
- İHLAL
-
Kelime Kökeni: Arapça iḫlāl
-
[isim]
Bozma, zarar verme
-
Yasa ve düzene uymama
-
[isim]
Bozma, zarar verme
- EŞKAL
-
Kelime Kökeni: Arapça eşkāl
-
[isim]
Dıştan görünüş
- "Şu anda kendisinin eşkâlini bilen yüzlerce ve belki de binlerce kişi onu arıyordu."
-
Bakınız biçim (II)
-
Bakınız kılık
-
[isim]
Dıştan görünüş
- ÇAKAL
-
Kelime Kökeni: Farsça şaġāl
-
[isim, hayvan bilimi]
Etoburlardan, sürü hâlinde yaşayan, kurttan küçük bir yaban hayvanı (Canis aureus)
- "Korkunç geceler, çakalların ulumaları, köpeklerin haykırışları bu ruhu da karartan gecelerde sinirleri büsbütün gevşetiyor."
-
[argo]
Kurnaz, yalancı, düzenci, aşağılık kimse
-
[argo]
Zorba, külhanbeyi tipli kimse
- "Rudolf üzerimden çekilince ben de öteki çakalı aldım altıma."
-
[sıfat, ağızlardan]
Titiz, huysuz olan
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız görgüsüz
-
[isim, hayvan bilimi]
Etoburlardan, sürü hâlinde yaşayan, kurttan küçük bir yaban hayvanı (Canis aureus)
- USSAL
-
-
[sıfat]
Bakınız akli
- "O da kendi içinde tutarlı bir yapıdır, ama deneysel, ussal bir yapı değildir."
-
[sıfat]
Bakınız akli
- YANAL
-
-
[sıfat]
Yanda olan, yana düşen
-
[ağızlardan]
Alaca, iki renkli
- "O dalın ucunda bir yanal alma / Almasını al da dalını yolma"
-
[sıfat]
Yanda olan, yana düşen
- ÇUVAL
-
Kelime Kökeni: Farsça cuvāl
-
[isim]
Pamuk, kenevir veya sentetik iplikten dokunmuş büyük torba
- "Sonra getirdikleri çuvalı açtılar, peksimetleri, tütünü ve öteberiyi çıkartıp raflara koydular."
-
[sıfat]
Bu torbanın alabileceği miktarda olan
- "Yanımızda, ne olur ne olmaz diye alınmış yarım çuval peksimet vardı."
-
[isim]
Pamuk, kenevir veya sentetik iplikten dokunmuş büyük torba
- DAMAL
-
-
[isim]
Ardahan iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Ardahan iline bağlı ilçelerden biri
- ÇOKAL
-
-
[isim, askerlik]
Savaşlarda giyilen zırh
-
[isim, askerlik]
Savaşlarda giyilen zırh
- PEDAL
-
Kelime Kökeni: Fransızca pédale
-
[isim]
Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen; ayaklık
-
[isim]
Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen; ayaklık
- KAVAL
-
-
[isim, müzik]
Genellikle kamıştan yapılan, daha çok çobanların çaldığı, yumuşak sesli, üflemeli bir çalgı
- "Geniş yaylalarında otlanırken sürüler / Çobanı kaval çalar, taşı toprağı güler"
-
[isim, müzik]
Genellikle kamıştan yapılan, daha çok çobanların çaldığı, yumuşak sesli, üflemeli bir çalgı