Sonunda aklık olan 8 harfli 39 kelime var. AKLIK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde aklık olan kelimeler listesine ya da başında aklık olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Aklık Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A I K K L
5 Harfli Kelimeler
AKLIK, KALIK
4 Harfli Kelimeler
AKIL, AKLI, ALIK
3 Harfli Kelimeler
AKI, KAK, KAL, KIL, LAK
2 Harfli Kelimeler
AK, AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KABAKLIK
-
-
[isim]
Karpuz veya kavunun ham olma durumu
-
Başın tüysüz veya dazlak olma durumu
-
[mecaz]
Bilgisiz ve görgüsüz olma durumu
-
[isim]
Karpuz veya kavunun ham olma durumu
- SAPAKLIK
-
-
[isim]
Belli bir ölçüye, belli bir kurala uymama durumu
-
[ruh bilimi]
Hastalık niteliğinde olmamakla birlikte, normalden belirgin durumda sapma gösterme durumu; anomali
-
[isim]
Belli bir ölçüye, belli bir kurala uymama durumu
- ORTAKLIK
-
-
[isim]
Ortak olma durumu; iştirak, müşareket, şeriklik
- "Dil birliği, anlaşamamak yüzünden doğabilecek ayrılıkların karşılıklı düşmanlıkları giderebileceği bir ortaklık tabanıdır."
-
[ticaret]
İki veya daha çok kimsenin iş yaparak kazanç elde etmek için birleşmeleri; şirket
-
[isim]
Ortak olma durumu; iştirak, müşareket, şeriklik
- BATAKLIK
-
-
[isim]
Çok derin olmayan sularla örtülü batak bölge; aynaz (I), azmak (I), batağan
- "Stadyuma, mekteplere yakın, onların burnu dibinde olan bu dere, hakikatte bir bataklıktır."
-
[mecaz]
Uygunsuz ve kötü, ahlak dışı durum
- "Bizler kendisini bu bataklıktan kurtarmak için fazlasını bile yaptık."
-
[isim]
Çok derin olmayan sularla örtülü batak bölge; aynaz (I), azmak (I), batağan
- KIZAKLIK
-
-
[isim]
Döşeme tahtalarının altına çaprazlama olarak konulan uzun ve yassı direklerden her biri
-
[isim]
Döşeme tahtalarının altına çaprazlama olarak konulan uzun ve yassı direklerden her biri
- DAYAKLIK
-
-
[sıfat]
Dayağı hak eden (kimse)
- "İşte o herif tam dayaklık idi."
-
[sıfat]
Dayağı hak eden (kimse)
- SOLAKLIK
-
-
[isim]
Solak olma durumu
-
[isim]
Solak olma durumu
- BUNAKLIK
-
-
[isim]
Bunak olma durumu
- "Bende bunaklık daha başlamadı, bunaklık veya sapıklık..."
-
[isim]
Bunak olma durumu
- ALÇAKLIK
-
-
[isim]
Yerden uzaklığı az olma
-
[mecaz]
Alçak olma durumu; denaet, pespayelik
-
[mecaz]
Alçakça davranış; habaset, şenaat
- "Yıllarca rollerine, yalanlarına aldandığımız bir arkadaştan adiliğini, alçaklığını sezince hemen ayrılırız."
-
[isim]
Yerden uzaklığı az olma
- BIÇAKLIK
-
-
[isim]
Bıçak koyacak yer
-
[sıfat]
Bıçak yapmaya elverişli (maden)
-
[zarf]
Bıçağın saplanmasının vereceği zarar kadar
-
[isim]
Bıçak koyacak yer
- SUSAKLIK
-
-
[isim]
Susamış olma durumu
-
[mecaz]
Salaklık, aptallık
-
[isim]
Susamış olma durumu
- ISLAKLIK
-
-
[isim]
Islak olma durumu
- "Islaklık iliklerimize işler."
-
[isim]
Islak olma durumu
- KAZAKLIK
-
-
[isim]
Karısına söz geçirme, dediğini yaptırma durumu
-
[isim]
Karısına söz geçirme, dediğini yaptırma durumu
- KONAKLIK
-
-
[isim]
Konak olmaya uygun yer
-
Konak kadar alınan yol
-
[isim]
Konak olmaya uygun yer
- KAÇAKLIK
-
-
[isim]
Kaçak olma durumu
- "Hatırlarda edepsizliği, düşman karşısındaki kaçaklığı kalmıştı."
-
[isim]
Kaçak olma durumu
- YATAKLIK
-
-
[sıfat]
Yatak yapmaya uygun
-
[isim]
Üzerine yatak serilen tahta veya maden kerevet; karyola
- "Yataklığın etrafında bir şeyin dolaştığına, süründüğüne dikkat ettim."
-
[isim, mecaz]
Suçluları barındırma, gizlice yardım etme
-
[sıfat]
Yatak yapmaya uygun
- AHMAKLIK
-
-
[isim]
Ahmak olma durumu; hamakat
- "Nerede zekâ umarsak orada ahmaklıkla karşılaşırız."
-
[isim]
Ahmak olma durumu; hamakat
- SICAKLIK
-
-
[isim]
Sıcak olan şeyin durumu, etkisi veya sıcak olan şeyin niteliği; alev (I), hararet
- "Sobanın sıcaklığı."
-
Bir araçla veya cihazla ölçülebilen ısı derecesi; suhunet
- "Havanın sıcaklığı."
-
Hamamlarda yıkanılan sıcak yer
-
[coğrafya]
Kaynağını güneşten alan, cisimlerin molekül hareketleri ile ortaya çıkan ve termometre ile ölçülebilen enerji; suhunet
-
[mecaz]
Sevgi, içtenlik ve sevimlilik
- "Türkçesinde bir tutukluk vardır ama anlatımındaki sıcaklık bütün aksaklıkları bir anda silip yok eder."
-
[isim]
Sıcak olan şeyin durumu, etkisi veya sıcak olan şeyin niteliği; alev (I), hararet
- DURAKLIK
-
-
[isim]
Durak olma durumu
-
Bakınız durgunluk
- "Birkaç saniye bir şaşkınlık duraklığı geçirdikten sonra odaya çıktı."
-
[isim]
Durak olma durumu
- KURAKLIK
-
-
[isim]
Bakınız yağışsızlık
- "Kuraklık her yanı kasıp kavuruyor ve berbat ediyor bostanları."
-
[isim]
Bakınız yağışsızlık