Sonunda ai olan 28 kelime var. Aİ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ai olan kelimeler listesine ya da başında ai olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

TEŞRİKİMESAİ

8 Harfli Kelimeler

İSTİSNAİ

7 Harfli Kelimeler

AVRUPAİ, İÇTİMAİ, İNDİFAİ, İPTİDAİ, İRTİCAİ, MAVERAİ

6 Harfli Kelimeler

HERCAİ, RUSTAİ

5 Harfli Kelimeler

BABAİ, BAHAİ, CEZAİ, CİNAİ, FEDAİ, HAVAİ, İBDAİ, MESAİ, MÜRAİ, NİHAİ, NİSAİ, RUBAİ, RUFAİ, SEMAİ, SINAİ, TEDAİ, ZİRAİ

3 Harfli Kelimeler

MAİ

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TEŞRİKİMESAİ

Kelime Kökeni: Arapça teşrīk + mesāʿī

  1. [isim, eskimiş] Bir gaye uğruna kurulan çalışma ortaklığı, birlikte çalışma; iş birliği
    • "Onunla yıllardır teşrikimesaimiz var."
İSTİSNAİ

Kelime Kökeni: Arapça istis̱nāʾī

  1. [sıfat] Ayrı tutulmuş, benzerlerine uymayan, kural dışı olan; ayrıklı, istisnalı
AVRUPAİ

Kelime Kökeni: İtalyanca europa + Arapça -į

  1. [sıfat] Avrupalılara özgü, Avrupalılara benzer, Avrupalılar gibi
    • "O yıllara göre hayli Avrupai sayılacak bir yaşam tarzı sergiliyordu." (Ayşe Kulin)
İRTİCAİ

Kelime Kökeni: Arapça irticāʿī

  1. [sıfat] Gericilikle ilgili, gerici (davranış, tutum)
İÇTİMAİ

Kelime Kökeni: Arapça ictimāʿī

  1. [sıfat, eskimiş, toplum bilimi] Bakınız toplumsal
    • "İçtimai hayat bizi hem dış tabiattan hem de kendi varlığımızdan uzaklaştırır." (Mehmet Kaplan)
İPTİDAİ

Kelime Kökeni: Arapça ibtidāʾī

  1. [sıfat, eskimiş, felsefe] Bakınız ilkel
    • "Kontrol altına alınmayan kalabalık içinde, yaşlı başlı insanlar bile iptidai bir seviyeye inerler." (Mehmet Kaplan)
  2. [isim, eskimiş, eğitim] Bakınız ilkokul
    • "Haşarı bir iptidai talebesinden akıllı uslu bir hafız çıkmıştı." (Reşat Nuri Güntekin)
İNDİFAİ

Kelime Kökeni: Arapça indifāʿī

  1. [sıfat, eskimiş] Püsküren (yanardağ)
  2. Döküntülü (hastalık)
MAVERAİ

Kelime Kökeni: Arapça māverā´

  1. [sıfat] Bakınız uhrevi
HERCAİ

Kelime Kökeni: Farsça her + cāʾ + Arapça -ī

  1. [sıfat] Hiçbir şeyde kararlı olmayan veya konudan konuya geçiveren (kimse); yeltek, gelgeç
  2. Aşkta değişken olan
  3. Kalıcılığı olmayan, gelip geçici olan
RUSTAİ

Kelime Kökeni: Farsça rūstā + Arapça -ī

  1. [isim, eskimiş] Bakınız köylü
    • "Fakat artık korunun rustai perisinden eser görmüyorum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. [sıfat] Köylününkine benzer
    • "... Fikir Tepesi’nde rustai bir çiftlik evine benzeyen Nafi Baba Tekkesi’nin teşrifatsız, laubali, deryadil hâlini bir iki kere görmüş." (Abdülhak Şinasi Hisar)
ZİRAİ

Kelime Kökeni: Arapça zirāʿī

  1. [sıfat] Bakınız tarımsal
BABAİ

  1. [isim] Babailik tarikatından olan kimse
    • "Gıyaseddin Keyhüsrev’den itibaren devlet zayıflamış, Babai isyanları baş göstermiş." (Gözde Özcanar)
RUBAİ

Kelime Kökeni: Arapça rubāʿī

  1. [isim, edebiyat] Divan edebiyatında dört dizeden oluşan ve belirli aruz kalıpları ile yazılan şiir; dördül
    • "Bu rubailer basit olmakla beraber onlarda hayalden çok, mücerrede doğru bir akış vardır." (Asaf Halet Çelebi)
SEMAİ

Kelime Kökeni: Arapça semāʿī

  1. [isim, müzik] Klasik Türk müziğinde iki basit usulden biri
  2. [edebiyat] Halk şiirinde sevgi, doğa, güzellik konularını işleyen, genellikle koşma gibi kafiyelenen, sekizer hece ölçüsüyle yazılmış şiir
  3. [sıfat, eskimiş] Bir kurala bağlı olmayıp ancak işitmekle öğrenilen (söz)
MESAİ

Kelime Kökeni: Arapça mesāʿī

  1. [isim] Çalışma, emek
    • "İki üç günlük mesaiyle bir sürü karanlık noktayı çözümledin." (Osman Aysu)
NİSAİ

Kelime Kökeni: Arapça nisāʾī

  1. [sıfat, eskimiş] Kadınla ilgili
    • "Nisai hastalık."
  2. Kadın hastalıkları ile ilgili
  3. Bakınız kadınsı
İBDAİ

Kelime Kökeni: Arapça ibdāʿī

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız özgün
    • "İbdai edebiyat."
TEDAİ

Kelime Kökeni: Arapça tedāʿī

  1. [isim, eskimiş, ruh bilimi] Bakınız çağrışım
    • "Birbirini bütün tedaileriyle karşılayan iki kelimeye ne aynı dilde rastlarsınız ne iki ayrı dilde." (Cemil Meriç)
FEDAİ

Kelime Kökeni: Arapça fidāʾī

  1. [isim] Bir ülkü uğruna tehlikeli işlere girişerek canını esirgemeyen kimse; serdengeçti
  2. Bir kimseyi veya bir yeri koruyan kimse
    • "İlk zamanlar sadık fedailerini sık sık gelip yokladılar." (Haldun Taner)
CİNAİ

Kelime Kökeni: Arapça cināʾī

  1. [sıfat, eskimiş] Konusu cinayet olan
    • "Okuduğunuz ne kadar cinai roman varsa bu karanlık ve tenha sokaklarda âdeta hayat bulur." (Refik Halit Karay)
  2. Cinayetle ilgili
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü