Sonunda a olan 6 harfli 657 kelime var. A harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde a harfi olan kelimeler listesine ya da başında a harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AFRİKA
- ...
- ARTOVA
- ...
- IRAKÇA
-
-
[sıfat]
Biraz uzak, uzak gibi
-
[sıfat]
Biraz uzak, uzak gibi
- YALAKA
-
-
[isim]
Dalkavuk
-
[sıfat]
Arsız, sırnaşık
-
[isim]
Dalkavuk
- AKASMA
-
-
[isim]
Düğün çiçeğigillerden, beyaz çiçek veren, bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen sarmaşık özelliği gösteren bir bitki, yaban asması, orman sarmaşığı, meryemana asması (Clematis vitalba)
-
[isim]
Düğün çiçeğigillerden, beyaz çiçek veren, bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen sarmaşık özelliği gösteren bir bitki, yaban asması, orman sarmaşığı, meryemana asması (Clematis vitalba)
- AÇILMA
-
-
[isim]
Açılmak işi
-
Çatlama
-
Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama
-
Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi
-
[isim]
Açılmak işi
- AKRABA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kan veya evlilik yoluyla birbirine bağlı olan kimseler, hısım
- "Geceleyin, babam, amcam, akrabamız, hepsi istasyonda idiler." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
Oluşma yönünden aynı kaynağa dayanan şeyler
- "Akraba diller."
-
Biri, diğerinin doğurduğu sonuç veya olgular
- "Zulüm zorbalıkla akrabadır."
-
[isim]
Kan veya evlilik yoluyla birbirine bağlı olan kimseler, hısım
- ATLAMA
-
-
[isim]
Atlamak işi
-
Belirli bir yerden gerilip hız alarak yapılan sıçrama ile vücudu yerden kesip daha uzak bir yere kondurma veya belli bir yükseklikten aşırma
-
Bu biçimde en uzağa atlamak veya en yükseği aşmak amacıyla yarışılan atletizm dalı
- "Biraz daha geçti, sırıkla yüksek atlama müsabakası ilan olundu." (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Atlamak işi
- MATBAA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Basımevi
-
[isim]
Basımevi
- MİZANA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Üç veya daha çok direği bulunan yelkenli gemilerde arka direk
-
[isim]
Üç veya daha çok direği bulunan yelkenli gemilerde arka direk
- TALİKA
-
Kelime Kökeni : Rusça
-
[isim]
Dört tekerlekli, üstü kapalı, yaylı bir tür at arabası
-
[isim]
Dört tekerlekli, üstü kapalı, yaylı bir tür at arabası
- SÜTANA
-
-
[isim]
Sütanne
-
[isim]
Sütanne
- AVALCA
-
-
[zarf]
Avala yakışır biçimde
-
[zarf]
Avala yakışır biçimde
- ELVEDA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[ünlem]
Bir daha kavuşulmayacağı düşünülen bir şeyden ayrılırken kullanılan bir söz
- "Elveda ey güzel günler!"
-
Bir daha karşılaşılmayacak biçimde ayrılırken "Allaha ısmarladık, Allaha emanet olun" anlamlarında kullanılan bir söz
-
[ünlem]
Bir daha kavuşulmayacağı düşünülen bir şeyden ayrılırken kullanılan bir söz
- NAMINA
-
-
[zarf]
Adına, kendisine
- "Bunlardan bazıları kitapçı tarafından kendi namına saklanmıştır." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Yerine, olarak
-
[zarf]
Adına, kendisine
- OYNAMA
-
-
[isim]
Oynamak işi
-
[isim]
Oynamak işi
- SELİKA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Güzel söyleme ve yazma yeteneği
-
[isim]
Güzel söyleme ve yazma yeteneği
- TEMAŞA
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Hoşlanarak bakma, seyretme
- "Benden evvel çoluk çocuk bütün ev halkı hayvanı temaşaya çıkmışlar." (Memduh Şevket Esendal)
- "Koca bir tarihin tutuştuğunu çöllerde susuz yanan insanların çatlak dudaklarında temaşa ediyoruz." (Aka Gündüz)
-
Oyun, temsil, piyes, tiyatro
- "Bazı meddahlar da Karagöz oynatmış, şahbaz, hayalbaz veya hayalî isimleriyle yaşadıktan sonra temaşa hayatımızdan el etek çekmişlerdir." (Samiha Ayverdi)
-
[isim]
Hoşlanarak bakma, seyretme
- KUDEMA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Eskiler, eski insanlar
-
Eskiliği bakımından ileri gelenler, öne çıkanlar
- "Kudemanın şiirde iddiaları ancak kendi şiirlerinin bambaşka bir cevher olduğu sadedine kadar giderdi.." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[isim]
Eskiler, eski insanlar
- ŞAŞULA
- ...