Başında a olan 7 harfli 698 kelime var. A harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde a harfi olan kelimeler listesine ya da sonu a harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında a bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AÇTIRIŞ

  1. [isim] Açtırmak işi
ARMATÖR

Kelime Kökeni: Fransızca armateur

  1. [isim, denizcilik] Ticaret gemisi sahibi; donatan
    • "Nişanlı armatör delikanlı o zaman kimsede olmayan spor arabasıyla konağın önünden geçerken nişanlımı görürüm ümidiyle duraklıyor." (A. Kenan Hacısalihoğlu)
AKTARIM

  1. [isim] Aktarmak işi
  2. [ruh bilimi] Psikoterapide hastanın terapiste ruhsal yapısı üzerinde etkili olmuş deneyim ve ilişkilerini aktarması
AZIKLIK

  1. [isim, ağızlardan] Azık olarak ayrılan veya hazırlanan yiyecekler
    • "... keçi derisinden kışa azıklık yağ, peynir, yoğurt biriktirmek için tulum yapılır." (İsmail Hakkı Tonguç)
  2. Azık koymaya yarayan kap veya torba
  3. Hemen yemek üzere, harman zamanından önce biçilip savrulan ekin
ARPACIK

  1. [isim, tıp] Göz kapağının kenarında çıkan küçük çıban; itdirseği
    • "Sol gözümde arpacık çıktı." (Metin Savaş)
  2. Tüfek, tabanca vb. ateşli silahlarda namlunun en ileri bölümünde bulunan ve nişan alırken gezle birlikte göz ile hedef arasında aynı çizgi üzerine getirilen küçük çıkıntı
ANTRAKT

Kelime Kökeni: Fransızca entracte

  1. [isim, sinema, tiyatro] Bakınız ara
AHDETME

  1. [isim] Ahdetmek işi
ALTLAMA

  1. [isim] Altlamak işi
AĞLAMAK

  1. [nesnesiz] Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek
    • "Annemi ölmüş gördüm rüyamda / Ağlayarak uyanmışım" (Orhan Veli Kanık)
  2. [mecaz] Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak
  3. [-den, mecaz] Herhangi bir şeyden yakınmak
  4. [-e, mecaz] Bir duruma üzülmek
    • "Şu kara bahtıma ağlıyorum."
AHTAPOT

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, hayvan bilimi] Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus)
  2. Genellikle burun zarı üzerinde çıkan bir ur türü
    • "Genzinde de herhâlde ahtapot olacaktı ki boynunu uzatıp derin derin nefes alırdı." (Reşat Nuri Güntekin)
AYNASIZ

  1. [sıfat] Aynası olmayan
  2. [argo] Güvenli olmayan
    • "Amma da aynasız bir yermiş burası, beni hiç açmadı."
  3. [isim, argo] Bakınız polis
    • "Hey polis, diye seslendi sırtını ağaca dayamış, tek bacaklı bir kadın. Hey sana diyorum aynasız, atsana bir ikilik, acayip harmanım bu sabah." (Ahmet Ümit)
ANKİLOZ

Kelime Kökeni: Fransızca ankylose

  1. [isim, tıp] Bakınız eklem kaynaşması
AĞLAMSI

  1. [sıfat] Bakınız ağlamaklı
    • "Sesi karıncalandı, ağlamsı bir hâl aldı." (Yaşar Kemal)
AYNILIK

  1. [isim] Aynı olma durumu; özdeşlik, ayniyet
ANLATIM

  1. [isim] Anlatmak işi
  2. Bir duyguyu, bir düşünceyi, bir konuyu söz veya yazı ile bildirme; ifade
    • "Türkçesinde bir tutukluk vardır ama anlatımındaki sıcaklık bütün aksaklıkları bir anda silip yok eder." (Salâh Birsel)
ALTAYCA

  1. [isim] Bakınız Altay Türkçesi
  2. Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Kore ve Japon dillerinin kendisinden türediği varsayılan ana dil
AKIŞMAK

  1. [nesnesiz] Karşılıklı akmak
  2. [mecaz] Her yönden gelip gitmek
    • "Sessiz, hayatın durgun akıştığı bir arka sokak." (Selim İleri)
AÇTIRMA

  1. [isim] Açtırmak işi
    • "Gümrük memurlarının birkaç çantayı açtırması beni bir kere daha terletmişti." (Orhan Burian)
ANEROİT

Kelime Kökeni: Fransızca anéroïde

  1. [isim, fizik] Cıva yerine maden bir kutu kullanmak temeline dayanan kadranlı barometre
AİDİYET

Kelime Kökeni: Arapça ʿāʾidiyyet

  1. [isim] Bakınız aitlik
    • "Süreksiz olan ya da gelip geçici olmaya aday nitelik taşıyan aidiyetler toplumun devamlılığının temel dinamiği olamazlar." (İkbal Vurucu)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü