Başında acı olan 6 harfli 16 kelime var. Acı ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde acı olan kelimeler listesine ya da sonu acı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında acı bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ACIRAK

  1. [sıfat, ağızlardan] Az acı
ACIMAK

  1. [nesnesiz] Bakınız acılaşmak
    • "Bütün rafları, dolapları aradım: Biraz mercimek, nohut, fasulye, yarım paket makarna, bir paketin içinde iki üç kaşık yemeklik yağ (acımıştı), yarım paket kibrit, bir kavanoza yakın şeker ve tuzluğun içinde nemlenmiş tuz kalmıştı." (Oğuz Atay)
  2. Acılı, ağrılı olmak
    • "Sahip’in canı şimdi daha çok acımaktadır." (İsmet Emre)
  3. [-e, mecaz] Merhamet etmek
    • "Yarını ne olacak dünyamızın / Biz yaşımızı başımızı aldık / Allah çocuklarımıza acısın" (Cahit Sıtkı Tarancı)
  4. [-e, mecaz] Başkasının uğradığı veya uğrayacağı kötü bir duruma üzülmek
    • "Bütün şehir halkı Koca Ali gibi mahir bir ustanın kolu kesileceğine acıdı." (Ömer Seyfettin)
ACIMIK

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız mavikantaron
    • "Ekeceğimiz tohumu da kalburdan geçirmek ve tohum içinde bulunan delice, yabani buğday, acımık ve hardal gibi ekini boğacak muzır ot tohumlarını temizlemek lazımdır." (Serdar Şen)
ACISIZ

  1. [sıfat] Tadı acı olmayan
    • "Acısız ne köfte yiyorlar ne film seyrediyorlar ne müzik dinliyorlardı." (Rıfat Ilgaz)
  2. Ağrı, sızı duyulmayan
    • "Acısız doğum."
  3. [mecaz] Bakınız üzüntüsüz
    • "Acısız bir yaşam."
ACIYIŞ

  1. [isim] Acımak durumu
    • "Mond da herkesin kendisine acıyış ve hor görüşle baktığını hissediyor ve bu azaptan kurtulmak için her çareye başvuruyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
ACIGÖL

  1. [isim] Nevşehir iline bağlı ilçelerden biri
ACINMA

  1. [isim] Acınmak durumu
    • "Acınmalardan, yerinmelerden yana pek zengindir yaşam." (Nermi Uygur)
ACITIŞ

  1. [isim] Acıtmak işi
ACINIŞ

  1. [isim] Acınmak işi
    • "... atılımcı bir bağdaştırmacıyım, akıllanıverdim, acınış sözcüğünü lügatimden sildim."
ACIMSI

  1. [sıfat] Acıyı andıran, acıya benzeyen, acı gibi; acımtırak
    • "Eğer acımsı tadından dolayı içmekte zorlanıyorsanız bir bardak pelin otu çayınıza bir iki tatlı kaşığı bal ilave ederek karıştırınız." (Salih Yılmaz)
  2. [mecaz] Dokunaklı olan
    • "Acımsı bir kitabı daha vardır." (Yusuf Ziya Ortaç)
ACITMA

  1. [isim] Acıtmak işi
ACIKLI

  1. [sıfat] Acındıracak, acı verecek nitelikte olan; elim, koygun, dramatik
    • "Bu âdet bir fabrika sahibinin acıklı hayat hikâyesiyle birlikte kondulara yayıldı." (Lâtife Tekin)
  2. Acı görmüş, yaslı, kederli olan
    • "Kendimi bu acı ve acıklı kitlenin bir parçası gibi hissediyordum." (Halide Edip Adıvar)
ACILIK

  1. [isim] Acı olma durumu; meraret
    • "Göğsünde bir sızı, ağzında bir acılık duydu." (Ömer Seyfettin)
  2. [mecaz] Kederlilik durumu
    • "Henüz, yüreğimin bir yanı da söylenememiş, dışa atılamamış acılıklarla dolu." (Adalet Ağaoğlu)
ACIKIŞ

  1. [isim] Acıkmak durumu
ACIRGA

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız yaban turpu
ACIKMA

  1. [isim] Acıkmak işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü