Başında ah olan 7 harfli 16 kelime var. Ah ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ah olan kelimeler listesine ya da sonu ah ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında ah bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ah Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A H

2 Harfli Kelimeler

AH, HA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AHIRDAŞ

  1. [isim] Aynı at sahibine veya at ortaklığı bulunan kişilere ait olan, aynı koşuya katılan atlar; eküri
AHLAKÇI

  1. [isim] Ahlak konularını inceleyen filozof veya bu konularla uğraşan kimse
    • "Edipler konuşulan tabii lisanla yazmaya, şairler millî edebiyatı, millî şiiri, millî vezni meydana koymaya; hukukçular millî hukuku, ahlakçılar millî ahlakı, terbiyeciler millî terbiyeyi bulmaya çalışıyorlar." (Ömer Seyfettin)
  2. [sıfat] Her şeyi ahlak açısından değerlendiren; törelci, aktöreci, moralist
AHLAKLI

  1. [sıfat] Ahlak kurallarına bağlı, bunlara uygun davranan (kimse)
    • "Bir insan ne kadar hür olursa o kadar düşünür, ne kadar düşünürse o kadar ahlaklı olurdu." (Ömer Seyfettin)
AHLAKÇA

  1. [zarf] Ahlak anlayışına göre, ahlak değerleri bakımından, ahlaken
    • "Hepsinin başında iş olmazsa ahlakça çürür insan." (Kerim Korcan)
AHLAYIŞ

  1. [isim] Ahlamak işi
AHUDUDU

Kelime Kökeni: Farsça āhū + Arapça tūt + Türkçe -i

  1. [isim, bitki bilimi] Gülgillerden, böğürtleni andıran, çalı görünümünde, dikenli bir bitki (Rubus idaeus)
  2. Bu bitkinin duta benzeyen, kırmızı renkli, sulu ve kokulu yemişi; ağaç çileği, frambuaz
AHDETME

  1. [isim] Ahdetmek işi
AHTAPOT

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, hayvan bilimi] Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus)
  2. Genellikle burun zarı üzerinde çıkan bir ur türü
    • "Genzinde de herhâlde ahtapot olacaktı ki boynunu uzatıp derin derin nefes alırdı." (Reşat Nuri Güntekin)
AHBAPÇA

  1. [zarf] Samimi bir biçimde
    • "Hele bir tüccar ve komisyoncu ahbapça bir şey söylerse mahkeme kararı kadar hükmü olur." (Falih Rıfkı Atay)
AHZETME

  1. [isim] Bakınız alma
AHMETLİ

  1. [isim] Manisa iline bağlı ilçelerden biri
AHZÜİTA

Kelime Kökeni: Arapça aḫẕ + iʿṭāʾ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız alışveriş
    • "İstanbul içinde ahzüita çoğaldı. Esnaf güruhu zengin oldu." (Şerif Mardin)
AHLAMAK

  1. [nesnesiz] İç çekmek, ah etmek, ah çeker gibi ses çıkarmak
    • "Hatta kızın küçümseyişlerine katlandı, gözyaşları döktü, inledi, ahladı." (Tarık Buğra)
AHLAKEN

Kelime Kökeni: Arapça aḫlāḳen

  1. [zarf] Bakınız ahlakça
    • "Zavallı vatanım Abdalya, sen ahlaken bu kadar düşecek mi idin?" (Haldun Taner)
AHMAKÇA

  1. [sıfat] Ahmağa yakışır, uygun (iş, hareket, tavır vb.)
    • "O vakte kadar Necmiye'ye bir şey söylememek pek ayıp ve ahmakça bir hareket olacaktı." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [zarf] Ahmağa yakışır bir biçimde
    • "İnsanoğlunu bu kadar ahmakça aldatmak için insanın kendisi ne olmalıdır?" (Sait Faik Abasıyanık)
AHENKLİ

  1. [sıfat] Bakınız uyumlu
    • "Zaman oldu en renkli, en ahenkli şekillerin peşinde koştum." (Nâzım Hikmet)
  2. [müzik] Ahengi olan, kulağa hoş gelen; ahenktar
    • "Sokaktan gelen ahenkli ses aynı şiddet, aynı letafet, aynı azamet, aynı belagatle devam eder." (Ömer Seyfettin)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü