Başında al olan 7 harfli 80 kelime var. Al ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde al olan kelimeler listesine ya da sonu al ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında al bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Al Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ALLAMAK
-
-
[-i]
Kırmızı duruma getirmek
-
[-i]
Kırmızı duruma getirmek
- ALIŞKIN
-
-
[sıfat]
Bir şeye veya bir şey yapmaya alışmış olan; alışkan, alışmış
- "İki yandaki çarklar dar kafeslerinde birden uyanan alışkın ve müthiş deniz aygırları gibi hiddetli bir gürültü çıkararak kımıldandı."
-
[sıfat]
Bir şeye veya bir şey yapmaya alışmış olan; alışkan, alışmış
- ALEMDAR
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿalem + Farsça -dār
-
[isim]
Bayrağı veya sancağı taşıyan kimse
-
[mecaz]
Bakınız önder
-
[isim]
Bayrağı veya sancağı taşıyan kimse
- ALÜVYON
-
Kelime Kökeni: Fransızca alluvion
-
[isim]
Akarsuların taşıyıp yığdıkları balçık, kil vb. çok ince taneli şeylerin kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın; lığ
-
[isim]
Akarsuların taşıyıp yığdıkları balçık, kil vb. çok ince taneli şeylerin kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın; lığ
- ALINLIK
-
-
[isim, ağızlardan]
Kadınların alınlarına taktıkları altın veya gümüşten süs eşyası
-
Yapılarda cephe süsü
-
Seccadelerde alnın konduğu bölüm
-
[isim, ağızlardan]
Kadınların alınlarına taktıkları altın veya gümüşten süs eşyası
- ALIMSIZ
-
-
[sıfat]
Çekici olmayan
-
[sıfat]
Çekici olmayan
- ALBASMA
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız albastı
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız albastı
- ALTINLI
-
-
[sıfat]
Altına sahip olan (kimse)
-
İçinde altın bulunan, altından yapılmış olan
- "Parlak zırhlı, tüylü tolgalarının etrafında altınlı siperleri göze çarpan cesur şövalyeler, gümüş tokalı kemerler bağlamış zengin asilzadeler bir tarafa toplandılar."
-
[sıfat]
Altına sahip olan (kimse)
- ALEVSİZ
-
-
[sıfat]
Alevi olmayan
- "Eşkıyalık, zulüm, hakaret, hırsızlık, açlık, yağmacılık alevsiz bir yangın gibi bu bin senelik ana yurdunu yakıp tutuşturuyordu."
-
[sıfat]
Alevi olmayan
- ALBASTI
-
-
[isim, tıp]
Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden lohusanın tutulduğu ateşli hastalık; lohusa humması, albasma
- "Ferit kederinden bir lohusanın albastı olamayacağını söyleyemedi."
-
[isim, tıp]
Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden lohusanın tutulduğu ateşli hastalık; lohusa humması, albasma
- ALAŞAĞI
-
-
[zarf]
Aşağıya doğru
-
Yere doğru
-
[zarf]
Aşağıya doğru
- ALÇIPAN
-
Kelime Kökeni: (Alçıpan tescilli marka adından)
-
[isim, mimarlık]
Bakınız alçı levha
-
[isim, mimarlık]
Bakınız alçı levha
- ALMANYA
-
-
[isim]
Orta Avrupa'da bir ülke; başkenti Berlin
-
[isim]
Orta Avrupa'da bir ülke; başkenti Berlin
- ALKARNA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca argagna
-
[isim, denizcilik]
İstiridye, midye, tarak vb. kabuklu hayvanları avlamak için deniz dibini taramakta kullanılan, ağız kısmı demirden bir ağ
-
[isim, denizcilik]
İstiridye, midye, tarak vb. kabuklu hayvanları avlamak için deniz dibini taramakta kullanılan, ağız kısmı demirden bir ağ
- ALMANCA
-
-
[isim]
Hint-Avrupa dil ailesinin Cermence kolundan, Almanya, Avusturya ile İsviçre'nin bir bölümünde kullanılan dil
- "Türkiye'deyken epeyce çalışmıştım Almancaya."
-
[sıfat]
Bu dille yazılmış olan
- "Bir Almanca kitabın iç kapağından koparıp koğuşta baş ucuma astığım resme benziyor."
-
[isim]
Hint-Avrupa dil ailesinin Cermence kolundan, Almanya, Avusturya ile İsviçre'nin bir bölümünde kullanılan dil
- ALENGİR
-
-
[isim, argo]
Bakınız gösteriş
-
İleride sakıncalı tarafları çıkabilecek olan şey
-
[isim, argo]
Bakınız gösteriş
- ALMANCI
-
-
[isim]
Almanya yanlısı olan kimse
-
Avrupa'da genellikle de Almanya'da çalışan Türk vatandaşı
- "Yoo öyle söyleme, bizim ne mallarımız var, gâvurlarınkinden güzel, şu Almancıya gittim de..."
-
[isim]
Almanya yanlısı olan kimse
- ALACALI
-
-
[sıfat]
Bakınız alaca
- "Türk kadınları alacalı bir ipek kumaş gibi köşeye birikmişlerdi."
-
[sıfat]
Bakınız alaca
- ALDANIŞ
-
-
[isim]
Aldanmak durumu
- "Gelgelelim dün vapurda kılık yüzünden bir aldanışım oldu ki bunu bir türlü unutamayacağım."
-
[isim]
Aldanmak durumu
- ALBİNOS
-
Kelime Kökeni: Fransızca albinos
-
[sıfat]
Derisinde, saçında ve gözlerinde doğuştan renk maddesi bulunmayan
-
[isim]
Bu durumdaki kimse veya hayvan
-
[sıfat]
Derisinde, saçında ve gözlerinde doğuştan renk maddesi bulunmayan