Sonunda ai olan 28 kelime var. Aİ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ai olan kelimeler listesine ya da başında ai olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
TEŞRİKİMESAİ
İSTİSNAİ
AVRUPAİ, İÇTİMAİ, İNDİFAİ, İPTİDAİ, İRTİCAİ, MAVERAİ
HERCAİ, RUSTAİ
BABAİ, BAHAİ, CEZAİ, CİNAİ, FEDAİ, HAVAİ, İBDAİ, MESAİ, MÜRAİ, NİHAİ, NİSAİ, RUBAİ, RUFAİ, SEMAİ, SINAİ, TEDAİ, ZİRAİ
MAİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TEŞRİKİMESAİ
-
Kelime Kökeni: Arapça teşrīk + mesāʿī
-
[isim, eskimiş]
Bir gaye uğruna kurulan çalışma ortaklığı, birlikte çalışma; iş birliği
- "Onunla yıllardır teşrikimesaimiz var."
-
[isim, eskimiş]
Bir gaye uğruna kurulan çalışma ortaklığı, birlikte çalışma; iş birliği
- İSTİSNAİ
-
Kelime Kökeni: Arapça istis̱nāʾī
-
[sıfat]
Ayrı tutulmuş, benzerlerine uymayan, kural dışı olan; ayrıklı, istisnalı
-
[sıfat]
Ayrı tutulmuş, benzerlerine uymayan, kural dışı olan; ayrıklı, istisnalı
- AVRUPAİ
-
Kelime Kökeni: İtalyanca europa + Arapça -į
-
[sıfat]
Avrupalılara özgü, Avrupalılara benzer, Avrupalılar gibi
- "O yıllara göre hayli Avrupai sayılacak bir yaşam tarzı sergiliyordu."
-
[sıfat]
Avrupalılara özgü, Avrupalılara benzer, Avrupalılar gibi
- İRTİCAİ
-
Kelime Kökeni: Arapça irticāʿī
-
[sıfat]
Gericilikle ilgili, gerici (davranış, tutum)
-
[sıfat]
Gericilikle ilgili, gerici (davranış, tutum)
- İÇTİMAİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ictimāʿī
-
[sıfat, eskimiş, toplum bilimi]
Bakınız toplumsal
- "İçtimai hayat bizi hem dış tabiattan hem de kendi varlığımızdan uzaklaştırır."
-
[sıfat, eskimiş, toplum bilimi]
Bakınız toplumsal
- İPTİDAİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ibtidāʾī
- İNDİFAİ
-
Kelime Kökeni: Arapça indifāʿī
-
[sıfat, eskimiş]
Püsküren (yanardağ)
-
Döküntülü (hastalık)
-
[sıfat, eskimiş]
Püsküren (yanardağ)
- MAVERAİ
-
Kelime Kökeni: Arapça māverā´
-
[sıfat]
Bakınız uhrevi
-
[sıfat]
Bakınız uhrevi
- HERCAİ
-
Kelime Kökeni: Farsça her + cāʾ + Arapça -ī
-
[sıfat]
Hiçbir şeyde kararlı olmayan veya konudan konuya geçiveren (kimse); yeltek, gelgeç
-
Aşkta değişken olan
-
Kalıcılığı olmayan, gelip geçici olan
-
[sıfat]
Hiçbir şeyde kararlı olmayan veya konudan konuya geçiveren (kimse); yeltek, gelgeç
- RUSTAİ
-
Kelime Kökeni: Farsça rūstā + Arapça -ī
-
[isim, eskimiş]
Bakınız köylü
- "Fakat artık korunun rustai perisinden eser görmüyorum."
-
[sıfat]
Köylününkine benzer
- "... Fikir Tepesi’nde rustai bir çiftlik evine benzeyen Nafi Baba Tekkesi’nin teşrifatsız, laubali, deryadil hâlini bir iki kere görmüş."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız köylü
- ZİRAİ
-
Kelime Kökeni: Arapça zirāʿī
-
[sıfat]
Bakınız tarımsal
-
[sıfat]
Bakınız tarımsal
- BABAİ
-
-
[isim]
Babailik tarikatından olan kimse
- "Gıyaseddin Keyhüsrev’den itibaren devlet zayıflamış, Babai isyanları baş göstermiş."
-
[isim]
Babailik tarikatından olan kimse
- RUBAİ
-
Kelime Kökeni: Arapça rubāʿī
-
[isim, edebiyat]
Divan edebiyatında dört dizeden oluşan ve belirli aruz kalıpları ile yazılan şiir; dördül
- "Bu rubailer basit olmakla beraber onlarda hayalden çok, mücerrede doğru bir akış vardır."
-
[isim, edebiyat]
Divan edebiyatında dört dizeden oluşan ve belirli aruz kalıpları ile yazılan şiir; dördül
- SEMAİ
-
Kelime Kökeni: Arapça semāʿī
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde iki basit usulden biri
-
[edebiyat]
Halk şiirinde sevgi, doğa, güzellik konularını işleyen, genellikle koşma gibi kafiyelenen, sekizer hece ölçüsüyle yazılmış şiir
-
[sıfat, eskimiş]
Bir kurala bağlı olmayıp ancak işitmekle öğrenilen (söz)
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde iki basit usulden biri
- MESAİ
-
Kelime Kökeni: Arapça mesāʿī
-
[isim]
Çalışma, emek
- "İki üç günlük mesaiyle bir sürü karanlık noktayı çözümledin."
-
[isim]
Çalışma, emek
- NİSAİ
-
Kelime Kökeni: Arapça nisāʾī
-
[sıfat, eskimiş]
Kadınla ilgili
- "Nisai hastalık."
-
Kadın hastalıkları ile ilgili
-
Bakınız kadınsı
-
[sıfat, eskimiş]
Kadınla ilgili
- İBDAİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ibdāʿī
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız özgün
- "İbdai edebiyat."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız özgün
- TEDAİ
-
Kelime Kökeni: Arapça tedāʿī
-
[isim, eskimiş, ruh bilimi]
Bakınız çağrışım
- "Birbirini bütün tedaileriyle karşılayan iki kelimeye ne aynı dilde rastlarsınız ne iki ayrı dilde."
-
[isim, eskimiş, ruh bilimi]
Bakınız çağrışım
- FEDAİ
-
Kelime Kökeni: Arapça fidāʾī
-
[isim]
Bir ülkü uğruna tehlikeli işlere girişerek canını esirgemeyen kimse; serdengeçti
-
Bir kimseyi veya bir yeri koruyan kimse
- "İlk zamanlar sadık fedailerini sık sık gelip yokladılar."
-
[isim]
Bir ülkü uğruna tehlikeli işlere girişerek canını esirgemeyen kimse; serdengeçti
- CİNAİ
-
Kelime Kökeni: Arapça cināʾī
-
[sıfat, eskimiş]
Konusu cinayet olan
- "Okuduğunuz ne kadar cinai roman varsa bu karanlık ve tenha sokaklarda âdeta hayat bulur."
-
Cinayetle ilgili
-
[sıfat, eskimiş]
Konusu cinayet olan