Başında acı olan 6 harfli 16 kelime var. Acı ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde acı olan kelimeler listesine ya da sonu acı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında acı bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ACIRAK
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Az acı
-
[sıfat, ağızlardan]
Az acı
- ACIMAK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız acılaşmak
- "Bütün rafları, dolapları aradım: Biraz mercimek, nohut, fasulye, yarım paket makarna, bir paketin içinde iki üç kaşık yemeklik yağ (acımıştı), yarım paket kibrit, bir kavanoza yakın şeker ve tuzluğun içinde nemlenmiş tuz kalmıştı."
-
Acılı, ağrılı olmak
- "Sahip’in canı şimdi daha çok acımaktadır."
-
[-e, mecaz]
Merhamet etmek
- "Yarını ne olacak dünyamızın / Biz yaşımızı başımızı aldık / Allah çocuklarımıza acısın"
-
[-e, mecaz]
Başkasının uğradığı veya uğrayacağı kötü bir duruma üzülmek
- "Bütün şehir halkı Koca Ali gibi mahir bir ustanın kolu kesileceğine acıdı."
-
[nesnesiz]
Bakınız acılaşmak
- ACIMIK
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız mavikantaron
- "Ekeceğimiz tohumu da kalburdan geçirmek ve tohum içinde bulunan delice, yabani buğday, acımık ve hardal gibi ekini boğacak muzır ot tohumlarını temizlemek lazımdır."
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız mavikantaron
- ACISIZ
-
-
[sıfat]
Tadı acı olmayan
- "Acısız ne köfte yiyorlar ne film seyrediyorlar ne müzik dinliyorlardı."
-
Ağrı, sızı duyulmayan
- "Acısız doğum."
-
[mecaz]
Bakınız üzüntüsüz
- "Acısız bir yaşam."
-
[sıfat]
Tadı acı olmayan
- ACIYIŞ
-
-
[isim]
Acımak durumu
- "Mond da herkesin kendisine acıyış ve hor görüşle baktığını hissediyor ve bu azaptan kurtulmak için her çareye başvuruyordu."
-
[isim]
Acımak durumu
- ACIGÖL
-
-
[isim]
Nevşehir iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Nevşehir iline bağlı ilçelerden biri
- ACINMA
-
-
[isim]
Acınmak durumu
- "Acınmalardan, yerinmelerden yana pek zengindir yaşam."
-
[isim]
Acınmak durumu
- ACITIŞ
-
-
[isim]
Acıtmak işi
-
[isim]
Acıtmak işi
- ACINIŞ
-
-
[isim]
Acınmak işi
- "... atılımcı bir bağdaştırmacıyım, akıllanıverdim, acınış sözcüğünü lügatimden sildim."
-
[isim]
Acınmak işi
- ACIMSI
-
-
[sıfat]
Acıyı andıran, acıya benzeyen, acı gibi; acımtırak
- "Eğer acımsı tadından dolayı içmekte zorlanıyorsanız bir bardak pelin otu çayınıza bir iki tatlı kaşığı bal ilave ederek karıştırınız."
-
[mecaz]
Dokunaklı olan
- "Acımsı bir kitabı daha vardır."
-
[sıfat]
Acıyı andıran, acıya benzeyen, acı gibi; acımtırak
- ACITMA
-
-
[isim]
Acıtmak işi
-
[isim]
Acıtmak işi
- ACIKLI
-
-
[sıfat]
Acındıracak, acı verecek nitelikte olan; elim, koygun, dramatik
- "Bu âdet bir fabrika sahibinin acıklı hayat hikâyesiyle birlikte kondulara yayıldı."
-
Acı görmüş, yaslı, kederli olan
- "Kendimi bu acı ve acıklı kitlenin bir parçası gibi hissediyordum."
-
[sıfat]
Acındıracak, acı verecek nitelikte olan; elim, koygun, dramatik
- ACILIK
-
-
[isim]
Acı olma durumu; meraret
- "Göğsünde bir sızı, ağzında bir acılık duydu."
-
[mecaz]
Kederlilik durumu
- "Henüz, yüreğimin bir yanı da söylenememiş, dışa atılamamış acılıklarla dolu."
-
[isim]
Acı olma durumu; meraret
- ACIKIŞ
-
-
[isim]
Acıkmak durumu
-
[isim]
Acıkmak durumu
- ACIRGA
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız yaban turpu
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız yaban turpu
- ACIKMA
-
-
[isim]
Acıkmak işi
-
[isim]
Acıkmak işi