Başında al olan 11 harfli 48 kelime var. Al ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde al olan kelimeler listesine ya da sonu al ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında al bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Al Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A L
2 Harfli Kelimeler
AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ALDANMAZLIK
-
-
[isim]
Aldanmaz olma durumu
-
[isim]
Aldanmaz olma durumu
- ALINTILAMAK
-
-
[-i, -den, edebiyat]
Bir yazıya başka bir yazarın yazısından cümle veya cümleler almak, alıntı yapmak; aktarmak, iktibas etmek
- "Oyundan alıntıladığı bir iki sahne, belleğimizin bize musallat ettiği iz düşümlerden oluşmadır."
-
[-i, -den, edebiyat]
Bir yazıya başka bir yazarın yazısından cümle veya cümleler almak, alıntı yapmak; aktarmak, iktibas etmek
- ALÇALABİLME
-
-
[isim]
Alçalabilmek işi
-
[isim]
Alçalabilmek işi
- ALGILATILMA
-
-
[isim]
Algılatılmak işi
-
[isim]
Algılatılmak işi
- ALLAHSIZLIK
-
-
[isim]
Allahsız olma durumu; Tanrısızlık
-
[isim]
Allahsız olma durumu; Tanrısızlık
- ALIŞIVERMEK
-
-
[-e]
Çabucak alışmak
-
[-e]
Çabucak alışmak
- ALATURKALIK
-
-
[isim]
Alaturka olma durumu
- "İyi bir Batı kültürü almış olması dolayısıyla görevini alaturkalığa, yozlaşmaya dönüştürmemiştir."
-
[isim]
Alaturka olma durumu
- ALKOLSÜZLÜK
-
-
[isim]
Alkolsüz olma durumu
-
[isim]
Alkolsüz olma durumu
- ALMANLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Almanlara özgü yaşayış tarzını benimsemek
- "Berlin mekteplerinde tahsilini bitirip tamamıyla Almanlaşan bu adam, ağaçtan, hem kayın ağacından yapılmış bir manken kadar katı, hissiz, duygusuz, hayalsiz, zevksiz, hâsılı tatsız tuzsuz bir şeydi."
-
[nesnesiz]
Almanlara özgü yaşayış tarzını benimsemek
- ALTINLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Altın durumu veya görünümü almak
- "Bir bildik, küçük kristal bir bardağın içinde altınlaşarak yanan portakal likörünü sevgilisinin gözüne benzetirdi."
-
[nesnesiz]
Altın durumu veya görünümü almak
- ALDATIVERME
-
-
[isim]
Çabucak aldatmak
-
[isim]
Çabucak aldatmak
- ALDIRMAZLIK
-
-
[isim]
Bakınız ilgisizlik
-
[isim]
Bakınız ilgisizlik
- ALAKALANMAK
-
-
[-le]
Bakınız ilgilenmek
-
Gönül bağlamak, yakınlık duymak
-
Bir şey çekici gelmek
-
Bir şeyden zevk almak
-
[-le]
Bakınız ilgilenmek
- ALİCENAPLIK
-
- ALDIRABİLME
-
-
[isim]
Aldırabilmek işi
-
[isim]
Aldırabilmek işi
- ALEYHTARLIK
-
-
[isim]
Aleyhtar olma durumu; karşıtçılık
- "Diğer saikleri ne olursa olsun, bu aleyhtarlık bugün dünyada mevcut muhtelif yeni sanat mensuplarının birbirleriyle anlaşabildikleri yegâne noktayı teşkil etmektedir."
-
[isim]
Aleyhtar olma durumu; karşıtçılık
- ALIŞILMADIK
-
-
[sıfat]
Alışılmamış, az görülen, olağanüstü olan
-
[sıfat]
Alışılmamış, az görülen, olağanüstü olan
- ALDANIVERME
-
-
[isim]
Aldanıvermek işi
-
[isim]
Aldanıvermek işi
- ALIKONULMAK
-
-
[nesnesiz]
Alıkoyma işine konu olmak
- "Arkadaşları yatıştırmak için o toplantıda bulunanlar akşam yemeğine de alıkonulmuşlardı."
-
Bakınız yasaklanmak
-
[nesnesiz]
Alıkoyma işine konu olmak
- ALIŞILMAMIŞ
-
-
[sıfat]
Nadir, bilinmeyen, az rastlanan
- "Toprak rengi yüzünde alışılmamış çizgiler vardı."
-
[sıfat]
Nadir, bilinmeyen, az rastlanan