Başında a olan 7 harfli 698 kelime var. A harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde a harfi olan kelimeler listesine ya da sonu a harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında a bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AKİLLİK
- ...
- ALİMLİK
- ...
- ALIŞKIN
-
-
[sıfat]
Bir şeye veya bir şey yapmaya alışmış olan, alışkan, alışmış
- "Hayatın alışkın olduğumuz birçok gündelik hâlleri beklenmedik nice zevklere bürünürdü." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[sıfat]
Bir şeye veya bir şey yapmaya alışmış olan, alışkan, alışmış
- ARŞIALA
- ...
- ARKALIÇ
-
-
[isim]
Arkalık
-
[isim]
Arkalık
- ABLAKÇA
-
-
[sıfat]
Ablak gibi, ablağa yakın
-
[sıfat]
Ablak gibi, ablağa yakın
- AKSAYIŞ
-
-
[isim]
Aksama işi veya biçimi
-
[isim]
Aksama işi veya biçimi
- ALKALİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
İçinde alkali bulunan, kalevi, antiasit
-
[sıfat]
İçinde alkali bulunan, kalevi, antiasit
- ATANMAK
-
-
[-e]
Bir göreve getirilmek, tayin edilmek
- "Türkiye Büyük Millet Meclisi içinden veya dışarıdan bağımsızlar Başbakanca atanır." (Anayasa)
-
[-e]
Bir göreve getirilmek, tayin edilmek
- AVLANMA
-
-
[isim]
Avlanmak işi
-
[isim]
Avlanmak işi
- AVUTMAK
-
-
[-i]
Bir kimsenin acısını veya sıkıntısını yatıştırmak, teselli etmek
- "İnsanı sıkıntılı zamanlarda kitap kadar avutan bir şey yoktur."
-
Oyalamak
- "Çocuk annem diye tutturdu, güç avuttuk."
-
[-i]
Bir kimsenin acısını veya sıkıntısını yatıştırmak, teselli etmek
- AZATLIK
-
-
[isim]
Azat olma durumu, serbestlik
- "Hâlbuki bir elçi için bu kadarcık bir azatlık, bu kadarcık bir nefes alma imkânı dahi yoktur." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[sıfat]
Azat edilme vakti gelmiş olan (cariye, köle)
-
[isim]
Azat olma durumu, serbestlik
- ALIŞMAK
-
-
[-e]
Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek
- "Muhtaç değiliz ama ben çalışmaya alıştım." (Etem İzzet Benice)
-
Yadırgamaz duruma gelmek
- "Havaya alışmak. Bulunduğu çevreye alışmak."
-
Uyar duruma gelmek, uygun gelmek, intibak etmek
- "Bu mesleğe alışmış gibi görünüyor." (Nezihe Araz)
-
Sürekli ister olmak
- "Tütüne alışmak. Eğlenceye alışmak."
-
Bağlanmak, ısınmak
- "Birdenbire ona alıştığını hissediyor ve bu işe ayrıca şaşıyordu." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
-
Bağımlılık kazanmak
- "İlaca alıştı. Dayağa alıştı."
-
Evcilleşmek, ehlîleşmek
-
[nsz]
Tutuşmak, yanmaya başlamak
-
[-e]
Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek
- ALTIPAS
-
-
[isim]
Ceza sahası içinde kale direklerine 5,5 m (6 yarda) uzaklıkta kale çizgisine dik çizilen çizgi ile kale çizgisi arasında kalan bölüm
-
[isim]
Ceza sahası içinde kale direklerine 5,5 m (6 yarda) uzaklıkta kale çizgisine dik çizilen çizgi ile kale çizgisi arasında kalan bölüm
- ARKTİKA
- ...
- ASİLLİK
-
-
[isim]
Asil olma durumu, asalet
-
Soylu olma durumu, soyluluk
-
[isim]
Asil olma durumu, asalet
- ASTIMLI
-
-
[sıfat]
Astımı olan, astım hastalığına tutulmuş olan
-
[sıfat]
Astımı olan, astım hastalığına tutulmuş olan
- AVALLIK
- ...
- ASLINDA
-
-
[zarf]
Asıl olarak
-
[zarf]
Asıl olarak
- ASTARYA
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir gemiye yükleme veya boşaltma için tanınan süre
-
[isim]
Bir gemiye yükleme veya boşaltma için tanınan süre