Başında acı olan 9 harfli 13 kelime var. Acı ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde acı olan kelimeler listesine ya da sonu acı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında acı bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ACINDIRIŞ
-
-
[isim]
Acındırmak işi
-
[isim]
Acındırmak işi
- ACILANMAK
-
-
[nesnesiz]
Tadı acı olmak, acı duruma gelmek
- "Ağzım acılandı."
-
[-le, mecaz]
Acılı durumda olmak, üzüntüye kapılmak, üzülmek
- "Yunus Emre insanların acılarıyla acılanan insandır."
-
[nesnesiz]
Tadı acı olmak, acı duruma gelmek
- ACIMSILIK
-
-
[isim]
Acımsı olma durumu; acımtıraklık
- "Ağzımın içinde aldığım bu tat / İncir küspesi gibi buruk bir acımsılık bıraktı geride"
-
[mecaz]
Dokunaklı olma durumu
- "Bir zamanlar âşık olduğu, sevdiği kadının başka bir adam için ağladığını görmek çok tuhaf gelmiş, dahası içinde kıskanmayla karışık bir acımsılık bırakmıştı."
-
[isim]
Acımsı olma durumu; acımtıraklık
- ACITILMAK
-
-
[nesnesiz]
Acıtma işine konu olmak
- "Kısrağın sırtı fena acıtılmış, kısrağa dayak atılmış, kısrak horlanmış..."
-
[nesnesiz]
Acıtma işine konu olmak
- ACIKLILIK
-
-
[isim]
Acıklı olma durumu
-
[isim]
Acıklı olma durumu
- ACIKTIRMA
-
-
[isim]
Acıktırmak işi
-
[isim]
Acıktırmak işi
- ACIMSAMAK
-
-
[nesnesiz]
Acır gibi olmak, biraz acımak
- "İsmail usta, acımsadı ... bu işi yarın gece konuşuruz, dedi."
-
[nesnesiz]
Acır gibi olmak, biraz acımak
- ACIMTIRAK
-
-
[sıfat]
Bakınız acımsı
- "Üretildiği pelin otundan dolayı keskin kokusu ve meyan kökünden dolayı da acımtırak bir tadı vardır."
-
[sıfat]
Bakınız acımsı
- ACINILMAK
-
-
[-e]
Acınma işine konu olmak
- "Geceyi düşündü ve kimi karanlık kalmış yerleri çözemeyince pek de acınılır saydı kendini."
-
[-e]
Acınma işine konu olmak
- ACINDIRMA
-
-
[isim]
Acındırmak işi
- "Bütün bunlar görünürde pazarlama taktiği ama aslında bir acındırma, kandırma seansı idi."
-
[isim]
Acındırmak işi
- ACIKILMAK
-
-
[nesnesiz]
Acıkma işine konu olmak
- "Bu saatte acıkılır mı?"
-
[nesnesiz]
Acıkma işine konu olmak
- ACILAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Tadı bozulmak; acımak
- "Annemin acılaşmış tereyağlarını, buzdolabında çok kalmış yemekleri hizmetçilere yedirdiğini o sıralarda görmüştüm."
-
Acı duruma gelmek
-
Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek
-
[mecaz]
Dokunaklı duruma gelmek
- "Sesi gerçekten acılaşmıştı."
-
[mecaz]
Konuşma sert bir durum almak
- "Önce tatlı tatlı başlayan dolaylı yoldan taşlamalar, dokundurmalar, takılma ve alaylar söz uzadıkça ... acılaşmıştı."
-
[nesnesiz]
Tadı bozulmak; acımak
- ACISIZLIK
-
-
[isim]
Acısız olma durumu
- "Duyan, hisseden, beyin sancısı çeken insanlar hesabına bu acısızlık acısının derecesini hayal edebilir misiniz?"
-
[isim]
Acısız olma durumu